langturk adlı kişiyi Twitter'da takip et langturk adlı kişiyi Twitter'da takip et

Ben ders almam, ders veririm.

Genel Kurmay başkanının “sözde değil özde”… ile başlayan cümlesinden sonra o kadar sık kullanılmasa da daha sonraları kullanılacağına inandığım yeni bir cümle girdi sözlüğümüze “Ben ders almam, ders veririm.”.. Ve ben bu konuda yazmazsam rahat etmezdim…Malta maçıyla başlayan fikirlerim sadece o maç için değildi tabiki…Her Türk genci gibi Malta maçından sonra çok sevdiğim 90 dakika programından en sevmediğim televizyon programlarına kadar tüm spor programlarını, Fatih Terim’in röportajını, köşe yazarlarının yorumlarını vs.. hemen hemen herşeyi dikkatle inceledim. Yazaraları 3 gruba indirdim Fatih Terim’in her an bir açığını bekleyenler, Fatih Terim’e çok bağlı olanlar (sorgusuz), Fatih Terim’i değil futbolu konuşanlar. Duygusal bir memleketiz 3. sıradakileri görmek ne kadar zor olsa da kendilerini belli ediyorlar ve kaliteyi ve de farkı yaratıyorlar. İşin acı yanı Fatih Terim’i istemeyenlerin ya da açığını bekleyenlerin teknik ve taktik açıdan büyük bir hata yapmalarıydı.
Malta beraberliği sonrası Fatih Terim’i istemediklerini hatta onun röportajından sonra sanki o röportajda doğrudan kendilerine söylenen kelimeler varmış gibi cevaplayanları gördüm ve Macaristan maçında milli takımın yenilmesini istedikleri hissine kapıldım çünkü ancak bu şekilde haklı çıkabilirlerdi. Ancak unuttukları şuydu, biz duygusalız, bizi duygusal açıdan ne sarsarsa tepkimiz daha çok ve yoğun oluyor. Malta’ya yenilmek bizi duygusal açıdan çok zorladı ve sonrasında seyircili oynanan bir Macaristan maçından yenilgi beklemek, işte bu onların taktik hatalarıydı ve bu onların Türk halkını tanımamalarından kaynaklanıyordu belkide.
Fatih Terim’e bağlı ve sadık olanlar ise pek eleştiri getirmediler ancak yanlış yaptılar çünkü maç sonrası Fatih Terim verdiği röportajda eleştirilerin onu dahi geliştireceğini ve gerçeği görmesini sağlayabildiğinden bahsetmişti. Şimdi burada ince bir çizgi var sizde kabul edersiniz, Fatih Terim iyi ya da kötüyü bu ince çizgiyle çok net bir biçimde ayırabiliyor yani ona ders vermek isteyenlerle, onun başarılı olması daha doğrusu milli takımın başarılı olması için onu eleştirenleri. Bu durumda bu ders almam ders veririm cümlesinin doğrudan hedeflere yönelik bir cümle olduğundan emin olabiliriz.
Neyse işin komplo teorileri kısmına girmeden belirtmek istiyorum, Macaristan maçında birşey daha oldu ve kimse sesini çıkarmadı (ya da yenilsek çıkacaktı), ya bu çok önceden planlanmış ancak zamanı erkene alınmış bir işlemdi ya da beklenmedik..Hakan Şükür milli takımda yoktu..Hakan Şükür üzerinden yorum yapmak doğru olmaz ancak tahminim o ki Hakan Şükür’ü bir daha milli takımda görmemiz zor..Neyseki güzel bir söz var “Her son yeni bir şeyin başlangıcıdır.”..
Neyse bu olaylardan sonra büyük bir engeli atlatan milli takım bence hedefine ulaşacaktır çünkü bu galibiyet gereken moralı onlara vermiştir ve Malta maçının aslında onların kötü oyunu değilde talihsizliklerin toplamından oluşan bir skor olduğunu göstermiştir ve unutmalarını sağlar..
webdr

Yorumlarınız ve ilgili sorularınız için öncelikle FORUMUNUZU kullanmayı tercih edin, böylece sorularınıza daha hızlı cevap alabilir, katılımınızla nezih bir topluluk oluşturmada yardımcı olabilirsiniz.