langturk adlı kişiyi Twitter'da takip et langturk adlı kişiyi Twitter'da takip et

Twitter’da bizi takip edin!

Nisan 30th, 2011

Bazı bilgiler, haberler, paylaşımlar gerçekten 140 karakterden fazla olmuyor, olamıyor ve inanın pek çok veri içerebiliyor, bunun için blog yazısı yazmak çok mantıklı değil, blog yapısına uymuyor, bu nedenle kullanılabilecek en iyi ortamın Twitter olduğuna karar verdik ve orada kendimize bir hesap açtık, kısa ama öz bilgi için bizi takip edin, umduğunuzdan fazlasını bulacaksınız. Resimdeki minik kuşa tıklayın ve paylaşım başlasın!
langturk adlı kişiyi Twitter'da takip et

Hesap İşletim Ücreti Nedir, İade Edilir mi?

Nisan 8th, 2011

8 NİSAN 2011 – 1.GÜN Bankadan gelecek cevap bekleniyor:

Kafama yeni dank etmedi, sadece uğraşacak zamanım yoktu ancak şimdi kendimi bunlarla uğraşacak kadar boş ve aynı zamanda dirençli hissediyorum. Bugün sabah uyandığımda şu hesaplarımdan birinin ekstrelerini ayrıntılı olarak kontrol edeyim dedim. Baktım ki zamanın birinde bundan yaklaşık 3 ay kadar önce hesabımdan (vadesiz mevduat) hesap işletim ücreti adı altında 40 TL çekmişler, hemen ilgili dekontu edindim (internet bankacılığına teşekkürler) ve yazıcıdan çıktı aldım ve daha sonra bir dilekçe yazdım (daha sonra kendi uyarladığım bu dilekçeyi sizlerle paylaşacağım) ve bu dekontu dilekçeye EK-1 şeklinde ekledim. Tam PTT ile iadeli taahütlü gönderecekken, dedim ki; gel şu banka ile bir anlaşma zemini bul yani yasal olmayan sempatik yollardan bir sor bakalım nedir durum, geri ödeyecekler mi bilgi iste vs.. bunun üzerine yazdığım dilekçeyi bir kenara koydum ve bankaya e-posta gönderdim (müşteri memnuniyeti sayfasından), şimdi onlardan gelecek cevabı bekliyorum. Ve bu cevaba göre şekillenecek aksiyonları buradan sizlere aktaracağım.

15 Nisan 2011 – 8.Gün – Bankadan Cevap Geldi, İstikamet Kaymakamlık

Bankadan beklediğim cevap dün geldi, bir sürü şey yazmışlar, şunu şunu yapandan bu ücret alınmıyor da vs… sayfanın sonunda hesap işletim ücreti iade talebinize olumlu yanıt veremeyeceğiz demişler. Peki o halde dedim hatta peküüüüü dedim ve kaymakamlığı aradım (Tüketici Sorunları Hakem Heyeti), dedim böyle böyle hesap işletim ücreitne itiraz edeceğim, peki dediler şu belgeler lazım.

  1. Bankanın hesap işletim ücreti aldığına dair dekont (internet bankacılığından edinin ya da bankaya gidip hesap dökümünüzü isteyin, size neden bu dökümü istiyorsunuz dediklerinde, hesap işletim ücreti için istiyorum demeyin)
  2. İtiraz dilekçesi
  3. Bankanın cevabı ve daha önce banka ile iletişim kurduğunuza dair belge (Bunu ben ekledim iyice ispatlamak için, yoksa dilekçede banka ile daha önce iletişim kurduğunuz ve olumsuz yanıt aldığınızı belirtiyorsunuz zaten)
  4. İlgili kararlar (Ben iki tane karar ekledim hepsini aşağıdaki bağlantıda verdim)

Daha sonra hakem heyetinin adresini aldım ve hakem heyetine bu belgeleri içeren zarfı PTT’ye gidip iadeli taahhütlü şekilde postaladım. Neden böyle yaptım elden veremezmiydim? Verebilirdim ama siz de böyle yapın vardır bir bildiğim!

Şimdi şu dosyaları sizinle paylaşayım

Hakem Heyetine Verilecek Dilekçe (iyi okuyun, kendinize göre düzenlemeler yapabilirsiniz)

Banka hesap işletim ücreti iade kararı

Banka hesap işletim ücreti iadesi yönünde tüketici mahkemesi onama kararı

Bakalım seyir nasıl olacak hep birlikte göreceğiz, eğer bu ücreti geri alabilirsem bu da değerli okuyucularıma bir emsal teşkil etsin.

19 Nisan – 12. Gün – Posta Kaymakamlığa Ulaşmış

Az önce PTT sayfasından barkod numarasını girerek kontrol ettim.  Şöyle yazıyor..

Serbestçe girilemeyen yerde yetkilisine teslim.

Bakalım kaymakamlık ne kadar süre içinde olayı çözüme ulaştıracak. Takibe devam..

17 Temmuz- 12. Gün – PARA HESABA GERİ YATIRILDI, 3.YORUMA BAKIN

Kredi Kartı Başvurusu

Mart 3rd, 2011

Bu yazıda sizlere kredi kartlarına başvuru yapabileceğiniz, internet adreslerini vereceğim. Bu sayede kredi kartlarına, kartın resmi sitesini kullanarak başvurabileceksiniz.

DenizBank
Ziraat Bankası
Garanti Bankası Bonus Kart
HSBC
VakıfBank
ING Bank

Borcunuz VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne Tahsil Edilmek Üzere Bildirilmiştir

Ağustos 31st, 2010

Bu yazı bir süre soru cevap şeklinde gidecek ve alt kısımda bir adet dilekçe örneği bulacaksınız. Bu yazıdan önce bu bağlantıdaki yazıyı okumak size yardımcı olacaktır.

Bu kırmızı yazı ne demek?
Bilgileriniz KYK’dan Vergi Dairesine gönderilmiş ve vergi dairesinde işleme konulma sırasını bekliyor. Vergi dairesi borcu tahsil etmek için sizinle ne zaman irtibada geçer, bunu sorduğumda kimse net bir cevap veremedi. Bu nedenle aradaki bu süreyi eğer sizinle kimse irtibata geçmemişse akıllı kullanın ve hemen borcu yatırın ya da yatırabildiğinizi ve aşağıdaki gibi mutlaka ama mutlaka dilekçe verin.
Bu esnada Vergi Dairesinden hiçbir uyarı gelmedi, borcumu hemen yatırmak istiyorum, nereye yatırayım?
T.C. Ziraat Bankası
Vergi Dairesinden haciz için geldiler ne yapmam lazım?
Borcunuzu vergi dairesi aracılığı ile onların belirttiği şekillerde yatırarak, borcunuzun tahsil edildiğine dair yazıyı mutlaka vergi dairesinden almalısınız.
Ne vergi dairesinden ne de KYK’dan herhangi bir kağıt ya da yazı gelmedi ama ekranda bu kırmızı yazılar yazıyor ne yapmam lazım?
Kalan borcunuzu hemen ödeyin, en azından tarihi geçmiş borclarınızı ödeyin ve ilgili dilekçeyi bu yazıdaki KYK Ek Binasına gönderin.
Parayı yatırdım, dilekçe de verdim ama bu yazı gitmiyor, ne yapmalıyım?
Sabırlı olun çünkü sorduğum kadarıyla bu yazının gitmesi 3-4 ay alabiliyormuş.

Bütün bu soru cevaptan sonra birazda size kendi durumumdan kısaca bahsedeyim, yaklaşık 2 taksit geçirdim yani 6 ay ödeme yapmadım, sonra bu yazıyı görünce, tutuşan eteklerimi de yanıma alıp T.C. Ziraat Bankasına gittim ve hemen görünen tüm borcu yatırdım. Yatırdıktan 2-3 gün sonra internet sitesinde artık borcumun olmadığı görünüyordu ancak bu yazı gitmemişti, yani değişen tek şey toplam borç “00″ yazmasıydı. Bende tabana kuvvet bu yazıda belirtilen kredilerle ilgili ek binaya gittim, onlarda bilgisayarlarda kontrol edip borcum kalmadığını söylediler ancak evraklar vergi dairesine gitmiş olduğu için dilekçe vermemin en doğrusu olacağını bu sayede yani verdiğim dilekçe ile KYK’nun araya girerek durumu vergi dairesine belirteceğini ve herhangi bir hacizle karşılaşmayacağımı ifade ettiler. Dilekçeyi okudukça neden vermem gerektiğini daha önemlisi vermeniz gerektiğini fark edeceksiniz, bu dilekçe ile KYK, bilgilerimi gönderdiği Vergi Dairesine tekrar bir bilgi gönderecek ve diyecekmişki, bu arkadaş ödemeyi yaptı bize borcu kalmadı dolayısıyla sizinde tahsil edebileceğiniz birşey kalmadı, o yüzden ilgili evraklarını bize geri gönderin, herşey yolunda. Bu işlem ve dilekçeye cevap çok uzun sürmüyormuş. Eğer vergi dairesi ile herhangi bir muhattaplığınız olmadıysa bence gidip borcunuzu yatırın, daha sonra bu ek binaya dilekçenizle gidin, önce 2′inci kattaki evrak kabule gidip, dilekçe için sayı numara alın, daha sonra bu dilekçeyi 4′üncü kata verin ve sonucu bekleyin.

Diyelimki borcunuzu vergi dairesi tahsil etti o zamanda vergi dairesinin tahsil ettiğine dair kağıdı dilekçeye ekleyin ve dilekçede durumu belirtin ve yine aynı yolları izleyerek dilekçenizi bu yazıdaki ilgili yere teslim edin.

Özetlemek gerekirse bu duruma düşen kimselerin yapacağı ya da karşılaşacağı 2 şey var.
1-) Bu yazıyı gördünüz ve sizinle ne KYK ne de Vergi dairesinden irtibata geçilmemiş, gidin borcunuzu yatırın ve ilgili bir dilekçe yazın onu da KYK’na yukarıda belirttiğim yolu izleyerek teslim edin.
2-) Sizinle Vergi Dairesi bağlantı kurmuştur, borcu vergi dairesi aracılığı ile yatırın ya da onların belirttiği şekilde ve sonra KYK’na aynı şekilde, borcun vergi dairesince tahsil edildiğini belirten bir belgeyi de dilekçeye ekleyerek yukarıda belirttiğim yolu izleyerek dilekçeyi KYK’na teslim edin.

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

Şu an için durum bu şekilde arkadaşlar, hepimize kolay gelsin, stres olmayın lütfen, bir şekilde halledeceğinize eminim.

Kolay gelsin.

Kredi Yurtlar Kurumu Öğrenim, Katkı Kredisi Borç No Sorgulama

Ağustos 19th, 2010

Üniversitede okurken bu kredilerden bende aldım şimdi geri ödemesi ile uğraşıyoruz, işin garip tarafı aşağıdaki bağlantılarda bulunan sorgulama ekranlarında bazen vergi dairesine verildiğim yazıyordu, “Vergi Dairesi: Borcunuz …….. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne Tahsil Edilmek Üzere Bildirilmiştir” daha sonra gidip hemen 2-3 ay peşin ödüyordum, o ibare kayboluyordu. Bu duruma gelmiş kimseler yani bu ibareyi gören kimseler icralık demektir. O yüzden öncelikle sayfada gösterilen toplam tutarı zaman kaybetmeden ödemeye bakın. Bazı aklı evveller ise bu uyarı arada bir verilir, bu KYK’nun kalan paraları toplama stratejisidir, bişey olmaz derler ama unutmayın, devlet kimsede 1 kuruşunu bırakmaz.

kykkredi

Bu konu ile ilgili bazı püf noktalar vereyim, mağdur olmayın.

Ayrıca eklemek istiyorum, ben bu paraları üniversitede okurken nereye harcadım hatırlayamıyorum inanın meğer ne çok kredi almışım!

Devletin 1 kuruş dahi alacağı olsa kesinlikle bırakmaz ve alır dedik ya, o nedenle bu borçlardan kaçış yok, mümkünse aksatmadan ve faiz getirtmeden ödemek gerekli, bazı arkadaşların durumu yok biliyorum, elinizden geldiğince arkadaşlar, sizi de anlıyorum. :(

Bazen aksamalar olabiliyor ve kırmızı büyük puntolarla uyarı alabiliyorsunuz. Bu durumda ya kalan borcunuzun toplam ödemesini yapın ya da ne kadar ödeme yapabiliyorsanız yapın ve eğer çok rahatsız oluyorsanız, kredi yurtlar kurumuna bu ibarenin kaldırılması ile ilgili bir dilekçeyi, banka dekontunun bir kopyasını da dilekçeye iliştirerek teslim edin.
Mesela

” ….TL tutarındaki katkı kredisi borcumu ödemiş bulunuyorum, yaptığım ödemeye ilişkin banka dekontu ektedir, hakkımda başlatılmış olan icra takibinin durdurulmasını bilgilerinize arz ederim…..” şeklinde.

Bu ekranlar her ayın 15′inde güncellendiği için o yazının hemen kaybolmasını ya da ödediğiniz tutarın hemen düşmesini beklemeyin, 15′inden sonra bir kontrol edin. Mesela siz ayın 20 sinde gereken borcun tamamı olan 5 lirayı odediniz, ancak bu ödeme ekrana gelecek ayın 15′inde yansıyacağı için, gelecek ayın 15′ine kadar ekranda o 5 liranın üzerine faiz gelmiş gibi siz ödeme yapmış olsanız dahi arttığını görebilirsiniz ancak gelecek ayın 15′inde yapılacak hesaplamada ayın 20′sinde yaptığınız ödemeden sonraki faizler otomatikman düzenlenecek ve düşülecek o yüzden heyecan yapmayın, ekranın güncellenmesini bekleyin ya da çok tereddüt ederseniz. Kredi Yurtlar Kurumu’na bahsettiğim dilekçeyi verebilirsiniz.

Ödemeleri bazı arkadaşlar maliyeye yapmış ancak tavsiye etmiyorlar, ödemeler konusundaki ipucu ise şu: T.C. Ziraat Bankasına ödeme yapın ve dekontları saklayın.

Aşağıda kredi numaralarınızı öğrenebileceğiniz, öğrendiğiniz numaralar ile borcunuzu sorgulayabileceğiniz bağlantılar bulunmakta. Bir ipucu vereyim.

Borç sorgularken şöyle bir adrese gidiyorsunuz.

http://www.kyk.gov.tr/Yurtkur/katkiGeriOdemeBilgisiGetir.do?kKrediNo=******&tarih=19/08/2010

Mesela ben ay sonuna kadar bu parayı ödeyemeyeceğim ama ay sonunda gelecek faizlerle ne kadar ödeyeceğimi ise bilmiyorum nasıl öğrenirim diyorsanız, yukarıdaki adresin tarih kısmını ay sonuna göre ayarlayıp değiştirerek o adrese gidebilirsiniz. Böylece gelecekte yapacak ödemelerdeki durumu da görmüş olursunuz. Tekrar hatırlatıyorum ekranlar 15′inden 15′ine güncelleniyor.

YENİ GERİ ÖDEME BORÇ SORGULAMA

ÖĞRENCİYE ÖDENEN ÖĞRENİM KREDİSİ/BURS SORGULAMA

ÖĞRENCİYE ÖDENEN KATKI KREDİSİ SORGULAMA

konu ile ilgili kyk genel müdürlüğüne gittim, üzerinde aşağıdaki bilgiler yazan bir kağıt verdiler, size de yardımcı olacağını düşünüyorum.

ÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE:

KREDİLERLE İLGİLİ DAİRE BAŞKANLIĞIMIZ AŞAĞIDA YAZILI ADRESTE BULUNMAKTADIR.

KREDİ VE HARÇ BİNASI:

SİYASAL BİLGİLER FAK. KARŞISI

CEMAL GÜRSEL CADDESİ NO:61 CEBECİ/ANKARA

TELEFON : 0 312 363 87 70 -71- 72

Nasıl kilo verilir? Nasıl zayıflanır?

Temmuz 16th, 2010

Birazdan okuyacağınız yazı 40 günlük bir süreçte 101 kilodan 91 kiloya yani 40 günde 10 kilo vermenin, birebir şahitleriyle, tüm yönleriyle, açıklamalarıyla hikayesidir gerçek ve yaşanmnış bir olaydır. Kilo vermek isteyen vatandaşlar, günlük okuyucuları belki bu yazdıklarımın hepsini gerçekleştiremeyecek, belki buna yaşları, sağlıkları müsade etmeyecek ancak mutlaka kendilerine katacakları birşey bulacaklar. Evet 40 günde 10 kilo vermemin hikayesini tüm tıbbi verilerle ve bilimsel açıklamalarla ama halk dilinde yazacağım, oradan buradan alıntı olmadığı, yok soğan diyeti yok havuç diyeti, insanlara günde 1 kilo elma yedirten işkence ve tek yönlü sağlıksız diyetler yok burada, sıradan bir vatandaşın yaşamından bir kesit. 5 şınav çektikten sonra nefes nefese kalan arkadaşlar, 40 şınavı rahatla çekebilecekler, hatta 200 metre koşunca tıkananlar 2000 metre sonra dur bir tur daha atayım diyecekler, bunları ben yaptım siz de yapabilirsiniz….
Read the rest of this entry »

Yurtdışı kargo işlemleri, KIM – Kargo İşleme Merkezi, PIM – Posta İşleme Merkezi

Şubat 6th, 2010

Konu: Merkezi yurtdışında bulunan bir mağazanın (Almanya) internet sitesinden alışveriş yaptıktan sonra paketin Ankara PIM’de elinize geçen süreye kadar yaşadıklarınız ve tecrübeleriniz.
Read the rest of this entry »

Trafikte Rehinli Araba ve Banka Kredisi sonucu rehin ya da hak mahrumiyeti?

Mayıs 11th, 2013

Bankadan kredi çekilerek araç alındığında, aracınız siz krediyi ödeyene kadar trafikte rehinli olarak görünür, yani size değil bankaya aittir, yani başkasına olan borç yüzünden araç satılamaz ya da benzeri bir durum söz konusu olamaz. Bunun yanında aracı satmak bir kenara konu banka olduğu zaman, krediyi ödeseniz ve bitirseniz bile acaba borcunuz ödendiğinde araba üzerindeki rehin ya da başka bir ifade ile hak mahrumiyeti kalktı mı nasıl sorgularız? Eskiden, yanlış hatırlamıyorsam bu rehini kaldırmak için bankaya gidilir,  belli bir ücret karşılığında rehin kaldırma yazısı alınır, daha sonra noterde bu yazı yine belli bir ücret karşılığında onaylatılır ve ardından trafik şubesinin yolu tutulurdu. Bu süreç yaklaşık 100-200 TL arasında ek masraf demekti. Ancak 2010′dan sonra işleyişin şu şekilde olması gerek diye biliyorum, bankaya gidilir, kredi borcu bitirilir ve banka aynı gün ya da en geç 1-2 gün içerisinde borcun kapandığını trafiğe bildirir ve rehin ortadan kalkmış olur. Peki eğer rehin ya da hak mahrumiyeti kalkmış mı? Bunu sizin yerinize sorgulayacak bir polis memuru ya da trafik şubeye gidecek zamanınız yoksa, nasıl öğrenebiliriz?

Bunu öğrenmenin en kolay yolu, e-devlet kapısıdır, e-devlet sitesine gidiğ giriş yapınız. Girişten sonra yan menüden sorgulamalar kısmına geçiniz, aşağıdaki resimde gördüğünüz yolları izleyiniz ve aracınızın hak mahrumiyeti olup olmadığını ya da rehin durumunu öğrenebilirsiniz. Eğer hak mahrumiyeti alanında Hayır yazıyorsa o zaman sıkıntı yoktur, her ne kadar bu veriler bilgi amaçlı dese de doğru birdir ve şaşmaz hele ki e-devlet gibi bir sitede şaşmaması lazım, %1 pay bırakarak bu bilgi %99 doğrudur diyebiliriz, kalın sağlıcakla.

 

HakMahrumiyeti2

Rehin

Rehin

E, G , 2G, 3G, 4G, H, H+ ve GPRS, EDGE, UMTS, LTE nedir?

Mayıs 6th, 2013

Cep telefonu ya da tabletle internete bağlanıyorsanız şu başlıkta bulunan harf yada kelimelerden herhangi birini ekranda görmüş ya da pek çok yerde yazıldığını, konuşulduğunu duymuşsunuzdur. Şimdi bunları basitçe açıklayalım ve ortadaki karışıklığı kaldıralım.

Parantez içindeki hızlar sırayla İndirme/Download-Gönderme/Upload olarak belirtilmiş ve D-U olarak kısaltılmıştır.

GSM ağını kullananlar, 2.Jenerasyon olarak kabul edilir.

G : (D:53,6 Kbit/s – U:26,8 Kbit/s)GPRS‘in kısaltmasıdır. GPRS açılımı General Packet Radio Service dir.

2G :  (D:14,4 Kbit/s – U:14,4 Kbit/s). GSM‘in kısaltmasıdır.  GSM açılımı Global System for Mobile Communications dur.

E : (D:217,6 Kbit/s – U:108,8 Kbit/s). EDGE‘nin kısaltmasıdır. EDGE açılımı Enhanced Data Rate for GSM Evolution dur.

UMTS ağını kullananlar, 3. Jenerasyon olarak kabul edilir.

3G: (D:384 Kbit/s – U:384 Kbit/s). UMTS’nin simgesidir. UMTS açılımı Universal Mobile Telelcommunication Service dir.

H: (D:7,2 Mbit/s – U:1,4 Mbit/s). HSPA’nın simgesidir. HSPA açılımı High Speed Packed Access‘dir.

H+ : (D:84 Mbit/s – U:10,8 Mbit/s). HSPA+’nın simgesidir.  HSPA+ açılımı Evolved High Speed Packed Access‘dir.

4.Jenerasyon ise kendine özgü LTE ağını kullanır.

4G: (D: 100 Mbit/s – U:50 Mbit/s ) . LTE’nin simgesidir. LTE açılımı  Long Term Evolution‘dur.

Forumlarda vs.. görüyorum bazı kimseler bataryadan kar etmek amacıyla H ve H+ yı kapatmaya çalışıyor, orada 3G yazmadığı için memnun olmuyorlar. Yukarıda da anlattığım gibi 3G-H ve H+ hepsi 3G’dir, bu nedenle daha hızlı internet isteniyorsa H ve H+ kapatılmamalıdır, böylece cep telefonu şebekesinin sunduğu 3G ağındaki  hızdan en fazla oranda yararlanırsınız.

Kolay gelsin..

Yazıyı alıntı yapacaklar link vermezlerse telefon ekranları çizilsin ne diyim :)

Faiz Kaç Lira Getirir, Faiz hesaplama, Bankaların farklı oranlarına göre faiz hesaplama nasıl yapılır?

Mayıs 4th, 2013

Kabul ediyorum ki şu an yazılacak bir yazı değil çünkü faizler gerçekten çok düşük ne kadar ilgi oluşur bilmem ancak bir arşiv yazısı olarak dursun. Kabaca günlük, aylık ve yıllık faizler aşağıdaki formüllerle hesaplanır, bu formüller neticesinde çıkacak sonuç size gelecek brüt faiz oranıdır, bu oranın belli bir miktarı ki o da 01.01.2013 de verilen verilere göre stopaj kapsamında şu şekilde kesilir ve elinize net geçen faiz hesaplanır, bir örnekle açıklayayım, 10000 tl paranız var ve 30 gün faizde kalacak, bu paradan elinize net ne geçer?

Günlük Faiz getirisi=  10000*5 (%5 diyelim)*30(gün sayısı) / 100×365  =40 TL brüt,  bunun %15 kadarı stopaj olarak kesilirse 40*15/100=6 kesilecek tutar ve 40-6=34 TL elinize net geçecektir.

Aşağıda verilen formüller ve oranlar, 3 aşağı 5 yukarı bir tahmin sağlar ve bankanın verilerinden çok farklı çıkmasada net sonuç vermez, size gereken tek veri bankanın faiz oranıdır, o oranı bildikten sonra formülleri yerine koyduğunuzda elinize geçen net parayı, yukarıdaki örnektede anlattığım üzere rahatlıkla bulabilirsiniz.

FORMÜLLER

Günlük Faiz Getirisi = Ana Para *  Faiz Oran *  Gün Sayısı / 100*365

Aylık Faiz Getirisi = Ana Para *  Faiz Oran *  Ay Sayısı / 100*12

Yıllık Faiz Getirisi = Ana Para *  Faiz Oran *  Yıl Sayısı / 100

01.01.2013 tarihine göre stopaj oranları ise

6 aya kadar (6 ay dahil) 15% 18%
6 ay-1 yıl (1 yıl dahil) 12% 15%
1 yıl üzeri 10% 13%

MikroSIM nasıl yapılır? SIM Kart nasıl kesilir?

Mayıs 2nd, 2013

Merhaba,

Öncelikle aygıtı açtım sim kartı tam yerleştirmek isterken bir hata olduğunu fark ettim, telefonu yanlış yapmışlardı, yoksa sim kart girmeliydi oleyo.gif

Tabi çok araştırmadan satın aldığım için aygıtın mikroSIM ile çalışacağını bilimiyordum, yanlış anlaşılmasın çok bilgim olmasa da mikroSIM nedir biliyorum, en azından SIM kartın küçüğüdür diye tahmin etmiştim “YDS C Grubu” smile.gif , teorikte doğruymuş ancak birazdan pratikte yaşadıklarımla konuya farklı bir bakış açısı katacağımı düşünüyorum.

Madem mikroSIM denen karta ihtiyacım var, dedim ki edinelim ama nasıl? Hattın sitesine baktım şurada ücretriz demesine rağmen 3 tane telefon bayisi bana sözleşmiş gibi 12 TL fiyat çekince, içimdeki MacGayver, McHammer ve Tom Sawyer’ı uyandırmış oldular ama farkında değillerdi. İşte her şey o andan sonra başladı..

Hemen araştırmaya koyuldum, mikroSIM kart uzmanı olmam an meselesiydi. Kesme makinaları olduğunu duydum, 1 tane kartı kesmek için makina alan arkadaşlar olduğunu fark ettim ancak mantıksız da değil, eğer kesilerek elde ediliyorsa neden 12 TL vereyim, 15 TL makinaya veririm, derken bazılarının kesilerek olmadığını okudum, baktım SIM kartın chipine kesilerek olacak gibi duruyor, kesme nasıl yapılır diye araştırdım, kesmek için kalıplar olduğunu gördüğüm videolar oldu, cetvelle, kalemle uğraşanlar vardı, bense daha farklı bir yol izledim, hatta bazı kimseler bu kesme işleminin chipe zarar vereceğinden vs.. bahsediyorlardı, neticede sitesinde ücretsiz yazarken 12 TL istenen kart için ki öğrendim ki onlar da yeni kart vermeyecek keseceklermiş, önce kendi şansımı denemem eğer olmazsa kendime kıza kıza 12 TL vermek mantıklı geldi, ancak şu anda kendimle barışık durumdayım, öve öve bitiremiyorum kendimi oleyo.gif

Nasıl kestim?

Aşağıda resimde gördüğünüz, hazırladığım aletlerin yarısını kullanmadım smile.gif çünkü yolun yarısında genlerim mantığıma hakim oldu ve cetvel ve de kalemi kenara kaldırdım. Düşünün ki kalıp kullansaydım ya da kesme makinası halim niceydi, ya olacaktı ya da bayinin yolunu tutacaktım, kafamda hep bu motivasyon ve arada ufakta olsa chipe bıçağı kaydırma korkusunun verdiği anlımda şıpılayan terlerle olayı nihayete erdimdim.

Sim Kartı deneye yanıla, kese töpüleye, o delikten soktum arkadaş hatta işi o derece abarttım ki sim kartın köşesini kesip havaya girmişim sonra fark ettim, ama işin aslı şu ki aygıtı açınca internete SIM üzerinden bağlanmadımı, 23 Nisan’da elinde Türk bayrağı sallayan çocuklar gibiydi içim, açıp bayii ile paylaşasım geldi bu mutlu anı, güzel sözler söylemek istedim, 3′üne birden.

SIM kartı yerleştirdiğim, telefonu açtığım, teknoloji her ne kadar ilerlese de telefon açılınca şarjda 12 saat kalması gerektiğini düşünen eski kafalılardan olduğum ve nasıl çıkaracağımı bilmediğim için smile.gif “cımbız düşünüyorum ya da üzerine basınca çıkarıyormuş kendini ona sonra bakarım olmadı dediğim gibi cımbız” kesilmiş halde ki mikroSIM yerine şu an için kestiğim parçaları gösteriyorum.

Burada önemli olan noktanın ise SIM kartı keserken chipine zarar vermemek olduğunu düşünüyorum, her ne kadar burada anlatılanlardan dolayı uygulamaya geçince sorumluluk sizde olacak ve ben gram sorumluluk kabul etmeyecek olsam da smile.gif kartı keserken belli bir incelikten sonra hafif bir temasla ya da minimal bir kanırtma ile kesilen parça ayrılıyor, sadece maket bıçağı ile ilk çizgiyi oluşturmak, biraz sabırla en az 5-10 defa o çizgi üzerinde geçmek lazım, bazıları makasla kesmiş ancak evdeki makasların hepsi mikro değil mikronSIM oluşmasına neden olurdu, parçalardı kartı, o yüzden kullanmadım.

Resimdeki Malzemeler

1-)Çoklu işleve sahip burada kenarı ile cetvel görevi görmeye çalışan metal aygıt
2-)Maket bıçağı, düğmeyi çevirince kitleniyor, keskin ince ve küçük olmasına dikkat edin
3-)P1200A su zımparası, su olması sorun değil zımpara alacaksanız ince olmasına dikkat edin derim, kum zımpara da olur belki
4-)OSYM’nin bir sınavından kalan ucu körelmiş ve açılmamış 2B kurşun kalem
5-)Mikro hale gelen SIM kartın kesilen parçaları, fark ettiyseniz 3 parça var ancak 4 kenarından kesilmeli lakin ben SIM kartı cuk diye oturacak şekilde kesmedim, SIM’i sokunca kesmediğim uç biraz dışarda kalıyor, burada mantık, SIM kart aygıtın içinde olurda kalırsa uğraşmayalımdı, o şekilde takiınca ve olunca da hiç dokunmadım, o yüzden dışarda uç kaldığı için cımbızla çekebilirim dedim, bu şekilde çalışacağını uzun süre gideceğini hissediyorum.

mikroSIM

mikroSIM

Ayakkabı Kokusu Nasıl Önlenir, Giderilir?

Nisan 15th, 2013

İnternette yaptığım araştırmalar sonucu, bu konu ile ilgili güzel ve küçük bir rehber hazırlamak istedim. İşte size ipuçları.

Öncelikle bu kokuya mantar ya da bakteri hastalığının neden olmadığından emin olmak gerekir eğer altta bu hastalıklar yatıyorsa koku için yapılabilecek aşağıdaki öneriler, kocakarı ilacı kıvamından öteye geçmeyecektir.

1-) Karbonat : Marketlerde bulacağınız yemek sodasından bir miktarını akşam ayakkabılarınıza serpebilirsiniz, karbonat kokuyu alıcı ve bağlayıcı özelliktedir.

2-)Portakal Kabuğu: Karbonat gibi işlev gören diğer doğal bir yöntemdir.

3-)Koku gidericiler: Genelde ayakkabı satan mağazalardan alabileceğiniz ya da oradakilerin bildiği bir koku giderici, dezenfektan alınabilir. Karbonat ve portakal kabuğuna göre biraz daha maliyetlidir.

4-)Kuru ayak ve kuru ayakkabı: Mesleğim gereği ayak ile ilgili çoğu rahatsızlık başlangıçta, iyi bakılmayan ve hijeni iyi olmayan ayaklardandır. Özellikle günün büyük bir kısmında kapalı kalan ayak yer yer terleyerek, bakterilerin üremesi için nemli bir ortam adeta bir besiyeri oluşturur. Bu bağlamda gerek bakteri, gerek mantar hastalıklarından uzaklaşmak gerekse de özellikle bu hastalıkların neden olduğu kokudan kurtulabilmek için ayak ve ayakkabı, sık sürelerle havalandırılmalı ve mümkün olduğunca kurumaya bırakılmalıdır.

5-)Çorap giyinmek: Yine yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle, ayakkabıyı ayağın terlemesinden dolayı oluşan nemden korumak adına ve daha sağlıklı ayaklar için çorap giymek önemlidir.

6-)Yıkamak: Ayakkabılar çamaşır makinası filesine konularak yıkanabilir ama burada önemli kural, ayakkabının yıkandıktan sonra mutlaka en az 24 saat kurumaya bırakılmasıdır. Ayrıca her ayakkabının yıkanmayacağını unutmamak, bunu satıcıya ya da aldığınız yere sorarak emin olmakta fayda vardır.

7-)Nemi önlemek: Eğer çok terleyen bir yapınız varsa, o zaman ter önleyici kremlere yönelebilirsiniz.

 

Benim bulabildiklerim bu kadar, bunlara rağmen ayakkabı eğer halen kokuyorsa, şahsi kanaatim bunun ayaklarınızla ilgili tıbbi bir hastalık olmadığından emin olmak için doktara gitmeniz yönündedir, eğer doktorda bir sıkıntı yoksa ve halen ayakkabı da koku varsa ve siz başka çözümler biliyorsanız lütfen paylaşın.

 

İyi günler…

Facebook RSS ile Takip

Mart 2nd, 2013

Bir facebook sayfasını beğendiyseniz ve takip etmek istiyorsanız, facebook’a üye olmanıza gerek yok, benim yıllardır kullandığım RSS besleme özelliği ile tüm sayfaları takip edebilirsiniz çünkü facebook’un tüm sayfalarında RSS desteği bulunmakta. Üye olmak yerine kullanacağınız herhangi bir RSS yazılımı ile, tüm ilgilendiğiniz sayfaları takip edebilir, güncellemelerden anında haberdar olabilirsiniz, bunu yapmak küçük bir çaba istediği için bu yazıyı yazma gereği duydum. Yapmanız gereken şey aslında çok basit, anlatıyorum

Read the rest of this entry »

Kestane kebap :) kestane evde nasıl pişirilir?

Aralık 29th, 2012

Bu soğuk kış günlerinde -30 dereceleri gördüğüm bir yerden yazıyorum  (duygusala bağlamasam olmuyor), “ufff bir kestane olsa da yesek sıcak sıcak :) ” diyebileceğim soğuklar bunlar ama Rusya değil ne yazık ki. Alın bir yerlerden kestaneyi, toplanın sonra nasıl yapıldığını anlatacağım birazdan. Zengin bir aileden gelmedim, bizim evin kolonları genelde orta kalınlık ve boydaydı yani orta direktik sizin anlayacağınız.  Küçükken evimiz sobalıydı. Soba ile ilgili yapılabilecek ne varsa, elini yapıştırıp yakmak dahil :) her türlü fanteziyi gerçekleştiren bir neslin üyesiyim, belki yeri değil ancak sormak istiyorum hanginiz yanan sobanın üstüne tükermedi ve izlemedi, mesela. :) Neyse konumuza dönelim, resimleri ekleyelim, adım adım anlatalım.
Read the rest of this entry »

LCD Laptop Televizyon Ekran Nasıl Temizlenir?

Aralık 29th, 2012

En son yaptığım ekran temizliğinden sonra masaüstü LCD ekranında küçük bir siyah nokta belirdi, dedim ki bu işinde bir püf noktası elbet olmalı. Yoksa temizlikten sonra bu noktanın belirmemesi gerekiyordu, tabi bu kötü tecrübeden sonra bir süre bilgisayar ekranına dokunamaz oldum, korktum tekrar siyah nokta olur diye. Sonra ise ekran o kadar dayanılmayacak hale gelmişti ki  film ya da video izlerken ekran üzerindeki kir, videolara başka bir boyut ekliyordu, gözlüksüz 3D izliyordum :) Şimdi ise bu işin püf noktasını öğrendim ve sizinle paylaşmak istiyorum ama en başından söyleyeyim, anneleriniz, sizi seven ev halkı, eve sürekli gelen temizlikçi ekranı öyle pis görüp eline aldığı kolonyalı mendille ekranınıza dalabilir, ekran bu tarz ürünlerle silinmez, silinirse sıkıntı olur, ekran kalitesi düşer, noktalanma ıvır zıvır olur  vs.. o yüzden bir an önce LCD ekran temizleme kiti alın bir köşede dursun. Şimdi size talimatları veriyorum.

  • Temizleyeceğiniz ekranı tamamen kapatın ve fişten çekin. Yüzey sıcaksa soğumasını bekleyin. Sanırım siyah nokta oluşmasındaki hatam burada oldu, ekran sıcakken müdahale ettim. Belki de şanstır denk gelmiştir üst üste, emin değilim ancak tedbiri elden bırakmamak lazım.
  • Temizlik sıvısını ekrana doğrudan sıkmayın, spreyli de olsa önce mikrofiber beze sıkın, bezi nemlendirin.
  • Nemli mkrofiber bez ile ekranı yukarıdan aşağıya doğru silin. Böyle yaptıkça ekranın altında ya da köşelerinde toz birikebilir onları ise son olarak bir iki bez hamlesi ile alabilirsiniz.
  • Ekrandaki bazı kuvvetli lekeler bir silişte çıkmayabilir. Eğer ekran üzerinde bir leke kalırsa bezi nemlendirip dairesel hareketler uygulayarak lekeyi çıkarın. Daha sonra tekrar üzerinden yukarıdan aşağı olacak şekilde geçin ki ekranda dairesel izler kalmasın.
  • Daha sonra bezin kalan kuru kısmı ile ekranı yine yukarıdan aşağıya bu sefer kurulama mantığı ile silerek kuruluyoruz.
  • Yüzey tamamen kuruduktan sonra bilgisayarı çalıştırıyoruz.
  • Yanlız bu iş sadece ekran temizlemekle bitmiyor, özellikle laptop kullanıyorsanız, ekranın tekrar çabuk tozlanmasını engellemek amacıyla, klavyeyi de silmekte mümkünse tozları almakta fayda var yoksa laptopu ilk kapattığınız anda klavyedeki tozlar ekrana bulaşacaktır.

 

:) Bu kadar…

Whey Protein Tozu ve Body Building veya Vücut Geliştirme

Kasım 23rd, 2012

Merak ettiğim her konuya derinlemesine dalıyorum ta ki ondan elde edebileceğim doyurucu bilgiye sahip olana kadar, daha sonra burada paylaşmaya çalışıyorum “elimden geldiği kadar”, bugün ki konumuz whey proteini, bu proteinin temel kullanım yeri olan bodybuilding sporu. Eğer bodybuilding konusunda, günümüze kadar nasıl şekillendiği konusunda ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız bunu benden beklemeyin ama size gayet başarılı ve yolunuzu açacak bir belgesel önermek isterim, ismi Pumping Iron ve başrollerinde Arnold S. ve Frank Colombo bulunmakta, Arnold’u tanıyoruz da F. Colombo kim diye soranlar için zaten birebir bir belgeseldir. Kısaca BodyBuilging sporunu 70′li yıllardan bu yana olan gelişimini kısaca anlatıyor diyebilirim ama sakın yanılmayın, bu sporun 70 öncesi de var ve eğer kendinize bir idol seçecekseniz 70 öncesi ve steroidlerin gündeme girmediği yerlerde arayın derim, ben öyle yaptım. Gelelim whey proteini neden kullanılıyor?
Read the rest of this entry »

Taşınabilir diskten EFİ GPT sistem bölümü ve kurtarma recovery bölümünün silinmesi

Ağustos 14th, 2012

Aldığınız bilgisayarda 64bit windows işletim sistemi kuruluysa ve bu bilgisayardaki sabit diski çıkarıp taşınabilir bir disk gibi kullanmak istiyorsanız (belki yerine SSD takmak isteyeceksiniz) çıkardığınız  sabit diske format atarsınız, böylece belki başka bir bilgisayarda HDD ya da alacağınız disk kutusu ile taşınabilir disk şeklinde de kullanabilirsiniz.

Bu format işlemini windows arayüzü ya da yönetimsel araçlar kısmındaki disk yönetiminden yapmak isterseniz, silemeyeceğiniz ya da format atamayacağınız bazı bölümler olduğunu görürsünüz. Bu bölümler başlıkta da bahsettiğim EFİ sistem bölümü ve kurtarma bölümü ya da recovery bölümü olarak geçer. EFİ yine çok yer tutmasa da kurtarma bölümü 20-25 GB yer kaplar, işte biz artık taşınabilir özellikte kullanacağımız bu disk için gerekli olmayan bu bölümleri silerek ekstra yer kazanabiliriz.

Bunun için Donatılar -> Komut İstemi uygulamasını çalıştırın.

Ekrana diskpart yazın, diskpart bir windows disk düzenleme uygulamasıdır.

list disk komutunu verin ve böylece sistemde olan diskler listelenecektir. Burada işletim sisteminin yüklü olduğu ya da önemli verileri kaydettiğiniz diskleri diğerlerinden ayırmanız lazım, bunun için boyutu kullanabilirsiniz. Mesela aşağıda şekilde gördüğünüz gibi benim işletim sistemimin yüklü olduğu sabit disk boyutu 111 GB ve asıl formatlamak istediğim ve başka bir bilgisayardan çıkardığım disk ise 750 GB, bu yaklaşık değerler ile işlem yapamk istediğim disk numarasının 1 olduğunu buluyorum. Sizde biçimlendirmek istediğiniz disk numarasını disk boyutunundan yararlanarak bu şekilde bulabilirsiniz, aşağıdaki select disk komutunun yanına burada bulduğum ve biçimlendirmek istediğim diskin numarasını yazıyorum, tekrarlıyorum bu numara sizin sistemde farklı olacaktır.

Select Disk 1(unutmayın 1 yerine siz işlem yapacağınız disk numarasını yazacaksınız, o kadar dil döktüm sorumluluk kabul etmem yani :) yanlış bir şey silersiniz, aman dikkat!)

Ve son olarak vereceğim clean komutu ile bu disk üzerindeki tüm bölüm bilgilerini siliyorum ki daha sonra Denetim Masası -> Yönetimsel Araçlar -> Disk Yönetimi penceresinden sabit diski biçimlendirebileyim.

Evet bu işlemde bu kadar…

Not: Ancak bu işlemlerin herhangi bir noktasında istediğiniz verimi alamazsanız ya da sonuca ulaşamazsanız o zaman  çoğu sabit disk işlemini yapmanızı sağlayan ve ücretsiz olan EaseUS Partition Master Home Edition  adlı yazılımı kullanmanızı tavsiye ederim.