<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>LT</title>
	<atom:link href="http://www.langturk.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.langturk.com</link>
	<description>Sadeliğin gücünü hafife almayınız :)</description>
	<lastBuildDate>Sat, 11 May 2013 09:19:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.5.1</generator>
		<item>
		<title>Trafikte Rehinli Araba ve Banka Kredisi sonucu rehin ya da hak mahrumiyeti?</title>
		<link>http://www.langturk.com/trafikte-rehinli-araba-ve-banka-kredisi-sonucu-rehin-ya-da-hak-mahrumiyeti/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/trafikte-rehinli-araba-ve-banka-kredisi-sonucu-rehin-ya-da-hak-mahrumiyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 May 2013 09:18:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[araç]]></category>
		<category><![CDATA[kredi]]></category>
		<category><![CDATA[rehin]]></category>
		<category><![CDATA[trafik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1763</guid>
		<description><![CDATA[Bankadan kredi çekilerek araç alındığında, aracınız siz krediyi ödeyene kadar trafikte rehinli olarak görünür, yani size değil bankaya aittir, yani başkasına olan borç yüzünden araç satılamaz ya da benzeri bir durum söz konusu olamaz. Bunun yanında aracı satmak bir kenara konu banka olduğu zaman, krediyi ödeseniz ve bitirseniz bile acaba borcunuz ödendiğinde araba üzerindeki rehin ya da [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bankadan kredi çekilerek araç alındığında, aracınız siz krediyi ödeyene kadar trafikte rehinli olarak görünür, yani size değil bankaya aittir, yani başkasına olan borç yüzünden araç satılamaz ya da benzeri bir durum söz konusu olamaz. Bunun yanında aracı satmak bir kenara konu banka olduğu zaman, krediyi ödeseniz ve bitirseniz bile acaba borcunuz ödendiğinde araba üzerindeki rehin ya da başka bir ifade ile hak mahrumiyeti kalktı mı nasıl sorgularız? Eskiden, yanlış hatırlamıyorsam bu rehini kaldırmak için bankaya gidilir,  belli bir ücret karşılığında rehin kaldırma yazısı alınır, daha sonra noterde bu yazı yine belli bir ücret karşılığında onaylatılır ve ardından trafik şubesinin yolu tutulurdu. Bu süreç yaklaşık 100-200 TL arasında ek masraf demekti. Ancak 2010&#8242;dan sonra işleyişin şu şekilde olması gerek diye biliyorum, bankaya gidilir, kredi borcu bitirilir ve banka aynı gün ya da en geç 1-2 gün içerisinde borcun kapandığını trafiğe bildirir ve rehin ortadan kalkmış olur. Peki eğer rehin ya da hak mahrumiyeti kalkmış mı? Bunu sizin yerinize sorgulayacak bir polis memuru ya da trafik şubeye gidecek zamanınız yoksa, nasıl öğrenebiliriz?</p>
<p>Bunu öğrenmenin en kolay yolu, e-devlet kapısıdır, e-devlet sitesine gidiğ giriş yapınız. Girişten sonra yan menüden sorgulamalar kısmına geçiniz, aşağıdaki resimde gördüğünüz yolları izleyiniz ve aracınızın hak mahrumiyeti olup olmadığını ya da rehin durumunu öğrenebilirsiniz. Eğer hak mahrumiyeti alanında Hayır yazıyorsa o zaman sıkıntı yoktur, her ne kadar bu veriler bilgi amaçlı dese de doğru birdir ve şaşmaz hele ki e-devlet gibi bir sitede şaşmaması lazım, %1 pay bırakarak bu bilgi %99 doğrudur diyebiliriz, kalın sağlıcakla.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2013/05/HakMahrumiyeti2.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1765" alt="HakMahrumiyeti2" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2013/05/HakMahrumiyeti2-300x209.png" width="300" height="209" /></a></p>
<div id="attachment_1764" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2013/05/HakMahrumiyeti.png"><img class="size-medium wp-image-1764" alt="Rehin" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2013/05/HakMahrumiyeti-300x168.png" width="300" height="168" /></a><p class="wp-caption-text">Rehin</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/trafikte-rehinli-araba-ve-banka-kredisi-sonucu-rehin-ya-da-hak-mahrumiyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E, G , 2G, 3G, 4G, H, H+ ve GPRS, EDGE, UMTS, LTE nedir?</title>
		<link>http://www.langturk.com/e-g-2g-3g-4g-h-h-ve-gprs-edge-umts-lte-nedir/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/e-g-2g-3g-4g-h-h-ve-gprs-edge-umts-lte-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 May 2013 17:56:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[2G]]></category>
		<category><![CDATA[3G]]></category>
		<category><![CDATA[4G]]></category>
		<category><![CDATA[E]]></category>
		<category><![CDATA[EDGE]]></category>
		<category><![CDATA[G]]></category>
		<category><![CDATA[H]]></category>
		<category><![CDATA[H+ ve GPRS]]></category>
		<category><![CDATA[LTE]]></category>
		<category><![CDATA[UMTS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1759</guid>
		<description><![CDATA[Cep telefonu ya da tabletle internete bağlanıyorsanız şu başlıkta bulunan harf yada kelimelerden herhangi birini ekranda görmüş ya da pek çok yerde yazıldığını, konuşulduğunu duymuşsunuzdur. Şimdi bunları basitçe açıklayalım ve ortadaki karışıklığı kaldıralım. Parantez içindeki hızlar sırayla İndirme/Download-Gönderme/Upload olarak belirtilmiş ve D-U olarak kısaltılmıştır. GSM ağını kullananlar, 2.Jenerasyon olarak kabul edilir. G : (D:53,6 Kbit/s [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Cep telefonu ya da tabletle internete bağlanıyorsanız şu başlıkta bulunan harf yada kelimelerden herhangi birini ekranda görmüş ya da pek çok yerde yazıldığını, konuşulduğunu duymuşsunuzdur. Şimdi bunları basitçe açıklayalım ve ortadaki karışıklığı kaldıralım.</p>
<p>Parantez içindeki hızlar sırayla İndirme/Download-Gönderme/Upload olarak belirtilmiş ve D-U olarak kısaltılmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GSM ağını kullananlar, 2.Jenerasyon olarak kabul edilir.</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #339966;">G :</span> <span style="color: #993366;">(D:53,6 Kbit/s &#8211; U:26,8 Kbit/s)</span></strong>: <strong><span style="color: #339966;">GPRS</span></strong>&#8216;in kısaltmasıdır. GPRS açılımı <span style="color: #3366ff;">General Packet Radio Service</span> dir.</p>
<p><span style="color: #339966;"><strong>2G</strong></span> :  <strong><span style="color: #993366;">(D:14,4 Kbit/s &#8211; U:14,4 Kbit/s)</span></strong>. <strong><span style="color: #339966;">GSM</span></strong>&#8216;in kısaltmasıdır.  GSM açılımı <span style="color: #3366ff;">Global System for Mobile Communications</span> dur.</p>
<p><span style="color: #339966;"><strong>E</strong> </span>:<strong><span style="color: #993366;"> (D:217,6 Kbit/s &#8211; U:108,8 Kbit/s)</span></strong>. <strong><span style="color: #339966;">EDGE</span></strong>&#8216;nin kısaltmasıdır. EDGE açılımı <span style="color: #3366ff;">Enhanced Data Rate for GSM Evolution</span> dur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>UMTS ağını kullananlar, 3. Jenerasyon olarak kabul edilir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #339966;"><strong>3G:</strong></span> <strong><span style="color: #993366;">(D:384 Kbit/s &#8211; U:384 Kbit/s)</span></strong>. UMTS&#8217;nin simgesidir. UMTS açılımı <span style="color: #3366ff;">Universal Mobile Telelcommunication Service</span> dir.</p>
<p><strong><span style="color: #339966;">H:</span> <span style="color: #993366;">(D:7,2 Mbit/s &#8211; U:1,4 Mbit/s)</span></strong>. HSPA&#8217;nın simgesidir. HSPA açılımı <span style="color: #3366ff;">High Speed Packed Access</span>&#8216;dir.</p>
<p><strong><span style="color: #339966;">H+</span> </strong>:<strong><span style="color: #993366;"> (D:84 Mbit/s &#8211; U:10,8 Mbit/s)</span></strong>. HSPA+&#8217;nın simgesidir.  HSPA+ açılımı <span style="color: #3366ff;">Evolved High Speed Packed Access</span>&#8216;dir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>4.Jenerasyon ise kendine özgü LTE ağını kullanır.</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #339966;">4G:</span><span style="color: #993366;"> (D: 100 Mbit/s &#8211; U:50 Mbit/s )</span></strong> . LTE&#8217;nin simgesidir. LTE açılımı <span style="color: #3366ff;"> Long Term Evolution</span>&#8216;dur.</p>
<p>Forumlarda vs.. görüyorum bazı kimseler bataryadan kar etmek amacıyla H ve H+ yı kapatmaya çalışıyor, orada 3G yazmadığı için memnun olmuyorlar. Yukarıda da anlattığım gibi 3G-H ve H+ hepsi 3G&#8217;dir, bu nedenle daha hızlı internet isteniyorsa H ve H+ kapatılmamalıdır, böylece cep telefonu şebekesinin sunduğu 3G ağındaki  hızdan en fazla oranda yararlanırsınız.</p>
<p>Kolay gelsin..</p>
<p>Yazıyı alıntı yapacaklar link vermezlerse telefon ekranları çizilsin ne diyim <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/e-g-2g-3g-4g-h-h-ve-gprs-edge-umts-lte-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Faiz Kaç Lira Getirir, Faiz hesaplama, Bankaların farklı oranlarına göre faiz hesaplama nasıl yapılır?</title>
		<link>http://www.langturk.com/faiz-kac-lira-getirir-faiz-hesaplama-bankalarin-farkli-oranlarina-gore-faiz-hesaplama-nasil-yapilir/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/faiz-kac-lira-getirir-faiz-hesaplama-bankalarin-farkli-oranlarina-gore-faiz-hesaplama-nasil-yapilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 May 2013 10:47:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1757</guid>
		<description><![CDATA[Kabul ediyorum ki şu an yazılacak bir yazı değil çünkü faizler gerçekten çok düşük ne kadar ilgi oluşur bilmem ancak bir arşiv yazısı olarak dursun. Kabaca günlük, aylık ve yıllık faizler aşağıdaki formüllerle hesaplanır, bu formüller neticesinde çıkacak sonuç size gelecek brüt faiz oranıdır, bu oranın belli bir miktarı ki o da 01.01.2013 de verilen [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Kabul ediyorum ki şu an yazılacak bir yazı değil çünkü faizler gerçekten çok düşük ne kadar ilgi oluşur bilmem ancak bir arşiv yazısı olarak dursun. Kabaca günlük, aylık ve yıllık faizler aşağıdaki formüllerle hesaplanır, bu formüller neticesinde çıkacak sonuç size gelecek brüt faiz oranıdır, bu oranın belli bir miktarı ki o da 01.01.2013 de verilen verilere göre stopaj kapsamında şu şekilde kesilir ve elinize net geçen faiz hesaplanır, bir örnekle açıklayayım, 10000 tl paranız var ve 30 gün faizde kalacak, bu paradan elinize net ne geçer?</p>
<p>Günlük Faiz getirisi=  10000*5 (%5 diyelim)*30(gün sayısı) / 100&#215;365  =40 TL brüt,  bunun %15 kadarı stopaj olarak kesilirse 40*15/100=6 kesilecek tutar ve 40-6=34 TL elinize net geçecektir.</p>
<p>Aşağıda verilen formüller ve oranlar, 3 aşağı 5 yukarı bir tahmin sağlar ve bankanın verilerinden çok farklı çıkmasada net sonuç vermez, size gereken tek veri bankanın faiz oranıdır, o oranı bildikten sonra formülleri yerine koyduğunuzda elinize geçen net parayı, yukarıdaki örnektede anlattığım üzere rahatlıkla bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>FORMÜLLER</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Günlük Faiz Getirisi</span> = Ana Para *  Faiz Oran *  Gün Sayısı / 100*365</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Aylık Faiz Getirisi</span> = Ana Para *  Faiz Oran *  Ay Sayısı / 100*12</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Yıllık Faiz Getirisi</span> = Ana Para *  Faiz Oran *  Yıl Sayısı / 100</p>
<p><strong>01.01.2013 tarihine göre stopaj oranları ise</strong></p>
<table width="500" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td>6 aya kadar (6 ay dahil)</td>
<td>15%</td>
<td>18%</td>
</tr>
<tr>
<td>6 ay-1 yıl (1 yıl dahil)</td>
<td>12%</td>
<td>15%</td>
</tr>
<tr>
<td>1 yıl üzeri</td>
<td>10%</td>
<td>13%</td>
</tr>
</tbody>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/faiz-kac-lira-getirir-faiz-hesaplama-bankalarin-farkli-oranlarina-gore-faiz-hesaplama-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MikroSIM nasıl yapılır? SIM Kart nasıl kesilir?</title>
		<link>http://www.langturk.com/mikrosim-nasil-yapilir-sim-kart-nasil-kesilir/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/mikrosim-nasil-yapilir-sim-kart-nasil-kesilir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 May 2013 17:07:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[mikroSIM vodafone]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1753</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba, Öncelikle aygıtı açtım sim kartı tam yerleştirmek isterken bir hata olduğunu fark ettim, telefonu yanlış yapmışlardı, yoksa sim kart girmeliydi Tabi çok araştırmadan satın aldığım için aygıtın mikroSIM ile çalışacağını bilimiyordum, yanlış anlaşılmasın çok bilgim olmasa da mikroSIM nedir biliyorum, en azından SIM kartın küçüğüdür diye tahmin etmiştim &#8220;YDS C Grubu&#8221; , teorikte doğruymuş [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba,</p>
<p>Öncelikle aygıtı açtım sim kartı tam yerleştirmek isterken bir hata olduğunu fark ettim, telefonu yanlış yapmışlardı, yoksa sim kart girmeliydi <img alt="oleyo.gif" src="http://forum.divxplanet.com/style_emoticons/default/oleyo.gif" border="0" /></p>
<p>Tabi çok araştırmadan satın aldığım için aygıtın mikroSIM ile çalışacağını bilimiyordum, yanlış anlaşılmasın çok bilgim olmasa da mikroSIM nedir biliyorum, en azından SIM kartın küçüğüdür diye tahmin etmiştim &#8220;YDS C Grubu&#8221; <img alt="smile.gif" src="http://forum.divxplanet.com/style_emoticons/default/smile.gif" border="0" /> , teorikte doğruymuş ancak birazdan pratikte yaşadıklarımla konuya farklı bir bakış açısı katacağımı düşünüyorum.</p>
<p>Madem mikroSIM denen karta ihtiyacım var, dedim ki edinelim ama nasıl? Hattın sitesine baktım <a href="https://yardim.vodafone.com.tr/system/selfservice.controller?CONFIGURATION=1085&amp;PARTITION_ID=1&amp;LANGUAGE=tr&amp;COUNTRY=tr&amp;USERTYPE=1&amp;TIMEZONE_OFFSET=null&amp;CMD=VIEW_ARTICLE&amp;ARTICLE_ID=462812" target="_blank" rel="nofollow">şurada</a> ücretriz demesine rağmen 3 tane telefon bayisi bana sözleşmiş gibi 12 TL fiyat çekince, içimdeki MacGayver, McHammer ve Tom Sawyer&#8217;ı uyandırmış oldular ama farkında değillerdi. İşte her şey o andan sonra başladı..</p>
<p>Hemen araştırmaya koyuldum, mikroSIM kart uzmanı olmam an meselesiydi. Kesme makinaları olduğunu duydum, 1 tane kartı kesmek için makina alan arkadaşlar olduğunu fark ettim ancak mantıksız da değil, eğer kesilerek elde ediliyorsa neden 12 TL vereyim, 15 TL makinaya veririm, derken bazılarının kesilerek olmadığını okudum, baktım SIM kartın chipine kesilerek olacak gibi duruyor, kesme nasıl yapılır diye araştırdım, kesmek için kalıplar olduğunu gördüğüm videolar oldu, cetvelle, kalemle uğraşanlar vardı, bense daha farklı bir yol izledim, hatta bazı kimseler bu kesme işleminin chipe zarar vereceğinden vs.. bahsediyorlardı, neticede sitesinde ücretsiz yazarken 12 TL istenen kart için ki öğrendim ki onlar da yeni kart vermeyecek keseceklermiş, önce kendi şansımı denemem eğer olmazsa kendime kıza kıza 12 TL vermek mantıklı geldi, ancak şu anda kendimle barışık durumdayım, öve öve bitiremiyorum kendimi <img alt="oleyo.gif" src="http://forum.divxplanet.com/style_emoticons/default/oleyo.gif" border="0" /></p>
<p><b>Nasıl kestim?</b></p>
<p>Aşağıda resimde gördüğünüz, hazırladığım aletlerin yarısını kullanmadım <img alt="smile.gif" src="http://forum.divxplanet.com/style_emoticons/default/smile.gif" border="0" /> çünkü yolun yarısında genlerim mantığıma hakim oldu ve cetvel ve de kalemi kenara kaldırdım. Düşünün ki kalıp kullansaydım ya da kesme makinası halim niceydi, ya olacaktı ya da bayinin yolunu tutacaktım, kafamda hep bu motivasyon ve arada ufakta olsa chipe bıçağı kaydırma korkusunun verdiği anlımda şıpılayan terlerle olayı nihayete erdimdim.</p>
<p>Sim Kartı deneye yanıla, kese töpüleye, o delikten soktum arkadaş hatta işi o derece abarttım ki sim kartın köşesini kesip havaya girmişim sonra fark ettim, ama işin aslı şu ki aygıtı açınca internete SIM üzerinden bağlanmadımı, 23 Nisan&#8217;da elinde Türk bayrağı sallayan çocuklar gibiydi içim, açıp bayii ile paylaşasım geldi bu mutlu anı, güzel sözler söylemek istedim, 3&#8242;üne birden.</p>
<p>SIM kartı yerleştirdiğim, telefonu açtığım, teknoloji her ne kadar ilerlese de telefon açılınca şarjda 12 saat kalması gerektiğini düşünen eski kafalılardan olduğum ve nasıl çıkaracağımı bilmediğim için <img alt="smile.gif" src="http://forum.divxplanet.com/style_emoticons/default/smile.gif" border="0" /> &#8220;cımbız düşünüyorum ya da üzerine basınca çıkarıyormuş kendini ona sonra bakarım olmadı dediğim gibi cımbız&#8221; kesilmiş halde ki mikroSIM yerine şu an için kestiğim parçaları gösteriyorum.</p>
<p>Burada önemli olan noktanın ise SIM kartı keserken chipine zarar vermemek olduğunu düşünüyorum, her ne kadar burada anlatılanlardan dolayı uygulamaya geçince sorumluluk sizde olacak ve ben gram sorumluluk kabul etmeyecek olsam da <img alt="smile.gif" src="http://forum.divxplanet.com/style_emoticons/default/smile.gif" border="0" /> kartı keserken belli bir incelikten sonra hafif bir temasla ya da minimal bir kanırtma ile kesilen parça ayrılıyor, sadece maket bıçağı ile ilk çizgiyi oluşturmak, biraz sabırla en az 5-10 defa o çizgi üzerinde geçmek lazım, bazıları makasla kesmiş ancak evdeki makasların hepsi mikro değil mikro<b>n</b>SIM oluşmasına neden olurdu, parçalardı kartı, o yüzden kullanmadım.</p>
<p><b>Resimdeki Malzemeler</b></p>
<p>1-)Çoklu işleve sahip burada kenarı ile <b>cetvel</b> görevi görmeye çalışan metal aygıt<br />
2-)<b>Maket bıçağı</b>, düğmeyi çevirince kitleniyor, keskin ince ve küçük olmasına dikkat edin<br />
3-)P1200A su <b>zımpara</b>sı, su olması sorun değil zımpara alacaksanız ince olmasına dikkat edin derim, kum zımpara da olur belki<br />
4-)OSYM&#8217;nin bir sınavından kalan ucu körelmiş ve açılmamış 2B <b>kurşun kalem</b><br />
5-)Mikro hale gelen SIM kartın <b>kesilen parçalar</b>ı, fark ettiyseniz 3 parça var ancak 4 kenarından kesilmeli lakin ben SIM kartı cuk diye oturacak şekilde kesmedim, SIM&#8217;i sokunca kesmediğim uç biraz dışarda kalıyor, burada mantık, SIM kart aygıtın içinde olurda kalırsa uğraşmayalımdı, o şekilde takiınca ve olunca da hiç dokunmadım, o yüzden dışarda uç kaldığı için cımbızla çekebilirim dedim, bu şekilde çalışacağını uzun süre gideceğini hissediyorum.</p>
<div id="attachment_1754" class="wp-caption aligncenter" style="width: 577px"><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2013/05/mikroSIM.jpg"><img class="size-full wp-image-1754" alt="mikroSIM" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2013/05/mikroSIM.jpg" width="567" height="419" /></a><p class="wp-caption-text">mikroSIM</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/mikrosim-nasil-yapilir-sim-kart-nasil-kesilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ayakkabı Kokusu Nasıl Önlenir, Giderilir?</title>
		<link>http://www.langturk.com/ayakkabi-kokusu-nasil-onlenir-giderilir/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/ayakkabi-kokusu-nasil-onlenir-giderilir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2013 12:10:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[ayakkabı ayak koku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1746</guid>
		<description><![CDATA[İnternette yaptığım araştırmalar sonucu, bu konu ile ilgili güzel ve küçük bir rehber hazırlamak istedim. İşte size ipuçları. Öncelikle bu kokuya mantar ya da bakteri hastalığının neden olmadığından emin olmak gerekir eğer altta bu hastalıklar yatıyorsa koku için yapılabilecek aşağıdaki öneriler, kocakarı ilacı kıvamından öteye geçmeyecektir. 1-) Karbonat : Marketlerde bulacağınız yemek sodasından bir miktarını [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>İnternette yaptığım araştırmalar sonucu, bu konu ile ilgili güzel ve küçük bir rehber hazırlamak istedim. İşte size ipuçları.</p>
<p>Öncelikle bu kokuya mantar ya da bakteri hastalığının neden olmadığından emin olmak gerekir eğer altta bu hastalıklar yatıyorsa koku için yapılabilecek aşağıdaki öneriler, kocakarı ilacı kıvamından öteye geçmeyecektir.</p>
<p>1-) <strong>Karbonat :</strong> Marketlerde bulacağınız yemek sodasından bir miktarını akşam ayakkabılarınıza serpebilirsiniz, karbonat kokuyu alıcı ve bağlayıcı özelliktedir.</p>
<p>2-)<strong>Portakal Kabuğu:</strong> Karbonat gibi işlev gören diğer doğal bir yöntemdir.</p>
<p>3-)<strong>Koku gidericiler:</strong> Genelde ayakkabı satan mağazalardan alabileceğiniz ya da oradakilerin bildiği bir koku giderici, dezenfektan alınabilir. Karbonat ve portakal kabuğuna göre biraz daha maliyetlidir.</p>
<p>4-)<strong>Kuru ayak ve kuru ayakkabı:</strong> Mesleğim gereği ayak ile ilgili çoğu rahatsızlık başlangıçta, iyi bakılmayan ve hijeni iyi olmayan ayaklardandır. Özellikle günün büyük bir kısmında kapalı kalan ayak yer yer terleyerek, bakterilerin üremesi için nemli bir ortam adeta bir besiyeri oluşturur. Bu bağlamda gerek bakteri, gerek mantar hastalıklarından uzaklaşmak gerekse de özellikle bu hastalıkların neden olduğu kokudan kurtulabilmek için ayak ve ayakkabı, sık sürelerle havalandırılmalı ve mümkün olduğunca kurumaya bırakılmalıdır.</p>
<p>5-)<strong>Çorap giyinmek:</strong> Yine yukarıda bahsettiğimiz nedenlerle, ayakkabıyı ayağın terlemesinden dolayı oluşan nemden korumak adına ve daha sağlıklı ayaklar için çorap giymek önemlidir.</p>
<p>6-)<strong>Yıkamak: </strong>Ayakkabılar çamaşır makinası filesine konularak yıkanabilir ama burada önemli kural, ayakkabının yıkandıktan sonra mutlaka en az 24 saat kurumaya bırakılmasıdır. Ayrıca her ayakkabının yıkanmayacağını unutmamak, bunu satıcıya ya da aldığınız yere sorarak emin olmakta fayda vardır.</p>
<p>7-)<strong>Nemi önlemek:</strong> Eğer çok terleyen bir yapınız varsa, o zaman ter önleyici kremlere yönelebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Benim bulabildiklerim bu kadar, bunlara rağmen ayakkabı eğer halen kokuyorsa, şahsi kanaatim bunun ayaklarınızla ilgili tıbbi bir hastalık olmadığından emin olmak için doktara gitmeniz yönündedir, eğer doktorda bir sıkıntı yoksa ve halen ayakkabı da koku varsa ve siz başka çözümler biliyorsanız lütfen paylaşın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İyi günler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/ayakkabi-kokusu-nasil-onlenir-giderilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebook RSS ile Takip</title>
		<link>http://www.langturk.com/facebook-rss-ile-takip/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/facebook-rss-ile-takip/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Mar 2013 10:39:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[RSS]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1740</guid>
		<description><![CDATA[Bir facebook sayfasını beğendiyseniz ve takip etmek istiyorsanız, facebook&#8217;a üye olmanıza gerek yok, benim yıllardır kullandığım RSS besleme özelliği ile tüm sayfaları takip edebilirsiniz çünkü facebook&#8217;un tüm sayfalarında RSS desteği bulunmakta. Üye olmak yerine kullanacağınız herhangi bir RSS yazılımı ile, tüm ilgilendiğiniz sayfaları takip edebilir, güncellemelerden anında haberdar olabilirsiniz, bunu yapmak küçük bir çaba istediği [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bir facebook sayfasını beğendiyseniz ve takip etmek istiyorsanız, facebook&#8217;a üye olmanıza gerek yok, benim yıllardır kullandığım RSS besleme özelliği ile tüm sayfaları takip edebilirsiniz çünkü facebook&#8217;un tüm sayfalarında RSS desteği bulunmakta. Üye olmak yerine kullanacağınız herhangi bir RSS yazılımı ile, tüm ilgilendiğiniz sayfaları takip edebilir, güncellemelerden anında haberdar olabilirsiniz, bunu yapmak küçük bir çaba istediği için bu yazıyı yazma gereği duydum. Yapmanız gereken şey aslında çok basit, anlatıyorum</p>
<p><span id="more-1740"></span></p>
<p>RSS yazılımına o sayfanın RSS adresini eklemeniz gerekmekte, facebook bunu doğrudan bize vermiyor, kendimiz elde ediyoruz. Şöyle, beğendiğiniz sayfanın profil resmine tıkladığınızda aşağıdaki gibi bir adres, internet tarayıcnızın adres satırında belirecektir. Bu adresten sadece aşağıda kırmızı ve kalın yazı ile belirttiğim fbid yani facebook id numarasını alacağız.</p>
<p><em>https://www.facebook.com/photo.php?</em><span style="color: #ff0000;"><strong>fbid=33334445555566633</strong></span><em>&amp;set=a.56666669797.142466.554506666629828&amp;type=1&amp;theater</em></p>
<p>Aldığımız bu numarayı yine aşağıda belirttiğim iki adresten herhangi birine ekleyip, yeni adresimizi RSS okuyucumuza sunacağız ve böylelikle takip etmek istediğimiz sayfaları artık facebook&#8217;tan bağımsız, RSS okuyucumuz aracılığı ile takip edebileceğiz.</p>
<p>http://www.facebook.com/feeds/page.php?format=rss20&amp;id=<span style="color: #ff0000;"><strong>33334445555566633</strong></span></p>
<p>http://www.facebook.com/feeds/page.php?format=atom10&amp;id=<span style="color: #ff0000;"><strong>33334445555566633</strong></span></p>
<p>Kolay gelsin..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/facebook-rss-ile-takip/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kestane kebap :) kestane evde nasıl pişirilir?</title>
		<link>http://www.langturk.com/kestane-kebap-kestane-evde-nasil-pisirilir/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/kestane-kebap-kestane-evde-nasil-pisirilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2012 18:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[kestane]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1732</guid>
		<description><![CDATA[Bu soğuk kış günlerinde -30 dereceleri gördüğüm bir yerden yazıyorum  (duygusala bağlamasam olmuyor), &#8220;ufff bir kestane olsa da yesek sıcak sıcak &#8221; diyebileceğim soğuklar bunlar ama Rusya değil ne yazık ki. Alın bir yerlerden kestaneyi, toplanın sonra nasıl yapıldığını anlatacağım birazdan. Zengin bir aileden gelmedim, bizim evin kolonları genelde orta kalınlık ve boydaydı yani orta [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Bu soğuk kış günlerinde -30 dereceleri gördüğüm bir yerden yazıyorum  (duygusala bağlamasam olmuyor), &#8220;ufff bir kestane olsa da yesek sıcak sıcak <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  &#8221; diyebileceğim soğuklar bunlar ama Rusya değil ne yazık ki. Alın bir yerlerden kestaneyi, toplanın sonra nasıl yapıldığını anlatacağım birazdan. Zengin bir aileden gelmedim, bizim evin kolonları genelde orta kalınlık ve boydaydı yani orta direktik sizin anlayacağınız.  Küçükken evimiz sobalıydı. Soba ile ilgili yapılabilecek ne varsa, elini yapıştırıp yakmak dahil <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  her türlü fanteziyi gerçekleştiren bir neslin üyesiyim, belki yeri değil ancak sormak istiyorum hanginiz yanan sobanın üstüne tükermedi ve izlemedi, mesela. <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Neyse konumuza dönelim, resimleri ekleyelim, adım adım anlatalım.<br />
<span id="more-1732"></span></p>
<ol>
<li>Kestaneler alınır, yıkarsın ya da yıkmazsın, 220 derece sıcaklığa maruz kalacak kestaneden bulaşacak mikrop varsa zaten sen yanmışsın uğraşma boşuna. Kestaneler resimde görülen kestane çizici ile enlemesi, çaprazlamasına ya da boylamasına tercihe göre kesilir, eğer kestane kesiciniz yoksa bir bıçak yardımı ile kesebilirsiniz. Ben tombul yüzlerini kestim düz değil.</li>
</ol>
<div><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1733" title="kestane1" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane1-300x208.jpg" alt="kestane kebap" width="300" height="208" /></a></div>
<ol>
<li>Kestikten sonra 220 derecede önceden ısıtılmış fırına gireceği için, biraz nemli olmasında fayda var o yüzden 10 dk kadar, ılık suda beklettim.</li>
<li>Sonra kestaneleri yine resimdeki gibi fırının telli tepsisine dizdim.</li>
<li>220 derecede yaklaşık 20 dakika beklettim ve çıkardığımda böyleydi, afiyetle yedik yani ne diyim, size de afiyet olsun şimdiden. Kestaneleri<strong></strong>n içinin nasıl piştiği konusunda fikir versin diye detay resimler de ekliyorum.</li>
</ol>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane2.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1734" title="kestane2" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane2-300x198.jpg" alt="kestane kebap 2" width="300" height="198" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane3.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1735" title="kestane3" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane3-300x285.jpg" alt="kestane kebap 3" width="300" height="285" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane4.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1736" title="kestane4" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/12/kestane4-300x275.jpg" alt="kestane kebap 4" width="300" height="275" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Afiyet olsunn&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/kestane-kebap-kestane-evde-nasil-pisirilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>LCD Laptop Televizyon Ekran Nasıl Temizlenir?</title>
		<link>http://www.langturk.com/lcd-laptop-televizyon-ekran-nasil-temizlenir/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/lcd-laptop-televizyon-ekran-nasil-temizlenir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Dec 2012 14:46:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[ekran]]></category>
		<category><![CDATA[laptop]]></category>
		<category><![CDATA[lcd]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1727</guid>
		<description><![CDATA[En son yaptığım ekran temizliğinden sonra masaüstü LCD ekranında küçük bir siyah nokta belirdi, dedim ki bu işinde bir püf noktası elbet olmalı. Yoksa temizlikten sonra bu noktanın belirmemesi gerekiyordu, tabi bu kötü tecrübeden sonra bir süre bilgisayar ekranına dokunamaz oldum, korktum tekrar siyah nokta olur diye. Sonra ise ekran o kadar dayanılmayacak hale gelmişti [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>En son yaptığım ekran temizliğinden sonra masaüstü LCD ekranında küçük bir siyah nokta belirdi, dedim ki bu işinde bir püf noktası elbet olmalı. Yoksa temizlikten sonra bu noktanın belirmemesi gerekiyordu, tabi bu kötü tecrübeden sonra bir süre bilgisayar ekranına dokunamaz oldum, korktum tekrar siyah nokta olur diye. Sonra ise ekran o kadar dayanılmayacak hale gelmişti ki  film ya da video izlerken ekran üzerindeki kir, videolara başka bir boyut ekliyordu, gözlüksüz 3D izliyordum <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Şimdi ise bu işin püf noktasını öğrendim ve sizinle paylaşmak istiyorum ama en başından söyleyeyim, anneleriniz, sizi seven ev halkı, eve sürekli gelen temizlikçi ekranı öyle pis görüp eline aldığı kolonyalı mendille ekranınıza dalabilir, ekran bu tarz ürünlerle silinmez, silinirse sıkıntı olur, ekran kalitesi düşer, noktalanma ıvır zıvır olur  vs.. o yüzden bir an önce LCD ekran temizleme kiti alın bir köşede dursun. Şimdi size talimatları veriyorum.</p>
<ul>
<li>Temizleyeceğiniz ekranı tamamen kapatın ve fişten çekin. Yüzey sıcaksa soğumasını bekleyin. Sanırım siyah nokta oluşmasındaki hatam burada oldu, ekran sıcakken müdahale ettim. Belki de şanstır denk gelmiştir üst üste, emin değilim ancak tedbiri elden bırakmamak lazım.</li>
<li>Temizlik sıvısını ekrana doğrudan sıkmayın, spreyli de olsa önce mikrofiber beze sıkın, bezi nemlendirin.</li>
<li>Nemli mkrofiber bez ile ekranı yukarıdan aşağıya doğru silin. Böyle yaptıkça ekranın altında ya da köşelerinde toz birikebilir onları ise son olarak bir iki bez hamlesi ile alabilirsiniz.</li>
<li>Ekrandaki bazı kuvvetli lekeler bir silişte çıkmayabilir. Eğer ekran üzerinde bir leke kalırsa bezi nemlendirip dairesel hareketler uygulayarak lekeyi çıkarın. Daha sonra tekrar üzerinden yukarıdan aşağı olacak şekilde geçin ki ekranda dairesel izler kalmasın.</li>
<li>Daha sonra bezin kalan kuru kısmı ile ekranı yine yukarıdan aşağıya bu sefer kurulama mantığı ile silerek kuruluyoruz.</li>
<li>Yüzey tamamen kuruduktan sonra bilgisayarı çalıştırıyoruz.</li>
<li>Yanlız bu iş sadece ekran temizlemekle bitmiyor, özellikle laptop kullanıyorsanız, ekranın tekrar çabuk tozlanmasını engellemek amacıyla, klavyeyi de silmekte mümkünse tozları almakta fayda var yoksa laptopu ilk kapattığınız anda klavyedeki tozlar ekrana bulaşacaktır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p> <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu kadar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/lcd-laptop-televizyon-ekran-nasil-temizlenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Whey Protein Tozu ve Body Building veya Vücut Geliştirme</title>
		<link>http://www.langturk.com/whey-protein-tozu-ve-body-building-veya-vucut-gelistirme/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/whey-protein-tozu-ve-body-building-veya-vucut-gelistirme/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2012 12:57:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[body]]></category>
		<category><![CDATA[building]]></category>
		<category><![CDATA[geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[protein]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[whey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1724</guid>
		<description><![CDATA[Merak ettiğim her konuya derinlemesine dalıyorum ta ki ondan elde edebileceğim doyurucu bilgiye sahip olana kadar, daha sonra burada paylaşmaya çalışıyorum &#8220;elimden geldiği kadar&#8221;, bugün ki konumuz whey proteini, bu proteinin temel kullanım yeri olan bodybuilding sporu. Eğer bodybuilding konusunda, günümüze kadar nasıl şekillendiği konusunda ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız bunu benden beklemeyin ama size gayet [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Merak ettiğim her konuya derinlemesine dalıyorum ta ki ondan elde edebileceğim doyurucu bilgiye sahip olana kadar, daha sonra burada paylaşmaya çalışıyorum &#8220;elimden geldiği kadar&#8221;, bugün ki konumuz whey proteini, bu proteinin temel kullanım yeri olan bodybuilding sporu. Eğer bodybuilding konusunda, günümüze kadar nasıl şekillendiği konusunda ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız bunu benden beklemeyin ama size gayet başarılı ve yolunuzu açacak bir belgesel önermek isterim, ismi <a title="Pumping Iron" href="http://www.imdb.com/title/tt0076578/" target="_blank">Pumping Iron</a> ve başrollerinde Arnold S. ve Frank Colombo bulunmakta, Arnold&#8217;u tanıyoruz da F. Colombo kim diye soranlar için zaten birebir bir belgeseldir. Kısaca BodyBuilging sporunu 70&#8242;li yıllardan bu yana olan gelişimini kısaca anlatıyor diyebilirim ama sakın yanılmayın, bu sporun 70 öncesi de var ve eğer kendinize bir idol seçecekseniz 70 öncesi ve steroidlerin gündeme girmediği yerlerde arayın derim, ben öyle yaptım. Gelelim whey proteini neden kullanılıyor?<br />
<span id="more-1724"></span>Whey Proteinin asıl kullanım amacı nedir bunu net bir şekilde anlarsak mantığı çözebiliriz, neticede protein dediğiniz besinsel bileşen etrafımızda yer fıstığından tutun tavuğa kadar var, peki neden bu bileşenin whey adındaki tozunun kullanıyor bu insanlar? Tek cevabım hızlı emilim olacaktır yanına destek kelimesini de eklemek gerekiyor çünkü vücuda dışarıdan alınan bu tarz ürünlere supplement deniyor. Proteinin mümkün olduğu kadar az sindirilerek ya da sindirim sisteminde az oyalanarak kana ve oradan da başta kaslar olmak üzere ihtiyacı olduğu yerlere geçebilmesi için hızlı emilebilir özellikte olması lazım, bunun içinde vücutta bu zaman kaybına yol açan işlemlerin dışarda yapılması sonucu whey proteini üretiliyor. Yani bir litre süt içtiğiniz zaman buradaki proteinin kana karışma süresi diyelim ki 3 saatse 1 ölçek whey protein tozu aldığınız zaman aynı proteinin kana karışma oranı 30dk olabiliyor, işte aradaki bu 2,5 saat kadar süre sütün dışarda işlenmesi sonucu kazanılmış oluyor. Özellikle antrenmandan sonra protein ihtiyacı artmış olan kaslara bu şekilde hızlı protein sağlamak önemli. Buna PWO yani Post Workout protein ihtiyacı deniyor, belki de vücudun proteine en fazla ihtiyacı olduğu dönemlerin başında gelir.</p>
<p>Whey Proteini sütten elde edilen bir protein ve sütün yaklaşık %20 kadarı Whey Protein. Gözle görebileceğiniz örnek vermem gerekirse, bir peynir kutusunda ya da yoğurtta sulanma sonucu bir sıvı birikimi olur çok hafif sarı ya da yeşile çalan bu sıvı aslında whey&#8217;dir. Çoğumuz atarız bu sıvıyı, yoğurt sulanmış deriz lakin protein tüketmek istiyorsanız atmadan için ya da içirin, biliyorum tadı güzel değildir ama doğal koşullarda elde edebileceğiniz ya da görebileceğiniz en saf whey proteini budur.</p>
<p>İşin içine biraz daha girdiğinizde bu şekilde üretilen proteinlerin sadece whey olmadığını soya vs.. gibi protein çeşitleri olduğunu göreceksiniz ancak tüm bunlar arasında bir süt proteini olan whey öne çıkmıştır belki de içeriğindeki aminoasit ve protein profilinin üstünlüğünden belki de sütü bu şekilde toza dönüştürme işlemlerinin avantajından kaynaklanıyordur, emin değilim, konumuzda bu değil zaten.</p>
<p>Eklemeden geçmek istemiyorum son zamanlarda televziyonlarda bazı haberler ortaya çıkıyor,  protein tozu içti bodybuilding yaparken öldü vs.. siz de duymuşsunuzdur ya da duyacaksınız, öncelikle bir kişi bodybuilding salonundaysa ve bir shaker ya da şekli farklı bir şişeden protein tozu değil kana kana su içse bile onun adı protein tozudur çünkü bu konuda bilgisi olmayanların aklına ilk bu gelir neden? En bilinenidir ancak bu insan supplement olarak bilinen tonlarca ürün alıyor olabilir ayrıca bu kimsenin sağlık problemi de olabilir, yanlız bunlar fazla düşünülmez önemli olan ölüme sebep olduğu ortaya sürülen maddenin çoğu kişi tarafından kullanılıyor olması ve bu haberin böylece etki yaratmasıdır burada vurucu kelime &#8220;protein tozu&#8221; olacaktır.</p>
<p>Haber kanalları haberi verirken bunun sorumluluğunu çok taşımıyorlar, bir insanın neden öldüğünün net sebebi size adli tıp raporu ile verilir, bodybuilding salonunda ya da çıktıktan kısa süre sonra ölen kişiyi son görenin protein tozu içiyordu demesi ile değil, işte bu sorumluluktan yoksun haberlerle kendinizi korkutmak yerine, protein tozunun kullanımı açısından yapılması gereken en önemli şey hatta herhangi bir spora başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmektir, bunun yanında bu kontrolleri spor yaptığınız süre boyunca belli aralıklarla sürdürmektir. Konunun bu boyutuna çok fazla girmeyeceğim çünkü bu yazı protein tozunu özendiren bir yazı değil, bilinçlendirmek ve bilgilendirmek için yazılmış bir yazı niteliğini taşıyor, neticede sorumluluk ve tercih alan kişiye kalmıştır.</p>
<p>Ayrıca bana sorarsanız proteinin asıl alınması gereken formu yiyeceklerdir yani bodybuilding sporunu yapan kimseler öncelikle protein değeri yüksek yiyeceklere yüklenmelidir, neden derseniz biyolojik değeri en fazla olan protein doğal olanlardır. Biyolojik değer derken, en iyi sindirilen diyelim ya da sindirilirken vücudu en az yoran, vücudun hiç yabancı olmadığı da denebilir, yani bir kutu protein tozu alıp 3 öğün bundan içmek mantıklı değildir zaten o zaman normal gıdalardan protein emiliminiz de olumsuz etkilenebilecektir, protein tozu ihtiyaç halinde kullanılabilecek kaynağı doğal olan ancak kimyasal işlemlere tabi tutulmuş proteindir. Mümkün olduğunca doğal gıdalardan protein almaya bakın ve diyetinizi protein ağırlıklı yapın, yetmediğini düşündüğünüz anda belki bu yazıma geri dönmek istersiniz. Belki bu noktada hangi besinde ne kadar protein var, ne yiyeceğim ben dediğiniz sırada size güzel bir site önerebilirim. <a title="besinler.net" href="http://besinler.net/" target="_blank"> BESİNLER.NET</a> uğrayın bu siteye şahsen çok beğeniyorum.</p>
<p>Konu çok dağılmasın istiyorum, protein diyorduk, tersinden anlatayım, proteinin vücuttan en en en hızlı emileceği formu aminoasittir, bundan sonra peptit bağları ile aminoasitler birbirine bağlanır ve yavaş yavaş sindirilmesi daha fazla zaman isteyen kompleks yapılı proteinler oluşur. Whey proteini aminoasitleri doğal olarak içerir ancak bu aminoasitler peptit bağları ile birbirine bağlanmış ve yine sindirilmesi gereken yapılar şeklindedir. Eğer bir whey proteini alıyorsanız içeriğine baktığınızda 3 çeşit olduklarını görebilirsiniz, yani whey proteinleri sindirilme hızına ve içindeki proteinlerin yapısına göre 3&#8242;e ayrılır, aşağıda bunları emilme hızlarına göre en yavaştan en hızlı emilene göre sıralıyorum, en yavaş emilen konsantre form en hızlı emilen hidrolize formdur, tahmin edin neden? Çünkü geçirdiği işlemler sonucu en küçük parçalarına ayrılan form hidrolize formdur ve daha pahalıdır. Eğer proteinin çok çok hızlı vücuttan emilmesini istiyorsanız ve whey kullanacaksanız  (aminoasit vs whey ayrı konulardır, istek gelirse girerim) bu hidrolize form olmalı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Whey Protein Concentrates : Konsantre Whey Protein -&gt; En yavaş emilen Whey</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Whey Protein Isolate: İzole Whey Protein</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Whey Protein Hydrolized: Hidrolize Whey Protein -&gt; En hızlı emilen Whey</strong></span></p>
<p>Sadece bu da değil, geçirilen kimyasal işlemler arttıkça yani whey daha hızlı emilir hale sokuldukça bazı özelliklerini kaybediyor deniliyor. Konsantre whey mesela içinde daha fazla karbonhidrat, kolesterol ve laktoz içerirken, bu kimyasal işlemler sonucu hidrolize whey neredeyse bu bileşenleri hiç içermiyor ve ayrıca artık proteinler, vücutta çok hızlı parçalanacak peptit bağlı hallerine getirilmiş oluyorlar. Sadece hızlı emilme değil, laktoz intoleransı olan bir kişi  bunlardan kullanacaksa mantıklı olanı hidrolize whey gibi görünüyor.</p>
<p>Yazının başında dediğim gibi hızlı emilmenin önemli olduğu yerler var, bunların başında post workout yani bodybuilding yaptıktan sonraki süre geliyor, burada hidrolize whey kullanmak sanki daha mantıklı diğer taraftan gün içinde hızlı emilme ihtiyacına değil protein içeren diyet kullanmaya özen göstermelisiniz yani doğal yiyecekler kullanmalısınız, bu tozların bağımlısı olmak inanın bana sağlıklı bir şey değil, nedenlerinden bazılarını başta yazdım, biyoloji değer mesela.</p>
<p>Hatta bu noktada biraz ferahlatıcı bilgi vereyim, her ne kadar en hızlı emilen form hidrolize edilen form denmiş olsa da yapılan bazı çalışmalar, izole ve hidrolize arasında aman aman fark yaratacak bir durum olmadığını söylüyorlar. Yani hidrolize whey yerine izole de tercih edilebilir gibi duruyor.</p>
<p>Şunu da unutmayın, bu ürünleri satan firmalar, koca koca şişmiş vücutaları ile reklam amaçlı pek çok bodybuilding sporcusunu ekrana çıkarabilir ve ben bundan içiyorum dedirtebilir. Ancak aşağıda bazı bazı video bağlantıları vereceğim acaba bu adamlara her öğün protein tozumu veriyorlar  da bu adamlar bu denli kalıplı ya da gelişkin, bodybuilding ya da vücut geliştirme tek yönlü değildir ve her şey supplement demek değildir, genetikten tutun bir hareketi doğru yapıp yapmadığınıza kadar o kadar çok etken vardır ki, bakın adı üstünde supplement olan bu ürünler destek amaçlıdır eğer proteini yeteri miktarda gıdalardan alıyorsanız, çok ta yönelmenizi tavsiye edeceğim şeyler değillerdir ancak olayı bir böyle anlatmak var bir de protein tozu ölüm saçıyor demek var. Ben anlatarak tercihi size bırakmayı daha doğru buluyorum ve vücuda doğal olmayan ne alıyorsanız doktor kontrolü demeden geçmek istemem.</p>
<p><iframe width="500" height="375" src="http://www.youtube.com/embed/rKnKA-ppfE8?feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><iframe width="500" height="281" src="http://www.youtube.com/embed/BzlJ_xDzmdg?feature=oembed" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Sağlıcakla Kalın,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/whey-protein-tozu-ve-body-building-veya-vucut-gelistirme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşınabilir diskten EFİ GPT sistem bölümü ve kurtarma recovery bölümünün silinmesi</title>
		<link>http://www.langturk.com/tasinabilir-diskten-efi-sistem-bolumu-ve-kurtarma-recovery-bolumunun-silinmesi/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/tasinabilir-diskten-efi-sistem-bolumu-ve-kurtarma-recovery-bolumunun-silinmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 13 Aug 2012 22:04:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[efi]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarma]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1711</guid>
		<description><![CDATA[Aldığınız bilgisayarda 64bit windows işletim sistemi kuruluysa ve bu bilgisayardaki sabit diski çıkarıp taşınabilir bir disk gibi kullanmak istiyorsanız (belki yerine SSD takmak isteyeceksiniz) çıkardığınız  sabit diske format atarsınız, böylece belki başka bir bilgisayarda HDD ya da alacağınız disk kutusu ile taşınabilir disk şeklinde de kullanabilirsiniz. Bu format işlemini windows arayüzü ya da yönetimsel araçlar [...]]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<p>Aldığınız bilgisayarda 64bit windows işletim sistemi kuruluysa ve bu bilgisayardaki sabit diski çıkarıp taşınabilir bir disk gibi kullanmak istiyorsanız (belki yerine SSD takmak isteyeceksiniz) çıkardığınız  sabit diske format atarsınız, böylece belki başka bir bilgisayarda HDD ya da alacağınız disk kutusu ile taşınabilir disk şeklinde de kullanabilirsiniz.</p>
<p>Bu format işlemini windows arayüzü ya da yönetimsel araçlar kısmındaki disk yönetiminden yapmak isterseniz, silemeyeceğiniz ya da format atamayacağınız bazı bölümler olduğunu görürsünüz. Bu bölümler başlıkta da bahsettiğim <span style="text-decoration: underline;">EFİ sistem bölümü</span> ve <span style="text-decoration: underline;">kurtarma bölümü</span> ya da <span style="text-decoration: underline;">recovery bölümü</span> olarak geçer. EFİ yine çok yer tutmasa da kurtarma bölümü 20-25 GB yer kaplar, işte biz artık taşınabilir özellikte kullanacağımız bu disk için gerekli olmayan bu bölümleri silerek ekstra yer kazanabiliriz.</p>
<p>Bunun için <strong>Donatılar -&gt; Komut İstemi</strong> uygulamasını çalıştırın.</p>
<p>Ekrana <span style="color: #ff0000;"><strong>diskpart</strong></span> yazın, diskpart bir windows disk düzenleme uygulamasıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">list disk</span></strong> komutunu verin ve böylece sistemde olan diskler listelenecektir. Burada işletim sisteminin yüklü olduğu ya da önemli verileri kaydettiğiniz diskleri diğerlerinden ayırmanız lazım, bunun için boyutu kullanabilirsiniz. Mesela aşağıda şekilde gördüğünüz gibi benim işletim sistemimin yüklü olduğu sabit disk boyutu 111 GB ve asıl formatlamak istediğim ve başka bir bilgisayardan çıkardığım disk ise 750 GB, bu yaklaşık değerler ile işlem yapamk istediğim disk numarasının 1 olduğunu buluyorum. Sizde biçimlendirmek istediğiniz disk numarasını disk boyutunundan yararlanarak bu şekilde bulabilirsiniz, aşağıdaki select disk komutunun yanına burada bulduğum ve biçimlendirmek istediğim diskin numarasını yazıyorum, tekrarlıyorum bu numara sizin sistemde farklı olacaktır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Select Disk</span></strong> 1(unutmayın 1 yerine siz işlem yapacağınız disk numarasını yazacaksınız, o kadar dil döktüm sorumluluk kabul etmem yani <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  yanlış bir şey silersiniz, aman dikkat!)</p>
<p>Ve son olarak vereceğim <strong><span style="color: #ff0000;">clean</span></strong> komutu ile bu disk üzerindeki tüm bölüm bilgilerini siliyorum ki daha sonra <strong>Denetim Masası -&gt; Yönetimsel Araçlar -&gt; Disk Yönetimi</strong> penceresinden sabit diski biçimlendirebileyim.</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/08/efi_diskpart.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1713" title="efi_diskpart" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2012/08/efi_diskpart-300x148.png" alt="" width="300" height="148" /></a></p>
<p>Evet bu işlemde bu kadar&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Not</strong></span>: Ancak bu işlemlerin herhangi bir noktasında istediğiniz verimi alamazsanız ya da sonuca ulaşamazsanız o zaman  çoğu sabit disk işlemini yapmanızı sağlayan ve ücretsiz olan <a title="easeUS" href="http://www.partition-tool.com/" target="_blank">EaseUS Partition Master Home Edition</a>  adlı yazılımı kullanmanızı tavsiye ederim.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/tasinabilir-diskten-efi-sistem-bolumu-ve-kurtarma-recovery-bolumunun-silinmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
