LangTurk | Domuz etinin yenilmesi kesinlikle haram mıdır?

Domuz etinin yenilmesi kesinlikle haram mıdır?

29 Ekim 2007, Pazartesi 11 pm | Yazan : webdr | 193 okunma |

| 193 okunma

Acil serviste hasta bekliyordum, içeriye spor kıyafetleri ile bir beyefendi girdi, kendini tanıttı ve hastalığı hakkında konuşmadan önce bana elinde tuttuğu kitaplardan bir çift hediye etti. Normalde hastalarımdan hediyeler gelmesine alışığımdır ve onları kırmamak için kabul ederim ve de mümkünse hasta gittikten sonra bu hediyeleri etrafımdakilerle paylaşmayı severim, tıpkı şimdi yaptığım gibi.
Ancak daha önce kitap hediye eden olmamıştı, şaşırdım ama mutlu da oldum.

İlginç olacak ancak kitaba baÅŸlamadan önce aklıma gelen ve günlükte yazmak istediÄŸim bir konuydu, kitap tam üstüne geldi diyebilirim, haberlerde görmüştüm bir gurbetçi yabancıların onlara domuz eti yedirdiÄŸinden ÅŸikayet ediyordu. Haklı mıydı, haram mıydı, gerçekten yedirenler haksız mıydı? Bunlar gibi pek çok soru belirmiÅŸti kafamda ancak kaynak konusunda sıkıntı çekiyordum, kütüphaneye gidecek zamanımsa yoktu. Bu kitap sayesinde pek çok bilgi öğrendim hatta bu tartışmalara Elmalı Hamdi Yazır’ın da dahil olduÄŸunu gördüm ve yorumlarını okuma fırsatı buldum. Bunların hepsini özetleyerek sizinle birazdan paylaÅŸacağım.

1972 basımı Dr. İhsan Tekin (Dahiliye Uzmanı ve beslenme ve de metabolizma alanlarında hatrı sayılır çalışmaları bulunmaktadır) imzalı bu kitabı belirtmemde en etkin rolü oynayan satırlar okuduğum final cümlelerindedir.

“Gelecekte baÅŸka bir arkadaşım, belki de meslektaşım, bu konuyu daha yetkili ve daha olanaklı koÅŸullarda cesatle ele alacak ve belki de koÅŸuyu baÅŸarı ile sonlandıracaktır. Bu koÅŸuda bir mer’halecik olsun koÅŸan bir sporcunun, büyük bir memleket görevi yapmış olamadan ileri gelen vicdan ve iç rahatlığını, mutluluÄŸunu ÅŸimdiden içimde duyuyorum.”

Sanırım bu durumda bir doktor olarak elimde bunu size sunma imkanı varken, paylaşmamak ve bilgilendirmemek sanırım hem kendime hem de sizlere verebileceğim en büyük zarar olurdu.

Kitabı okuduÄŸumda temelde anladığım ÅŸu oldu ki; Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in tefsirlerinde bir sıkıntı yaÅŸanmakta ve Türkçe tefsirlerdeki bu sıkıntı daha sonra anlam kargaÅŸalarına yol açmakta bu da bir kısır döngüyle devam etmektedir.

Kitaba geçmeden önce kitaptan bazı ince notlar vermek istiyorum.

*İmam Tahiri mezhebinde domuz yağı haram değilken, biz de domuz ile ilgili herşey haram gibi karşılanmaktadır yani sadece eti değil, derisinden yapılan ayakkabılar ya da cüzdanlar bile ne kadar kullanışlı olursa olsun müşteri bulmazlar ya da domuz etinin tabaklanması konusunda dahi sıkıntılar bulunmaktadır.

*Domuz hayvanını insan dışkılarını yiyen bir hayvan olarak değerlendirme konusunu kitap şu şekilde aşmaktadır; tavuğun dahi önüne insan dışkısı konulsa gagalayacaktır, eğer böyle ortamlarda bakılmıyorsa ve yemlenmiyorsa bir domuzun bu konuda nasıl bir sıkıntısı olabilir, çünkü önüne ne konulursa yiyen bir hayvandır? Bunun yanında ucuz ve beslenme değeri düşük besin maddelerini yiyerek vücudunda et ve yağ gibi beslenme değeri çok yüksek olan besin maddelerine çeviren hayvan da domuzdur, sanki bir fabrika gibi.

Kitap domuz hayvanını, besin değerlerini karşılaştırarak ve açıklayarak devam ederken domuz hayvanının kötü özelliklerinden bahsetmeye başlıyor. Bunlar içerisinde en ve en önemlisi tıbbı açıdan iyi bakılmayan ve kötü çiftlik ortamlarında yetişen domuzların kaslarında bulunan trişinozis kurdudur (nematod) bu kurt eğer insana geçerse insan kaslarında da yerleşebilmekte ve yaşamını sürdürebilmektedir.

İşte diÄŸer tüm kötü özellikler bir kenara domuzu haram kılınmasının nedeninin bu özelliÄŸi olduÄŸundan bahsediliyor. Şöyleki Kur’an-ı Kerim domuz eti (özellike eti olarak bahsedilmiÅŸtir) böyle bir mikrop içerebilir diye yasaklamış ve haram kılmıştır ancak o zamanlar bu etin bu mikroptan arıtılması ya da hayvanın bu mikroba yakalanmaması için kullanılacak tedbirler bulunmadığı için (bir sakınca olduÄŸunun bilinmesi ancak bu sakıncanın ne ve nasıl giderileceÄŸinin bilinmemesinden ileri gelmekte) haram hususu çok katıdır. Ancak günümüzde iyi ortamlarda beslenen domuzlarda, gerekli önlemler alındığı takdirde bu hayvanlar bu mikrobu taşımazlar ve etleri saÄŸlık açısından güvenle yenebilir demektedir yani ÅŸu anki bilimsel yaklaşımlar bu en önemli zararı önleyebilmektedir. Bunu ÅŸu ÅŸekilde açıklıyor;

Kitabımızda 9 hayvanın etinin yenmesi konusunda kesin haram kurallar vardır ancak bu etler haram kılındıktan sonra peÅŸinden bir ifade gelmektedir İLLA MA ZEK’KEYTUM anlamı ZARARLI HALLERİNİN BERTERAF EDİLDİKTEN SONRA yenilebilecekleri ile ilgilidir. Bu konu El-Maide suresinin 4.ayetinde geçmektedir.

Bu esnada domuzun pis bir hayvan olduğundan bahsedilmektedir, pis kitabımızda RİCS kelimesi ile geçmektedir ve aynı kelime içki içinde kullanılmaktadır. Bu anlamda RİCS kelimesindeki pisten kasıt zarardır, yani hayvanın pislik içinde yatması vb durumlar değildir. Bu konuda halk arasında yanlış bilinmekte ve daha sonra sanki kutsal kitabımızın hayvanın pis yerlerde yattığından vs.. bahsedildiği sanılmaktadır.

Yukarda bahsettiğim 9 hayvanı sayayım;
1-) Ölmüş hayvan
2-) Kan
3-) Domuz eti
4-) Allah’tan baÅŸkası adına kesilmiÅŸ
5-) BoÄŸulmuÅŸ
6-) Döğülmüş
7-) Yüksekten düşmüş
8-) Boynuzla susulmuÅŸ
9-) Yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanmış

işte El-maide suresinde bu hayvanlar size haram kılınmıştır. Tezkiye ettikleriniz müstesnadır.

demektedir. Burada tezkiye edilenler yani zararları ortadan kaldırılanlar yenilebilir demektedir, bugün tıbbı açıdan domuz etinin yegane zararı trişinozis kurdudur ve bu kurdun temizlenmesi ve hayvana bulaşması engellenebildiği için tezkiye edilmektedir ve yenebilir şeklinde bir fikri bulunmaktadır.

İlave bir kaynak daha var Mahmut Sadettin Bilginer’in “ALLEN C.C. VE İNSAN” adlı eserinden alınmış cümleleri aynen aktarıyorum.

“Bir Ayet’in zahiren anlamı kesin olarak belli olmasına raÄŸmen bir hakikata muhalif olduÄŸu görüldüğü zaman Ayet’in bu hakikata göre tev’iline izin verir.”

Bu durumda aklıma şu sorular takılıyor ve sizden de kendinize sormanızı rica ediyorum, sadece domuz eti konusunda değil komple domuz konusunda bir geri çekilme yaşamamızın nedeni nedir? Domuz derisini dahi kullanmıyoruz? Bu acaba domuz kelimesinin dilimizdeki kullanımından mı geliyor tam emin değilim ancak kutsal kitabımızda sadece domuz etinden bahsederken domuzdan komple tiksinmenin nedeni nedir? Pis hayvandır demek eğer kutsal kitabımızdaki RİCS kelimesinden kaynaklanıyorsa bu kelime alkol içinde kullanılmış ve o zaman pis şeklindeki tefsiri domuz için yanlış kullanılıyor, aslında zararlı olarak kullanılması lazım. Ayrıca ben köyde de bulundum ve ineklerin, sığırların ya da koyunların daha temiz olduğundan bahsedemem. Bir hayvanın önüne ne koyarsan yemesinden bahsedilip hayvan ötelenirken bunu kendi içinde çok değerli ete ve vitamine çeviriyor olması neden bir avantaj olarak kullanılmıyor ve hayvan bu şekilde değerlendirilmiyor? Eğer domuz etinin içindeki RİCS sözcüğünden gelen zarar kelimesi ile kastedilen trişoniz mikrobu ise bunun engellenmiş ve bugünün teknolojileri ile yok edilmiş olması yine kutsal kitabımızda belirtilen tezkiye husuna girmiyor mu aksi takdirde et içinde bilimsel olarak kanıtlanmış başka herhangi bir zarar bulunmamakta. Ayrıca içkide haram edilmiş ve RİCS kelimesi ile aynı şekilde belirtilmiş ancak sağımızda solumuzdaki barlara, pavyonlara bakarkenki tavrınızla domuz eti satan bir yere bakış açınızı değerlendirmenizi istiyorum. Arada fark varsa, siz biryerlerde yanlış yapıyorsunuz demektir. Yani içki haramken neden bu kadar tepki almıyorda domuz alıyor dediğimde bunu sosyolojik etmenlere bağlıyorum açıkcası.

Şunu söylemeliyim, benim görevim ya da amacım fetva vermek ya da sizi yönlendirmek ya da o bu zararlıdır, değildir kullanın kullanmayın demek değil. Aksine herkesin dinini kendisi için yaşadığına inanan bir bilim adamıyım ve tek amacım sormak, ölene kadar sormak ve cevaplar aramak, bulduklarımı paylaşmak. Bu bulduklarım arasında beni hayrete düşüren şeylerden biri ise şudur.

Kutsal kitabımız o zamanın teknolojisi ile bilinmesi imkansız olan bir mikroorganizmayı bize işaret etmiştir ve özellikle domuz etinden bahsederek bunun yerleşim yerini dahi vermiştir yani kasları. Ve daha sonra belkide bu yaşadığımızı yıllar ya da ilerde olabilecek kıtlık dönemleri için, bu zararları bertaraf edebilirseniz yemenizde bir sakınca yoktur dahi demiştir. İşte islamiyet böyle bir din ve burada yanlış olan ne, bu çekincenin asıl sebebi nedir çok merak ediyorum.

Bu kitap 1972 yılında yazılmış, yazar yine 1933 yılında Dr. Milaslı İsmail Hakkı tarafından yazılan “İslam dininde etlerin tezkiyesi” adlı kitabından alıntılar yapıyor. Bugün ise 2007, ben en azından o zamanlarda dahi bu tartışmalara girebilmiÅŸ, bu cesur insanlanar gıpta ile bakıyorum, bu tartışmalara girebilmiÅŸler diyorum çünkü bilgilerine ve doÄŸruluÄŸuna güvenmiÅŸler.

Çok korkmaya ve çekinmeye gerek olduğunu sanmıyorum, eğer domuzlar uygun hijen şartlarında beslenirlerse, gerekli koruyucu önlemler alınırsa, kesimden sonra kontroller yapılırsa, v epişirilmesinde dikkatli olunulursa yenmemesi için tek neden sosyolojik baskı gibi görünmektedir. Bunu aşmanın yolu ise zamandadır diye düşünüyorum. En azından gurbette domuz etini yanlışlıkla yemiş ve kendini çok kötü hisseden acaba çok büyük günahmı işledim diye geceleri uyuyamayan bir insandan, konuyu dini ve kaynaklar yönüyle anlamak isteyen içinde yararlı bir kaynak oldu diye düşünüyorum.

Kolay gelsin.

Bu Yazıyı Paylaşın: Bağcık |Webiket |Oyyla |LinkiBol |Favorri |Tusul |del.icio.us |

Şansımı denemek istiyorum


  1. “Domuz etinin yenilmesi kesinlikle haram mıdır?” yazısına 14 yorum var

  2. UsRED demiÅŸ ki;

    30 Ekim 2007, Salı 3 pm | Cevapla

    benim bildiğim kadarıyla domuz etinin müslümanlara haram kılınmasının nedeni
    erkek domuzun dişi domuzunu diğer domuzlardan kıskanmamasıdır.
    ve domuz eti yiyen kiÅŸilerede bu gibi davranışlar aşılanıyormuÅŸ…

    malumunuz elin gavuru artık karısını karşılıklı diÄŸer erkeklerle deÄŸiÅŸ tokuÅŸ yapıyor…

    teşekkürler

  3. UsRED demiÅŸ ki;

    30 Ekim 2007, Salı 4 pm | Cevapla

    önceki yazıdan devam

    eğer tek bir kitaba bakarak aşağıdaki yorumu yapabiliyorsanız

    ‘Çok korkmaya ve çekinmeye gerek olduÄŸunu sanmıyorum, eÄŸer domuzlar uygun hijen ÅŸartlarında beslenirlerse, gerekli koruyucu önlemler alınırsa, kesimden sonra kontroller yapılırsa, v epiÅŸirilmesinde dikkatli olunulursa yenmemesi için tek neden sosyolojik baskı gibi görünmektedir.’

    lütfen bir daha kitap okumayın…
    en azından biraz islam bilgisi taşıyan kitapları..

  4. webdr demiÅŸ ki;

    30 Ekim 2007, Salı 8 pm | Cevapla

    benim bildiğim kadarıyla domuz etinin müslümanlara haram kılınmasının nedeni
    erkek domuzun dişi domuzunu diğer domuzlardan kıskanmamasıdır.
    ve domuz eti yiyen kişilerede bu gibi davranışlar aşılanıyormuş…

    Peki bu aşı neyle aşılanıyor? Domuz etinde özel bir madde mi varki bu bilişsel ve davranışsal değişikliği insanlara aşılayabiliyor ya da kimyasal bir değişikliğe neden oluyor. Bunlar araştırılmıyor mu sanırıyorsunuz. Onca gıda ve ziraat mühendisinin işi nedir acaba?

    malumunuz elin gavuru artık karısını karşılıklı diğer erkeklerle değiş tokuş yapıyor…

    Ne kadar yanlış ve yakışıksız bir yakıştırma ve aynı zamanda ölçüsüz, hiç onaylamıyorum.

    Bu yorum ile islamiyetin akıl ve ilim dini olduğunu unutmuş gibi görünüyorsunuz.

    Hayvanlardaki sex tercihinin insan davranışlarına yansıması mı kutsal kitabımızda öne sürülmüş olabilir yoksa hayvanlardaki bir mikrobun zararları mı?

    eğer tek bir kitaba bakarak aşağıdaki yorumu yapabiliyorsanız

    Bazı yazılar yazdım sizinde çok beğeninizi topladı, bazı yazılar yazacağım belki hiç hoşlanmayacaksınız. Benim amacım ve gayem siz hoşnut olasınız diye yorum yapmak ve siz hoşnut olasınız diye bir kitap okuyup bunu size aktarmak değildir.
    Tabiki bir kitapla yetinilmedi, ancak bir kitap dahi binlerce kitap demektir eğer kitabın kaynakça bölümüne bakmayı bilen biriyseniz ki yeterli kaynak bulamadığımı ve bu kitabın boşlukları tamamlamada yardımcı olduğunu söylemiştim.

    lütfen bir daha kitap okumayın…
    en azından biraz islam bilgisi taşıyan kitapları..

    Özellikle islam bilgisi içeren ve aynı zamanda insan sağlığını ilgilendiren kitapları okumamak sizin bu yazdığınız yorumlardan sonra daha da zor olacaktır.

    Burada tartıştığım şey domuz etinin helal olduğu değildir. Domuz eti bünyesinde barındırdığı nematod türünden bir canlı nedeniyle haram kılındığını ve daha sonra ayette takip eden satırlarda bunların berteraf edilmesi ile yenilebileceğinden bahsetmesidir.

    Yani ayeti kelimeyi doğrudan söylemekteyim, yorum konusunda sizin kullandığınız sex ilişkisi yerine bilimsel olan nematod parazitininden bahsetmekteyim, buradaki yanlışın nerede olduğunu göremiyorum eğer belirtirseniz ve cevap yazarken önyargıları bırakırsanız bu tartışmaları sürdürebiliriz yoksa yazdığınız cevaplardan anladığım kadarı ile tartışmaya, özellikle bilimsel tartışmaya açık biri gibi görünmüyorsunuz.

  5. Orkun demiÅŸ ki;

    31 Ekim 2007, Çarşamba 8 am | Cevapla

    Belki gıda mühendisi, veteriner veya doktor deÄŸilim ama bu ülkenin saygın üniversitelerinin birisinde Gıda Teknolojisi okumuÅŸ birisi olarak fazla teknik deteya girmeden bir iki konuya deÄŸineceÄŸim…
    Gebelik dönemlerinde, doÄŸumdan hemen sonra hayvanlar kesilmezler. Çünkü annenin yavrusunu doÄŸmadan önce beslediÄŸi ortamda bulunan, besin bakımından zengin olan sıvının doÄŸumla birlikte dışarı çıkar ve zengin besin deÄŸeri dolayısıyla mikrobiyal üremeye (microbial contamination)çok elveriÅŸli olan bu madde belli bir süre hayvanın üzerinde kalır. bu sebeple risk taşıdığından bu hayvanlar insanlar tarafından yemek amacıyla kesilmezler…
    Bu dinimizce de yasaklanmıştır.
    Benzer durum ölmüş hayvan yani leşler içinde geçerlidir. Ayrıca vücuttan akıtılarak atılmayan kan benzer şekilde etin niteliğini ve yapısını insan sağlığını tehdit edebilecek şekilde/yönde bozabilir.
    Ayrıntılara girmek istemiyorum…
    Gelelim domuz eti ve yağına… Domuz yağının diÄŸer bütün hayvansal gıdalardan çok farklı bir yapısı vardır. DiÄŸer hayvanlardaki gibi katı deÄŸildir ve etten (kas dokudan) ayrılması çok zordur. Jölemsi bir kıvamı vardır. En ufak mikrobiyal üreme ciddi derecede tehlikelere yol açabilmektedir. Ve yukarda bahsedilen kurt bu yaÄŸ doku içinde yaÅŸar.
    Normal hayvanlarla ilgili bile bir çok skandalın yaÅŸandığı günümüzde domuz etine/yağına nasıl güvenip yiyebilirsiniz burası size kalmış…
    Kabuklu deniz hayvanları içinde geçerli olan mikrobiyal üreme tehlikesi ciddi boyuttadır.
    Deniz ürünleri çıkar çıkmaz çok düşük ısılarda ve hatta dondurucularda muhafaza edilmediğinde denizin tuzlu suyunun korumasından kurtulan bu hayvanların ciddi mikrobiyal üreme tehlikesiyle karşı karşıya oldukları bilimsel gerçeklerdir.
    Görüldüğü gibi “eÅŸini kıskanmayan hayvan” olması gibi basit ve saçma bir sebeplerden dolayı deÄŸil, bilimsel gerçeklerden dolayı haram kılınmıştır. Tabii bu tip bilimsel gerçekler hangi yüzyılda keÅŸfedilmiÅŸtir ayrı konu.
    Nitekim aslında bilim dediÄŸimiz ÅŸey Yüce Yaratanın evrende koyduÄŸu kurallar bütünü deÄŸil midir? Biz sadece onları keÅŸfederiz…
    Allah’ın kanunlarının (gerek evrensel, bilimsel kurallar gerek dinsel kurallar) günümüze uyarlanması veya zamana göre deÄŸiÅŸtirilmesi/esnetilmesi haddimiz deÄŸildir.

  6. webdr demiÅŸ ki;

    31 Ekim 2007, Çarşamba 8 pm | Cevapla

    Ve yukarda bahsedilen kurt bu yağ doku içinde yaşar.

    Bir parazit organizmaya girdiğinde neden yağ dokusunu tercih etsin. Onun yanında tüm gereksinimlerini karşılayacağı kas hücrelerinden bulunan bir doku varken. Biliyorsunuz yağ hücreleri muhteviyatında kas hücreleri kadar içerik barındırmaz. Bu nedenle bunu şöyle değiştirelim ve biraz daha açalım.

    Domuz hayvanı ya da başka bir hayvan, bir dışkı ya da yediği sebzeye, yeme bulaşmış olan parazitin kistini aldığında, bu kist bağırsağa uğraşıyor ve daha sonra bağırsak duvarını geçip önce lenf daha sonra damar sistemi aracılığı ile dokuya yerleşiyor ve en sık olarak kas dokusuna yerleşiyor. Yapılan çalışmalar bu parazitin yaşam döngüsünün bu şekilde olduğunu söylemekte.

    Allah’ın kanunlarının (gerek evrensel, bilimsel kurallar gerek dinsel kurallar) günümüze uyarlanması veya zamana göre değiştirilmesi/esnetilmesi haddimiz değildir.

    Bunu bir cevap niteliÄŸinde yazmışsınız ancak kimse bu konuda sizinle ayrı fikirde deÄŸil yani kimse Allan’ın kanunlarını deÄŸiÅŸtirmek niyetinde deÄŸil en iyi ÅŸekilde anlama peÅŸindeyiz ve bunu yaparken kutsal kitabımızı ve onun içindeki ayetlerden aldığımız bilgileri kullanıyoruz. Yoksa ebced ya da benzeri ÅŸeylerle gelecekte ÅŸu olacak bu olacak diyip, sayı ve rakam cambazlıkları ile kimsenin kafasını karıştırmıyoruz, neyse o.

    Sağlığa zararlı olması bu yasağın hikmetlerinden biridir. O yasakladıktan sonra, yüz faydası olsa da yenmez.

    Sevgili Pekel cevabını bekliyordum :), sana bir soru sormak istiyorum.

    SaÄŸlığa zararlı olan yenmeme nedeni, kutsal kitabımızda belirtildiÄŸi üzere berteraf edildiÄŸinde (İLLA MA ZEK’KEYTUM) yenmesinde baÅŸka bir sakınca mı var? Hikmettir tabiki özellikle yüzyıllar önce böyle bir zararlının tespit edilememesi sonucunda yenmemesi ve kesin bir haram olarak kaçınılması en doÄŸrusudur. Ancak günümüzde bu zararların bilinmesi ve arındırılması sonucu elde edilen üründe mi haramdır? EÄŸer öyleyse bahsedilen İLLA MA ZEK’KEYTUM ifadesindeki özellikle İLLA edatı neden kullanılmıştır?

  7. Orkun demiÅŸ ki;

    1 Kasım 2007, Perşembe 12 am | Cevapla

    “Allah’ın kanunlarının (gerek evrensel, bilimsel kurallar gerek dinsel kurallar) günümüze uyarlanması veya zamana göre deÄŸiÅŸtirilmesi/esnetilmesi haddimiz deÄŸildir.”

    Evet cevap niteliÄŸinde… Bu ve benzeri yaklaşımlara ;)

    “Şöyleki Kur’an-ı Kerim domuz eti (özellike eti olarak bahsedilmiÅŸtir) böyle bir mikrop içerebilir diye yasaklamış ve haram kılmıştır ancak o zamanlar bu etin bu mikroptan arıtılması ya da hayvanın bu mikroba yakalanmaması için kullanılacak tedbirler bulunmadığı için (bir sakınca olduÄŸunun bilinmesi ancak bu sakıncanın ne ve nasıl giderileceÄŸinin bilinmemesinden ileri gelmekte) haram hususu çok katıdır. Ancak günümüzde iyi ortamlarda beslenen domuzlarda, gerekli önlemler alındığı takdirde bu hayvanlar bu mikrobu taşımazlar ve etleri saÄŸlık açısından güvenle yenebilir demektedir”

  8. webdr demiÅŸ ki;

    1 Kasım 2007, Perşembe 7 am | Cevapla

    Evet cevap niteliğinde… Bu ve benzeri yaklaşımlara ;)

    O zaman verdiÄŸiniz cevabın yanlış ve yönlendirmesinin iyi niyetli olmadığını düşündüğümü bilmenizi isterim çünkü Allah’ın kanunlarını kimse deÄŸiÅŸtirmeye çalışmıyor, böyle bir imaj oluÅŸturmaya çalışmak ise cevaptan çok art niyet gibi geliyor. :(

    benim görevim ya da amacım fetva vermek ya da sizi yönlendirmek ya da o bu zararlıdır, değildir kullanın kullanmayın demek değil. Aksine herkesin dinini kendisi için yaşadığına inanan bir bilim adamıyım ve tek amacım sormak, ölene kadar sormak ve cevaplar aramak, bulduklarımı paylaşmak.

    Bunu yapabiliyorsam bu yazdıklarım amacına ulaşmıştır, kimseye gidin hemen domuz yiyin demiyorum ama aynı zamanda içki de bir o kadar haramken her tarafta içki dükkanı bulunuyor, içki içiliyorken, bir kasapta domuz eti satıldığını duysanız o kasabın olduğu mahalleye girer misiniz ya da o kasabın dükkanından sığır eti alır mısınız? İşte bu dini değil sosyolojik bir sorundur, bu sorunu aşmanın yollarından biri de dini anlamadan yaşamak değil, anlayarak ve bilerek yaşamaktır diye düşünüyorum ve bu yazının bu yönde ilerlemesini istiyorum, lütfen daha derinlemesine düşünelim. Ebced hesabı yapanlar din üzerinde oyun oynamaz sayılırken, konuya bilimsel açıdan yaklaşan kimseleri aynı kefeye koymayın sizi çok yadırgarım.

    Ayrıca aşağıdaki şekilde düşünen insan sayısı azımsanmayacak kadardır, bu dinimizi ve toplumumuzu iyi anlamamızın önündeki en büyük engellerden biridir. Eğer bu gibi düşünceler varsa, bu yazının olması ayrıca yararlıdır. Soruyorum domuz eti sizin namus kavramınızda bu denli bir değişiklik yapabilir mi? O nedenle konuya bu boyutlarda da bakınız.

    domuz etinin müslümanlara haram kılınmasının nedeni
    erkek domuzun dişi domuzunu diğer domuzlardan kıskanmamasıdır.

  9. Pekel demiÅŸ ki;

    1 Kasım 2007, Perşembe 4 pm | Cevapla

    Sevgili webdr,

    Uzun süredir sizinle yazışan biri olarak, art niyetinizin olmadığı hususunda zerre kadar şüphem yok. Hakikati arama meylinize de, hakkı teslim etme özelliÄŸinize de…

    Ancak, haddimin fevkınde bir hüsn-ü zan beslediÄŸiniz ben, ne tefsir âlimiyim, ne de Arapça bilgisine sahibim. Sadece, bugünkü bahtsız nesilden farklı olarak, zamanında Arapça okumayı çat-pat öğrenecek kadar yaz Kur’ân kurslarına katılmışım o kadar. İmam-Hatip lisesi mezunu deÄŸilim. Aldığım eÄŸitim mühendislik. Daha kolay iÅŸ bulup daha rahat bir hayat sürmek için İngilizce öğrendim ancak beni Yaratan’ın bana söylediklerini daha iyi anlayıp, O’na daha iyi kulluk yapabilmek için Arapça öğrenmiÅŸ deÄŸilim. O yüzden, sorunuzun muhatabı ben olmamalıydım.

    Dinî meseleler hakkındaki bilgim, baÅŸkalarına ders/fetva/fikir verecek kadar geniÅŸ deÄŸil. Kendi ihtiyacım olanları öğrenmeye çalışıyorum. Zira bilgi sonsuz, ama kapasitem sınırlı. ÖrneÄŸin, her Ramazan ayında tartışılan “sakız çiÄŸnemek orucu bozar mı” tartışmaları ile hiç ilgilenmiyorum. Çünkü “şüpheli olandan kaçınıp kesin olana bak”ıyorum: Sakız ÇİĞNEMEMEK orucu BOZMAZ. Domuz eti konusuna da öyle: YEMEMEK HARAM DEĞİLDİR.

    Yazınıza dolaylı bir sebep teşkil eden gurbetçilerimizin davranışı hakkındaki görüşüm de bu netlikte: Kimse, kimseye istemediği bir şeyi yediremez. Eğer yedirirse, yiyenin yedirenden şikayetçi olmasından daha doğal bir şey olamaz. Ben şahsen, dostlarımı eve yemeğe davet ettiğimde, onların ne yiyip ne yemediğini sorar, ona göre bir menü hazırlarız. Örneğin, kabaktan hoşlanmıyorsa, bunun bir inanç meselesi mi, yoksa hurafe mi olduğunu sorgulamam. Kabağın faydalarını anlatıp ikna etmeye de çalışmam.

    Beraber yurtdışına çıktığım bir arkadaşımla yemeÄŸe gittik. Arkadaşım yemekte alkollü içki içiyordu, ancak domuz etinden ÅŸiddetle kaçınıyordu. Ancak ben kendisine “bu ne perhiz…” demeyi aklımdan bile geçirmedim. Çünkü mesele gayet açık: Domuz etinden kaçınma nedeni “nehy-i İlâhî” deÄŸil, sosyolojik. (Mahalle baskısı da deÄŸil, zira öyle olsaydı alkol de almazdı.;)) Kaldı ki, bir insan bir haramı iÅŸlediÄŸi için, baÅŸka bir haramı da iÅŸlemek zorunda deÄŸildir. Zıt bir örnek: Bir insan oruç tutar, ama namaz kılmaz. Kimsenin buna laf söylemeye hakkı olmadığını düşünüyorum. Zira peygamberimiz (a.s.m.) “tamamı elde edilemeyen bir ÅŸeyin tamamından vazgeçilmeyeceÄŸini” ifade etmiÅŸtir.

    “Oruçluyken sakız” meselesiyle “domuz eti” meselesini benim açımdan farklı kılan tek unsur, birini medyanın (art niyetle) ortaya atması, diÄŸerininse hakikati ortaya çıkarmak isteyen sizin tarafınızdan (iyi niyetle) gündeme getirilmiÅŸ olması. İşte bu yüzden biri hakkında hiç kafa yormazken, diÄŸeri hakkında vaktim ve fehmim elverdiÄŸince araÅŸtırmaya çalıştım.

    Meselenin esasını teşkil ettiğini düşündüğüm hususları önceki yazımda belirtmiştim. Kısmen alıntı yapmış olmanıza rağmen, bütün halinde yorum olarak yayınlanmamış. Hâlâ aynı şekilde düşünüyorum.

    Haddimin fevkınde olarak bana sorduÄŸunuz İLLÂ MÂ ZEKKEYTUM ifadesi Mâide sûresinin üçüncü ayetinde geçiyor. Sûreyi olmasa da, ayeti buraya almak gerekir ki, “Lâ takrabü’s-salâte” (Namaza yaklaÅŸmayın) meselesi gibi olmasın.

    Mâide, 3:
    Arapça metnin Latin harfleriyle ifadesi:
    Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınzîri ve mâ uhılle li gayrillâhi bihî vel munhanikatu vel mevkûzetu vel mutereddiyetu ven natîhatu ve mâ ekeles sebuu illâ mâ zekkeytum ve mâ zubiha alen nusubi ve en testaksimû bil ezlâm(ezlâmi), zâlikum fisk(fiskun), elyevme yeisellezîne keferû min dînikum fe lâ tahşevhum vahşevn(vahşevni) el yevme ekmeltu lekum dînekum ve etmemtu aleykum ni’metî ve radîtu lekumul islâme dînâ(dînen) fe menidturra fî mahmasatin gayra mutecânifin li ismin fe innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

    Meâli:
    Ölmüş hayvan, kan, domuz eti ve Allah’tan baÅŸkasının adına boÄŸazlanan (kesilen), boÄŸularak, vurularak, yüksek bir yerden yuvarlanarak veya boynuzlanarak ölen ve de yırtıcı hayvan tarafından parçalanıp yenen hayvan (ölmeden kesilmesi hariç) ve putlar adına boÄŸazlanan hayvanlar ve fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bunlar fısktır. Bugün kâfirler sizi dîninizden döndüremedikleri için yeise kapıldılar. Artık onlardan korkmayın, Benden korkun. Bugün sizin dîninizi kemâle erdirdim. Ve üzerinizdeki ni’metimi tamamladım. Sizin için dîn olarak İslâm’dan razı oldum. Artık kim açlık tehlikesiyle, günaha meyletmeksizin zarurette (yemek zorunda) kalırsa, şüphesiz ki Allah, Gafur ve Rahîm’dir.

    “İllâ mâ zekkeytum” ifadesi tek başına “ancak tezkiye ettikleriniz müstesna” demekmiÅŸ. Sizin de baÅŸvurmuÅŸ olduÄŸunuz Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinde bu ÅŸekilde dile getirilmiÅŸ. Cenâb-ı Hak, bizleri yemekten men’ ettiÄŸi ÅŸeyleri sayıyor ve sonunda “ancak tezkiye ettikleriniz müstesna” diyor. Elmalılı Hamdi Yazır http://www.kuranikerim.com/telmalili/maide.htm buradan ulaşılabilecek tefsirinde meseleyi teferruatıyla anlatmış. İstisnanın tüm maddeleri kapsamadığını, sadece son madde(ler)e ait olabileceÄŸini ifade etmiÅŸ. Yani boÄŸularak, vurularak, yüksek bir yerden yuvarlanarak veya boynuzlanarak, veya yırtıcı hayvan tarafından parçalanıp yenen hayvanı henüz ölmeden yetiÅŸip kesersek tezkiye etmiÅŸ oluyoruz. Zaten biraz dikkat edersek, cümlenin geliÅŸinden de bu anlaşılıyor.

    İstisnanın tüm maddeleri kapsadığını iddia eden kişi şuna cevap vermek zorunda kalır:

    Tertemiz bir ortamda yetiÅŸtirilmiÅŸ fakat Allah’tan baÅŸkasının adına kesilmiÅŸ bir koyun eti nasıl tezkiye edilir?

  10. webdr demiÅŸ ki;

    1 Kasım 2007, Perşembe 7 pm | Cevapla

    Teşekkür ederim Pekel, yazdıkların ve hakkımda düşündüklerin için, aslında islam alimi olduğun için değil tabiki konuya yaklaşırken ki hassasiyetine ve aynı zamanda duyarlılığına güvendiğim için sordum.

    Burada takıldığım nokta şu; haram olan etler sıralanıyor ancak daha sonra tezkiye edilenlerin neden bir kısmını alınıyor da tümünü tezkiye kapsamına alınmıyor, bunu belirleyen başka bir ayet var mı? Ya da arapça dilbilgisi ile ilgili bir konu mu?

    Diğer taraftan eğer Allah adına kesilmeyen ancak her konuda sıhatli olan bir koyunun etinin tezkiye edilememesinden dolayı mı tefsir bazılarını kapsar bazılarını kapsamaz şeklinde dile getiriliyor. Yani sizin sonunda sorduğunuz soru aslında bir tarafa değil iki tarafa da sorulması gereken çok anlamlı bir soru. Yani tezkiye kapsamı neye göre belirleniyor?

  11. elvedasız demiş ki;

    8 Kasım 2007, Perşembe 6 am | Cevapla

    Enteresan bilgiler,insanı düşünmeye sevk ediyor fakat malesef bu konu üzerinde düşünebilecek kadar dini bilgiye vakıf değilim,tek bildiğim haram olduğu,yurt dışında bulunduğum süre zarfında azami dikkat gösterdim bilmeden dahi olsa domuz eti yememek için,memlekette iken zaten bir problem olmuyor,sırf tadını merak ettiği için domuz eti yemiş olan arkadaşalarım var söyledikleri
    ‘eÄŸer domuz eti olduÄŸunu bilmiyorsan,hiç bir ÅŸey anlayamayacağın’ ÅŸeklinde,ama yukarıda anlatılanları okuyunca hiçte kopukluÄŸu bulunmayan bir mantık silsilesi içerisinde,alternatif bir ortaya konulmuÅŸ o da güzel yani,insanı düşünmeye sevk ediyor,ama nekadar düşünsek de ‘fetva makamı’ olmadığımız için vardığımız hüküm sadece bizi baÄŸlıyor,kanaatimce eÄŸer muazzam bir açlık ve kıtlık sözkonusu deÄŸilse veya hayatımı idame mecburiyetinde deÄŸilsem domuz eti yemeyi hiç bir ÅŸekilde düşünmem.Selamlar…

  12. elvedasız demiş ki;

    8 Kasım 2007, Perşembe 6 am | Cevapla

    Çok özür dileyerek ama mecburiyetten ikinci mesajımı yazıyorum,fakat söylemeden yapamayacağım,ÅŸu domuz etinin haram olmasının sebebini ‘kıskanma duygusunu ortadan kaldırması’ ÅŸeklinde izeh eden zihniyet karşısında tüylerim diken diken oluyor ve inanın gelecek korkusuna kapılıyorum ülkeme dair,bu seviyede bir cehalet nasıl olabilir ?
    ‘Kıskanma’ duygusu gibi karmaşık,deÄŸiÅŸken bir duygunun vücüda alınan bir kimyasalla azalabileceÄŸini iddia etmek,bunun mekanizmasınıda ‘erkek domuzun diÅŸisini kıskanmamsı’ ÅŸeklinde açıklamak,iÅŸin bu kısmı artık bilim kugu,fantastik edebiyat faslına dayanıyorki benim zaten o sahada kalem oynatmak(klavye basmam mı deseydim:))imkansız…

  13. webdr demiÅŸ ki;

    8 Kasım 2007, Perşembe 7 pm | Cevapla

    kanaatimce eğer muazzam bir açlık ve kıtlık sözkonusu değilse veya hayatımı idame mecburiyetinde değilsem domuz eti yemeyi hiç bir şekilde düşünmem.Selamlar…

    Katılıyorum, ülke şartları için en makul düşünce bu gibi görünüyor, zaten benimde amacım gidin domuz eti yiyin demek değil, dinimizi daha iyi anlayabilmek.

  14. deniz eraltuÄŸ demiÅŸ ki;

    22 Ocak 2008, Salı 2 am | Cevapla

    ben domuz eti yiyiyorum.çok güzel.herkese yemesini tavsiye ederim

  15. mulkı demiş ki;

    7 Nisan 2008, Pazartesi 8 am | Cevapla

    haram olması daha cok cok ıyı cunku onlr piş hayvan

Yorumlarınızı bekliyoruz!