LangTurk | Ben Hakan Şükür’üm, Sion maçını yorumlamak istiyorum

Ben Hakan Şükür’üm, Sion maçını yorumlamak istiyorum

21 Eylül 2007, Cuma 9 am | Yazan : webdr | 10 okunma |

| 10 okunma

Ben Hakan Şükür’üm ve dün yenildiğimiz Sion maçında size yaptığım bazı şeyleri tekrar anlatmak istiyorum.
34 yaşındayım, 200 küsür maça çıkmış üstüne rekorlar kırmışım vs.. yani rekorların adamıyım, bu konuda tevazu göstermeyeceğim kimse kusura bakmasın. Sion maçında ileri hatta gol atmak için bekliyorum ancak kendi egomdan mıdır nedir her topun mutlaka bana gelmesini istiyorum, gelmeyince her ataktan sonra çocuk gibi omuzlarımı düşürüyor, silkeliyor, kenara bakıyor, aslında destek olmam gereken takım arkadaşlarımın suratına topu niye bana atmadın dercesine bakıp morallerini bozuyorum (bunu inter’e gittiğimden beri bir huy haline getirdim, televizyon izleyicisinin bunları göreceğini bilmiyordum ancak sanırım onların da morallerini bozuyorum ki bir blog yazarı böyle bir yorum yapıyor), hatta kalaciyle karşı karşıya kaldığım ve 3 metrelik mesafeden topu avuta attığım için kendime o kadar çok kızdım ki ama amacı benimle aynı olan Ümit Karan topu vurması gerektiği gibi kaleye vurup bana pas vermediği için ona daha da çok kızdım (hatta topu o mesafeden kaleciyle karşı karşıya durumdayken avuta atmamı pek kafama takmadığım için sağa sola sitem yapmaya devam ettim desem yeridir.) ve maçın en önemli anında takım arkadaşıma yanlış yaparak onunda moralini yerle bir ettim daha sonra Ümit Karan düzgün bir top alamadı. Evet yaşım ilerledi ancak hırslıyım bu yüzden bu tepkileri veriyorum, televizyon karşısında beni izleyen birinin bile böyle hissettiğini bilsem emin olun tepki vermem, oyunun doğası gereği istemeden yapıyorum bu davranışları yoksa ben kralım yapmam böyle şeyler.

İnanın Hakan Şükür’ü izlerken onun böyle davranışlar içinde olması eğer televizyonda benim canımı bu kadar sıkabiliyorsa acaba takım arkadaşlarının canını nasıl sıkıyordur, ben Ümit Karan olsam Galatasaray’da bir dakika dahi durmam, kaleciyle karşı karşıya kalmışım topa 4 metreden tüm gücümle vuracağım ama o esnada Hakan Şükür’den kaleye vurma izni mi isteyeceğim, var mı böyle bir şey? Topu kaleye vurduğu için nasıl bağırıp, kızıyor Ümit Karan’a ama kendisi 3-4 metreden atamayınca ona birşey denmeyecek. İlginç gerçekten!

Hasan Şaş sahada belki ayak basılmadık yer bırakmıyor, çok koşuyor emek sarfediyor ancak o kadar tecrübeli bir oyuncu halen yan hakemle oynuyor, onun yanına koşmaya çalışıyor, bağırıyor, el yüz hareketleri yapıyor vs.. hangi modern futbolcu bunları yapıyor artık bana bir örnek gösterin, hakem kararı uygulamak için o düdüğü çalana kadar kararını değiştirebilir ancak ben hakem olsam ve kararımı değiştirecek olsam dahi benim üstüme maç içinde mahşerin 4 atlısından biri gibi gelen biri için kararımı değiştirmem herhalde. Neyi ispatlamaya çalışıyorlar, ne yapıyorlar bu sinirli tavırlarla anlamıyorum? Yakışmıyor artık hemde hiç….

Geneli itibari ile Galatasaray her ne kadar yenilmiş olursa olsun İstanbul’da yenecektir ancak artık sadece yenmenin yenilmenin, hakemin değilde başka şeylerinde konuşulduğu platformlar arıyor ve istiyoruz.

Bu Yazıyı Paylaşın: Bağcık |Webiket |Oyyla |LinkiBol |Favorri |Tusul |del.icio.us |

Şansımı denemek istiyorum



Yorumlarınızı bekliyoruz!