<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>LT</title>
	<atom:link href="http://www.langturk.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.langturk.com</link>
	<description>Sadeliğin gücünü hafife almayınız :)</description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 May 2012 14:50:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Kombi kalorifer petek ısınmıyor ya da ısıtmıyor</title>
		<link>http://www.langturk.com/kombi-kalorifer-petek-isinmiyor-ya-da-isitmiyor/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/kombi-kalorifer-petek-isinmiyor-ya-da-isitmiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2012 19:43:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ısınma]]></category>
		<category><![CDATA[ısıtma]]></category>
		<category><![CDATA[kalorifer]]></category>
		<category><![CDATA[kombi]]></category>
		<category><![CDATA[petek]]></category>
		<category><![CDATA[purjör]]></category>
		<category><![CDATA[reglaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1673</guid>
		<description><![CDATA[Hepimizin başına gelebilecek bu sorunla karşılaştıktan sonra tesisatçı ya da kombici artık ne diyorsanız çağırmadan önce bireysel olarak yapabileceklerinizi anlatmak aynı zamanda bu tesisat olayı ile ilgili bazı bilgiler vermek istiyorum. Kombi 70&#8242;de de yansa peteklerin (iki peteğin) alt kısımları ısınmıyordu. Benim sorunum buydu ancak bu sorunu araştırıp çözüm bulana kadar pek çok bilgi edindim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimizin başına gelebilecek bu sorunla karşılaştıktan sonra tesisatçı ya da kombici artık ne diyorsanız çağırmadan önce bireysel olarak yapabileceklerinizi anlatmak aynı zamanda bu tesisat olayı ile ilgili bazı bilgiler vermek istiyorum.</p>
<p>Kombi 70&#8242;de de yansa peteklerin (iki peteğin) alt kısımları ısınmıyordu. Benim sorunum buydu ancak bu sorunu araştırıp çözüm bulana kadar pek çok bilgi edindim, reglaj, purjör gibi kelimeleri hayatımda ilk defa duydum.</p>
<p>Temelde bu sorunun sebebini ikiye ayıralım, ya kombide bir arıza vardır ya da tesisat sisteminizde (kalorifer, petek, borular). Ancak bizler genelde kombi ile ilgili sıkıntılar yerine tesisatla ilgili sıkıntılar çekeriz ve ilerde anlatacağım havasını almakla sorunu çözeriz, aslında işin yüz güldürücü yanıdır, kombide arıza olmasından iyidir. Daha az maliyetli bir sorundur ve çözümü kolaydır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kombide ne gibi arızalar olabilir.</strong></span></p>
<p>Her kombide bir devir daim pompası vardır. Bu pompa belli bir güçle suyu pompalar, bunun ayarının 1-2-3 kademe olduğundan bahsettiler, ben kombide bunu ayarlayacak yer bulamadım ve açıp kombi teknik servisine sordum, kendileri &#8220;abi biz onları 3&#8242;e ayarladık fabrikadan en yüksek devirde geliyor&#8221; dediler, bu durumda sorun kombinin <strong>1-devir daim pompasının gücü</strong>nde değildi.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">İpucu :</span></strong> Bu devir daim olayına aslında ayrıntılı girmek lazım, sıcak suyun devir daimi ne zaman tamamlanıyor? Mesela kombide 70 derece ayarlıyorsunuz, kombi tüm peteklerdeki su ısısı 70 derece olana kadar  suyu ısıtmaya çalışıyor, o dereceye ulaştıktan sonra ise kendini otomatiğe alıyor ve ısı biraz azaldığında tekrar devreye giriyor, böyle olunca kombiyi neden asla tam olarak kapatmamak gerektiği anlaşılabiliyor. Kapattığınızda sürekli olarak suyu ısıtmak zorunda olan kombi daha çok çalışıyor ve daha fazla doğal gaz tüketiyor, bu nedenle evin içi sıcak dahi olsa kombiyi asla kapatmamalı teorisi güçleniyor. Evde olmasanız da uzun bir süre eve uğramayacak dahi olsanız kombiyi en düşük ayara alın mesela bende bu ayar 35 dir, o şekilde çalışsın, aksi takdirde bu bilgileri öğrenmek için benim gibi fazla miktarda doğalgaz ödemek zorunda kalabilirsiniz ki bunu istemiyorum.</p>
<p><strong>2-Kombinin giriş çıkış filtreleri</strong>nde sorun olabilir, kireçli su vs.. kombiyi tıkamış olabilir ancak bu durumda sistemin geneli etkilenir, bir değil peteklerin hepsinde bir soğuma olur ya da  kombi E5 E6 gibi bir uyarı ile durumu size haber verir. Ayrıca benzeri hatalara eşanjör denen ve kombinin içinde bulunan ısı değiştirici levhaların kireçten dolayı arızalanması da eklenebilir ki bu tarz teknik bilgiler evin adamı için gereksizdir <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  . Yine bu durumda kombinin E7 E9 gibi hatalar vermesinin bekleriz.</p>
<p>Birde unutmadan, kombilerin çoğunun altında bir musluk vardır, <strong>3-kombinin suyunun yanılmıyorsam belli bir basınçta olması lazım</strong>, bu basıncı sisteme su ekleyerek sağlıyorsunuz, bir keresinde E4 (Termodinamik kombi kullanıyorum) hatası almıştım, bu hatanın anlamı ise sistemde su kalmadığı idi, bu durumda kombinin altındaki vanayı açarak, sisteme gösterge 2&#8242;nin biraz altını gösterene kadar su alıyorsunuz. (Mevsim kıştı ve teknik servis bana böyle söylemişti belki yaz olduğunda alınacak su miktarı değişebilir ama ben sürekli bu şekilde kullanmayı düşünüyorum, aksi söylenmedikçe)</p>
<p>Kısaca kombi ile ilgili arızalar genelde kombinin ekranında hata uyarısı verir diyerek evin adamının daha çok karşılaştığı ve kendisinin çözebileceği tesisatla ilgili problemlere dönelim.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tesisatla ilgili problemler</strong></span>i ise 3&#8242;e ayıralaım. <strong>1-Tesisatın yapısı ile ilgili</strong> (borulardaki çatlaklar, yanlış boru kullanımı, yanlış yapılan kaynaklar, ek boruların dirseklerin fazla olması) bu tarz sorunlara nadir denk gelinir, çünkü ya sizden önce oturmuş biri vardır, çözmüştür ya da yeni apartmana girdiğinizde tesisatı kontrol etmişlerdir. Eğer böyle bir sorun varsa tesisatçı çağırmaktan başka yapacak herhangi bir şey olduğuna inanmıyorum.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Not:</strong></span> Kaloriflerlerim ısınmadığında bilmek istediğim bazı şeyler vardı ve nette yazmıyordu onları size aktarmak istiyorum. Öncelikle kalorifere giren ve çıkan borulardan hangisi giriş hangisi çıkış öğrenin? Tesisatçıya sorduğumda üstten gelen boruların giriş alttakilerin ise çıkış olduğunu ve çoğu yerde devir daimi sağlamak için böyle yapıldığını ifade etti. Bu neden önemli? Reglaj adında bir ayar var, bu ayarı kaloriferleriniz yansın yanmasın yapmanız gerektiğini düşünüyorum, çünkü tahminin kombinin doğalgaz harcamasını azaltacak ve ona daha az yük bindirecektir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>Reglaj Ayarı Nasıl Yapılır?</strong></span></span></p>
<p>Kombiye en yakın olan petekler daha iyi ısınır, petek uzaklaştıkça ısınması da azalır. Yani isterseniz termometre ile ölçün isterseniz elinizle kontrol edin, uzaktaki petek sıcak olsa da kombiye en yakın peteğe göre daima biraz daha soğuktur. Bunun nedenleri değişik ancak ortak noktası şu, kombi sistemde dönen suyun mesela 70 derece olduğunu anlayana kadar 70 dereceyi elde etmek için çalışacaktır. Bu nedenle kombinin daha az çalışabilmesini, sistemin daha çabuk ısınabilmesini sağlamak için bu ayarı yapmalıyız.  Öncelikle kalorifer sisteminizi, hattınızı iyi bilmeniz lazım. Ben tesisatçıya sorarak öğrendim. Hangi kaloriferler birbirine bağlı. Aynı hat üzerinde olan kaloriferler hangileri? Diyelim ki bizim evimizde 8 kalorifer var ve bunlar 2 hat üzerinde dizilmiş ve biz ilk hatta bu uygulamayı yani reglaj ayarını dört kalorifer üzerinde yapacağız. Hattınızı öğrendikten sonra kombiye en yakın olan peteğin dönüş vanasını (çoğu petekte altta olan vanadır) tamamen kısın, daha sonra bir tur açın (aynı noktaya tekrar gelene kadar bir tur çevirin). Hat üzerindeki ikinci peteğe geçin, dönüş vanasını tamamen kısın ve daha sonra iki tur açın, hat üzerindeki üçüncü peteğe geçin dönüş vanasını tam kapatın sonra 3 tur açın, en son peteğin ise dönüş vanası tamamen açık olsun. Böyle olunca tesisat sisteminde ayrı bir basınç yaratılmış olacak ve ilk petekte çok ısınmış olan su diğer peteklere daha çabuk gidecektir ve sistem daha hızlı ısınacaktır, hem kombinin daha performanslı çalışmasını sağlar hem de eğer ara kademelerde az da olsa tıkanıklık varsa artan basıncın bu tıkanıklığı açması muhtemeldir şeklinde düşünebiliriz. Bunlar profesyonel değil tamamen kendi görüşlerim ve edindiğim tecrübelerden çıkardıklarımdır.</p>
<p><strong>2-Kaloriferin ve peteklerin üst kısmının ısınmadığı durumlar</strong> da ise genelde petekte hava olduğundan bahsedilir çünkü hava nerede olursa olsun sudan hafif olduğundan peteğin üst kısmına toplanarak çıkacaktır ve sistem kapalı olduğundan birikecek, suyun o bölgelere ulaşıp peteği ısıtmasını engelleyecektir. Bu durumda sistemin ya da peteğin havası alınması gerekir ama nasıl?</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">İpucu:</span></strong> Bir peteğe baktığınızda, petek çeşitlerine göre değişmekle birlikte 4 adet giriş çıkış vardır, bunlardan iki tanesi yukarıda bahsettiğimiz  suyun girdiği ve çıktığı vanaların bulunduğu giriş çıkışlar, diğeri havanın alınmasını sağlayan giriş çıkış kısmıdır, burada purjör denen ve kelebeğe benzeyen hava almaya yarayan özel bir aletin gireceği ya da normal düz tornavida ile çevirebileceğiniz ve üzerinde vidanın gireceği oyuk bulunan özel bir vida bulunur, son olarak ise mühürlenmiş gibi ancak ingiliz anahtarı ile açılabilecek daha sonra anlatacağım yıkama işleminde kullanılabilecek bir giriş çıkış vardır. Bu bilgilerden sonra sistemin havası nasıl alnır ona değinelim.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;">Kalorifer ya da peteğin havası nasıl alınır?</span></span></strong></p>
<p>Öncelikle şunu belirteyim ki havanın alınacağı bölgeden ahım şahım sibobtan çıkar gibi hava çıkmasını fırtınalar koparmasını beklemeyin, kovalarca su boşaltmaya çalışmayın. Purjör ya da düz tornavida ile özel vidayı çevirin, hava varsa çıkacaktır. Havanın çıktığını ise delikten su gelirse anlarsınız yani delikten su geliyorsa kapatın artık çıkacak hava çıkmıştır. Hava almak bu denli kısa süren bir iştir. Yani maksimum 5-10 saniye sürer, su geldikten sonra elde kovayla hava ha çıktı ha çıkacak umuduyla beklemeyin, benim gibi peteğe baka baka aşık olursunuz. <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ayrıca aldığınız su da hiçbir işe yaramaz yani o kadar küçük delikten gelecek suyun da size faydası olmaz. Şu olabilir, bir süre suyun gelmesine bakar ve suyu kontrol edersiniz (özellikle rengini), eğer havasını almanıza rağmen kalorifer 5-10 dakika için de tepki vermiyor, o hava olan yerler sıcak su ile dolmuyorsa, kontrol ettiğiniz su kirli ise gelin hadi şimdi kaloriferi yıkıyalım.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;">Kalorifer nasıl yıkanır?</span></strong></p>
<p>Grekoromen güreşçi usulü yıkanmaz, yani kaloriferi yerinden söküp banyoya taşımanıza, orasından burasından hortumla su vermenize gerek yoktur, bazı forumlarda okudum, zamanı çok olan arkadaşlar bununla uğraşmış ama gerek yok. Şunu bilin ki kalorifer yıkamak öyle hava almaya benzemez, tek kişinin purjör ya da leğenle yaptığı akrobatik hareketlerden esinlenmez. En az 3 kişi gerekir, neden? Bir kişi o mühürlenmiş  dediğim çıkışı ingiliz anahtarı ile  açıp bardaktan boşanırcasına çıkan suyu kontrol ederken, kovaya ya da leğene boşaltmakla cebelleşirken (elinizi suyun önüne koyun hem elinizi yıkarsınız <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' />  hem de suyun hızlı gelişini ve ortalığı batırmasını biraz engellersiniz), diğer kişi kalorifer üzerindeki vana giriş  çıkışlarını kontrol edecek, bir diğer kişi ise kombinin ya da sistemin suyu bittiğinde ki muhakkak bitecektir kombiye daha önce bahsettiğim alttaki vanayı kullanarak su basacak. Bu arada evde küçük çocuk ya da işe yaramak için ortalarda gezinen biri varsa onu da kovaya dolan suyu tuvalete boşaltmak gibi bir amelelikle görevlendirebilirsiniz. En az 2 kişi şart, sadece süre uzayacaktır. Yıkama olayı ise tamamen spontane, boruların özelliğinden dolayı akacak suyun asla berrak olmasını beklemeyin, en iyi açık kahverengi olacaktır, bir giriş vanasını açıp kapatarak, bir çıkış vanasını açıp kapatarak, her ikisi kapalıyken her ikisi açıkken, bir kombiye su vererek yani tamamen spontane gelişen olaylar zinciri sonucu, çıkan suyun rengini en önemli gösterge olarak alarak bu yıkama işlemini tamamlayacaksınız.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Şimdi kısa bir özet geçelim</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Kaloriferin üst yarısı ısınmıyorsa ya da üstte bir kısım ısınmıyorsa o zaman hava vardır (yukarıda anlatıldığı gibi havasını almaya bakın). Kaloriferin alt yarısı ısınmıyorsa devir daim düşüktür (reglaj ayarını yapın, kombiciye pompa ayarı en yüksekte mi sorun) filtrede sıkıntı vardır (kombi hata veriyor mu bakın) petekte pislik birikmiştir (yıkayın ya da tesisatçı çağırın gelsin yıkasınlar), bazen petekte alt kısımda ufak bir bölgenin daha az ısındığını fark edebilirsiniz, bu gayet normal bir durumdur canınızı sıkmayın. <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bunların dışında bir sorun varsa yorumlara yazın lütfen.</span></p>
<p>Bu macerada en güzeli de bu yazıyı yazacak olmamı bilmemdi, kalorifer kombi petek maceram bu yazı ile sonlandı diyebilirim.</p>
<p>Kalın sağlıcakla.. güzel okurlarım benim..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/kombi-kalorifer-petek-isinmiyor-ya-da-isitmiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü &#8211; Dokuz Patron Olayı</title>
		<link>http://www.langturk.com/10-ocak-calisan-gazeteciler-gunu-dokuz-patron-olayi/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/10-ocak-calisan-gazeteciler-gunu-dokuz-patron-olayi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 14 Jan 2012 16:37:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1662</guid>
		<description><![CDATA[Geçmedi mi? Geçti geçti de, bilinçsizce geçti! Biz sanıyoruz ki gazetecileri ne kadar çok düşünüyorlar ve böyle bir günleri var vs.. ama kazın ayağı öyle değilmiş. Bugün gazete patronlarının bile kutladığı ama zamanında bu büyük gazete patronlarının aldıkları hatalı bir karardan dolayı doğmuş bir gün. Gerçi bazı gazeteci arkadaşları kutlayarak bu günü geçiştirmiştim ama haksızda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçmedi mi? Geçti geçti de, bilinçsizce geçti! Biz sanıyoruz ki gazetecileri ne kadar çok düşünüyorlar ve böyle bir günleri var vs.. ama kazın ayağı öyle değilmiş. Bugün gazete patronlarının bile kutladığı ama zamanında bu büyük gazete patronlarının aldıkları hatalı bir karardan dolayı doğmuş bir gün. Gerçi bazı gazeteci arkadaşları kutlayarak bu günü geçiştirmiştim ama haksızda değilim hangi günü sorguluyoruz ki? Böyle bir gün var kutlanıyor, aç telefonu kutla,yazı yaz ya da en basitinden doğum günleri bile bu halde, yerlerde sürünüyor. Metroda beni bunaltan ve kişilerin gözlerinin birbirinden kaçırıp anlamsız anlamsız metro koltuklarına baktığı, yerdeki döşemelerin üzerindekileri desenleri saydığı günde, Büyükşehir Ankara diye bir dergi elime geçti, derginin kapak sayfasının arkasında bu kutlanan gün ile ilgili aynen şunlar yazıyordu, gayet ilgiyle okudum, sizinde yararlanmanızı istiyorum ve artık hangi günü niye kutladığımızı kendime hep soracağım, arkasında çok değişik şeyler olabiliyor! Mesela bir gazetenin prematüre doğuşunun öyküsü var aşağıda!</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlgili yazı</strong></span></p>
<p>1961 yılında, gazetecilerin çalışma haklarına önemli iyileştirmeler getiren ve sosyal haklarını güvence altına alan 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi (<strong>Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul, YeniSabah</strong>), yasayı protesto etmek için 3 gün süresince gazeteleri yayımlamama kararı aldılar.</p>
<p>10 Ocak 1961 sabahı, gazetelerini ellerine alan okuyucular, “Gazetemizi 3 Gün Kapatıyoruz” başlığıyla ve altında da dokuz gazete patronunun ortak bildirisi ile karşılaştılar.</p>
<p>BabIâli’de &#8216;<strong>DokuzPatron Olayı</strong>&#8216; olarak anılan gelişme karşısında, gazetecilerde 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla, İstanbul Gazeteciler Sendikası binası önünde toplanarak, Valiliğe kadar yürüdüler. Gazeteciler Sendikası da aynı gün yaptığı toplantıda, patronların üç günlük boykotları süresinde, ‘<strong>BASIN</strong>’ adlı bir gazete yayınlama kararı alarak, 11,12,13 Ocak 1961 tarihlerinde kendi gazetelerini çıkardılar. Basın Gazetesi, teknik olanaksızlıklar nedeniyle bazı eksiklikler taşımasına rağmen, okuyucuların büyük ilgisini çekti ve 100 bin tiraj gibi o gün için çok önemli bir noktaya ulaştı.</p>
<p>O tarihten sonra 10 Ocak, &#8216;Çalışan Gazeteciler Bayramı&#8217;olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart askeri müdahalesinden sonra çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak tarihi, &#8216;Bayram&#8217;olmaktan çıkarıldı ve &#8216;Çalışan Gazeteciler Günü&#8217;olarak anılmaya başlandı.</p>
<p>p</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/10-ocak-calisan-gazeteciler-gunu-dokuz-patron-olayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal medyanın etkin kullanımı</title>
		<link>http://www.langturk.com/sosyal-medyanin-etkin-kullanimi/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/sosyal-medyanin-etkin-kullanimi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 05:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1658</guid>
		<description><![CDATA[Sosyal medya nedir, ne değildir? &#8220;Başlama yine&#8221; &#8220;Senden mi öğreneceğiz&#8221; vs.. eğer cümleye böyle girersen tabiki karşılığında &#8220;evet seni dinliyorum&#8221; diyen bir kütüphane kalabalığı bulamazsın hele ki sosyal medyayı artık 5 yaşındaki çocuk dahi sana anlatacak kıvama gelmişken &#8220;amca  bak şimdi  [amca diyor utanmadan abi diyeceksin evladım ]  facebook ile arkadaş oluyosun, twitter ile tivi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya nedir, ne değildir? &#8220;Başlama yine&#8221; &#8220;Senden mi öğreneceğiz&#8221; vs.. eğer cümleye böyle girersen tabiki karşılığında &#8220;evet seni dinliyorum&#8221; diyen bir kütüphane kalabalığı bulamazsın hele ki sosyal medyayı artık 5 yaşındaki çocuk dahi sana anlatacak kıvama gelmişken &#8220;amca  bak şimdi  [amca diyor utanmadan abi diyeceksin evladım <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ]  facebook ile arkadaş oluyosun, twitter ile tivi atıyorsun, formsprings&#8217;te sana soru soruyorlar, sonra neydi o &#8230;.&#8221;  diye giderken bu konuşma aslında fark ediyorsun ki 5 yaşındaki çocuk ile arandaki fark; onun bu temelleri iyi bilinen sosyal medyayı nasıl etkin olarak kullanacağını bilmemesi.</p>
<p>Bizi çocuklardan ya da pencereye tıkla dediğimizde kalkıp pimapene vuran annemizden ayıran da bu olmalı, akan teknolojiye ayak uydurmalıyız bir şekilde ancak bugüne kadar sosyal medyayı gerçekten ihmal ettim, benim sosyal medyayı ihmal etmemden kime ne? Demeyin öyle, pagerank 6 olan her ay binlerce kimsenin ziyaret ettiği 6 yıllık bir günlüğün sahibinin sosyal medyayı kullanan okuyucularına karşı da bir sorumluluğu olmalı değil mi? Ama bu sorumluluğun altına girmek kolay değil, herşeyi tek başına çeviren bu arkaşınızın, buranın dışında normal hayatında pek çok zorluk var ve facebook, twitter, formspring vs&#8230; altına girmeyi göze alamıyor(du) kolay kolay!</p>
<p>Ama sadece sen göze alamıyorsun diye seni takip edenlerden sahip olduklarını, internette keşfettiklerini saklamak bencilce değil mi? Evet öyle görünüyor, sahip olduğun şeyler ne ki? Altın mı dağıtacaksın? Olsa da dağıtsam keşke ama daha önemli şeyler paylaşıyoruz buralarda, altın değerinde ve özgün bilgiler, makaleler ve şu yazdığım yazılara gelen teşekkür mesajları halen buranın dimdik durmasını sağlıyor.  Böyle garip ve güzel bir yer oldu LT, ziyaret etmekten yorumları onaylamaktan, okumaktan, cevaplamaktan mutlu olduğum! Bunu ben sağlamadım sizlerin katkısı yabana atılmayacak derecede çok, şurayı ziyaret eden her kişinin bir şekilde (google algoritmaları ıvır zıvır) tekrar dönsün dönmesin mutlaka katkısı vardır, google reklamlarına tıklayanları saymıyorum bile onlara ayrıca teşekkür ederim.</p>
<p>Evet eskiden sekmeli tarayıcıların olmadığı zamanlardan, tarayıcıları parayla satın aldığımız zamanlardan bahsediyorum (yok yok o kadar yaşlı değilim ama aklım başımda askerliğimi yapmışım <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) önce beğendiğimiz bir sayfayı kopyalayıp yarım yamalak metin dosyasına yapıştırır saklardık ya da adresini yapışıtırırdık ki sonra unutmadan ziyaret edebilelim  (o zamanlar nerede öyle çok site o kadar az site olurdu ki o metin dosyasında boyutu 5 KB&#8217;yi aşmazdı), sonra HTML şeklinde saklayabildik, sonra değişik formatlar girdi işin içine, sonra  favoriler daha sonra stumble, delicious ıvır zıvır derken aldı başını gitti bu iş, hangi birine el atacaksın? Bugünün trendi yarının eskisi oluyor, durup durup soruyorsun kendine, oraya yaz buraya yaz sonra bakıyorsun ki tükeniyorsun, gücün herşeye yetişmeye yetmiyor, bu kadar çok seçeneğin olduğu yerde seçim yapmak zorundasın ve işte bende bu seçimin eşiğine geldim (nasıl yazdıysam gözlerim doldu <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) demem o ki evet sosyal medyada LT olarak olmam lazım, olmamız lazım, bu olacağımız yer etkileşimin çok olduğu bir yer olmalı, bu olacağımız yer etkinin çabuk elde edildiği bir yer olmalı! Bizi daha fazla topluluk haline getiren bir yer olmalı, LT&#8217;yi Beğen düğmesine tıklayıp bir kenara geçmemelisiniz, geçmemeliyiz!</p>
<p>Çünkü sosyal medyadan kasıt aslında sosyalleşen internet, sosyalleşmek ne demek? Çok kısaca, insanların birbiri ile olan iletişimin daha kolaylaştırıldığı, bu iletişimden gücün doğduğu bir ortamdan demek. İnanın çok düşündüm bunun için facebook, twitter vs&#8230; ne yapalım? Karar verdim twitter hususunda daha etkin rol almaya, uydum imama. Baktım ki Twitter&#8217;ın türk sakinleri daha bir etkin, daha bir engin, daha bir kendinde, etkileşim her yerde olduğundan daha fazla, hitap edebileceğimiz kitle (Türk Kullanıcılar) çok daha fazla, bilineni ve bilinmeyeni ile daha çok şey vaad ediyor, şirketlerin reklam vermek için yarıştığı bir ortam yerine, sorunları çözmeye çalıştığı vs&#8230;, tepkiyi çok hızlı aldığın ve aynı şekilde çözümü de ve de neticede az ve öz konuşacaksan, gayet güzel bir ortam. Yani az ve öz konuşacaklarım da var benim! Ama çizgimizi bozmadan, kanalize olmadan, düz bir yolda, insanları etkilemeye çalışmadan sadece insan için yazan&#8230;</p>
<p>Peki bir günlük yazarı olarak 140 karakter ile ne yapacağım, şu anda dahi 560 karakter etmiş bu yazı gibi diğer yazıları sığdıramazsam ne sığdırabilirim? Size ne katabilirim? Bunu da düşündüm çok şey geldi aklıma mesele yazının uzunluğu değil aslında işlevi demek doğru olur, paylaştığımız bilgiler daha fazla insana çok ama çok daha hızlı bir biçimde yayılır gibi ama temelde amacım yine sizlere birşeyler katmaya çalışmak olur, yer gelir sizler bana katarsınız, sonuçta ferrarisini satıp bilgeyim diye artist artist gezmiyorum daha araba taksitine girmeye tırsan aranızdan bir halk çocuğuyum, hatta biliyor musunuz ekmek almak için beni fırına göndermek adına bazı çevrelerce (annem mesela..) üzerimde oyunlar oynanıyor halen. <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Demem o ki, yani özet geç  diyenler için söylüyorum bunu, twitter&#8217;da daha etkin paylaşımlar yapacağız, burada çok güncel yazılar görmüyorsanız, bir de twitter&#8217;a gelin bu da twitter hesabımız efendim diyor hepinize teşekkür ediyorum.</p>
<p>Bu arada bu yazının amacı neydi, başlık bir yerde metin farklı yerde, bir blog yazarının gözünden kısa bir sosyal medya değerlendirmesi, bir içe dönüş, kendini tarama, arayış, kıvranış, kaşınma diyebiliriz.</p>
<p>Kalın sağlıcakla!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/sosyal-medyanin-etkin-kullanimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Twitter nedir, nasıl kullanılır ? Kısa bir twitter yardım yazısı !</title>
		<link>http://www.langturk.com/twitter-nedir-nasil-kullanilir-kisa-bir-twitter-yardim-yazisi/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/twitter-nedir-nasil-kullanilir-kisa-bir-twitter-yardim-yazisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 21:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[#]]></category>
		<category><![CDATA[hashtag]]></category>
		<category><![CDATA[liste]]></category>
		<category><![CDATA[takip]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1656</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazı Twitter&#8217;a biraz da olsun hakim olmayı ve bazı terimleri bilmenizi gerektirir. Böyle olduğunu farz ederek yazıyorum. Eğer yine de sorularınız olursa lütfen sormaktan çekinmeyin. Ayrıca eğer gereksinim duyarsam uzunca bir twitter kullanım klavuzu hazırlarım ama o zamana kadar bu bilgiler ayrıca küçük bir klavuz yerine geçecek niteliktedir ve Twitter&#8217;ı anlamanızı biraz daha kolaylaştıracaktır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı Twitter&#8217;a biraz da olsun hakim olmayı ve bazı terimleri bilmenizi gerektirir. Böyle olduğunu farz ederek yazıyorum. Eğer yine de sorularınız olursa lütfen sormaktan çekinmeyin. Ayrıca eğer gereksinim duyarsam uzunca bir twitter kullanım klavuzu hazırlarım ama o zamana kadar bu bilgiler ayrıca küçük bir klavuz yerine geçecek niteliktedir ve Twitter&#8217;ı anlamanızı biraz daha kolaylaştıracaktır.</p>
<p>Neyse biz konumuza dönelim. Listelemek ile takip etmek arasındaki farktan başlayalım, bu kullanım farkı Twitter&#8217;ı amacına daha yönelik bir ortam haline getirir ve aynı zamanda daha eğlenceli olmasını sağlar ve de zamandan kazanmanıza olanak tanır.</p>
<p>Aradaki farkı daha net görebilmek için kavramları iyi anlamak lazım, bunun için öncelikle takip etmenin ne demek olduğunu anlatmaya çalışacağım!</p>
<p>Eğer bir kimseyi takip ederseniz onun yaptığı çoğu şeyden haberiniz olacaktır ve twitter ana sayfanızda çoğu etkinliği ve gönderdiği tweetler görülecektir. Twitter kullanmayı herkes çok iyi bilmiyor maalesef, bazı kimseler günde 1-2 adet tweet gönderirken bazıları ise bulduğunu gönderiyor, düşüncelerini sanki roman yazar gibi dile getiriyor, paylaşacağı şeyler çok kısa olsa dahi çok fazla sayıda tweet ile ifade edebiliyor ve sizin twitter ana sayfasınızı dolduruyor, size Twitter&#8217;ı kullanacak özgürlük bırakmıyor, nefes alacağınız bir alan kalmıyor ve aynı zamanda bütün bu kalabalık içinde takip etmek istediğiniz başka kimselerin bir ya da iki tweetin arada kaybolmasına neden oluyor. Böyle bir durumda ne yapabilirsiniz? Elinizde iki şey var, illa tüm tweetlerini görmek istiyor ama ana sayfanızda olmasını istemiyorsanız o zaman bu kimseye ya da buna benzer kimselere, kuruluşlara ait bir liste oluşturur mesela &#8220;geveze&#8221; adında bir liste ve oraya yerleştirirsiniz  ya da kısaca ve gayet net bir şekilde, unfollow yaparsınız y ani takip etmeyi bırakırsınız.</p>
<p>Takip edilen kimselerin ortak özelliklerine bakacak olursak, kimleri takip edeyim sorusuna cevap bulabiliriz, takip ettiğiniz kimseler sizin daha çok etkileşimde bulunmak istediğiniz yani sürekli okumak istediğiniz, fikirlerinizi göndermek istediğiniz ve sosyal hayatta bir ilişkiye sahip olduğunuz ve sahip olması muhtemel kimselerdir, kurumlardır diyebiliriz kısaca.</p>
<p>Twitter&#8217;da bir kimseyi takip ederseniz bunu bir diğer artısı/eksisi size özel mesaj göndermesine izin verirsiniz aynı şekilde sizin de ona özel mesaj gönderebilmeniz için onun da sizi takip etmesi gerekmektedir ama takip etmek yerine listeye alırsanız bu ayrıcalığı vermezsiniz ve bu ayrıcalığa sahip olamazsınız.</p>
<p>Hani reklamlarda Türk ve Alman pazarcıyı ayırmak için sattığı ürünün tadına baktırıp baktırmadığına bakarız, işte twitter tam biz Türk&#8217;ler için, eğer bir kimseyi takip etmek istiyor ancak bu kimsenin nasıl biri olduğunu, nasıl bir etkileşime girdiğini daha önceden görmek, bir tartmak istiyorsak öncelikle o kimseyi oluşturduğumuz bir listeye aktarır daha sonra eğer beğenirsek ve ilgilmizi çekerse, belirlediğimiz ölçütlere uyuyorsa takip etmeye başlarız. Peki doğrudan takip etsem ne kaybederim ki? Peki neden meyveyi tatmak istiyorda doğrudan almıyorsunuz diye sorarım bende!</p>
<p>Listenin bir diğer özelliği ise kategorizasyon yani sınıflamadır, bir kimseyi hem takip edip hem de listeleyebilirsiniz. Böylece içinde ilgi duyduğunuz aynı konu hakkında konuşan farklı 20 kişiyi birarada ve ana sayfanızı meşgul etmeyecek şekilde dilediğiniz zaman ilgili listenizi açıp takip edebilirsiniz.</p>
<p>Listelerinizin içeriğini ayrıca gizleyebilir ya da diğer kimselerle paylaşabilirsiniz. Diğer twitter kullanıcıları sizin listenizi takip edebileceği gibi siz de diğer kimselerin listelerini takip edebilirsiniz ve ilgilendiğiniz konu hakkında pek çok kaynağa ulaşırsınız, bu sizin hem aradığınızı bulmanızı kolaylaştırır hem de ilgilendiğiniz kaynağa topluca ulaşırsınız.</p>
<p>Twitter yine de geniş bir alan, arayüzü küçük görünse de içeriği oldukça zengin ve web teknolojisinin bence facebook olsun benzeri başka sosyal ağlar olsun çok üzerinde bir ortam.</p>
<p>Bir de konuyu sonlandırmadan # sembolü ile başlayan kelimelere değineyim, #  sembol ne işe yarar? Tweetlerinizi kategorize etmek sınıflandırmak için kullanırsınız, tıpkı insanları, kurumları listelere alıp takip ettiğiniz gibi tweetleri de bu şekilde sınıflandırabilirsiniz.Tweet içinde tweeti özetleyen bir kelimeyi o kelimenin önüne # sembolü getirerek etiketyebilirsiniz ya da tweet içerisinde hiç bahsetmez tweetin sonuna sadece onu etiketlemek için önüne # işareti gelmiş bir kelime eklersiniz. Böylece benzer tweetleri bulabilir, sizinle aynı konu hakkında konuşan kimselere ulaşabilirsiniz ayrıca tweeti o kelime ile sınıflandırmış olursunuz. Bu arada belirteyim bu tarz kelimelerde büyük küçük harf farkı yoktur yani #lt ile #LT aynıdır. Şu soruyu sorduğunuzu duyar gibiyim çünkü ben de soruyordum; İyi de arkadaş birşey bulmak istediğimde normal arama yaparım yine o kelimeyi bulurum bu kelimenin önüne # sembolünü getirmenin anlamı ne? Şöyleki bir dizi film arıyorsunuz diyelim, dizi filmin adı Ateş olsun (ne alaka, neyse) eğer sadece arama olarak Ateş kelimesini aratırsanız dizi ile alakası olmayan şu cümleye denk gelebilirsiniz &#8220;Ateşim yükseldi&#8221; ancak #ateş şeklinde aratırsanız hedefinizi 12&#8242;den vurursunuz. İçerisinde ateş geçen her cümle değil, dizi ile ilgili olduğu için #ateş şeklinde etiketlenmiş tweetler karşınıza çıkar, sizi zaman kaybından da kurtarır. Bir negatif yönü vardır, eğer hashtag ile arama yapacaksanız ve eğer bir kişi Ateş dizisinden hashtag kullanmadan bahsetmişse onu kaçırırsınız yani o yorumu göremezsiniz o yüzden kullanıcıların da hashtag konusunda duyarlı olması ve yer yer etiketleme yapması bence önemlidir. Sadece bu kadar mı? Mesela 5 kişilik çalışma grubusunuz ve fasülyenin yararları hakkında hazırlayacağınız konferansa twitter üzerinden çalışacaksınız, önce #fasülye diye bir etiket oluşturur daha sonra her tweetinizde bu etiketi kullanırsanız, diğer 5 kişi bu etiketi kullanan her mesajı rahatlıkla görebilecektir yani belli bir konuda konuşmak isteyen insanlar bir araya gelmiştir. Hashtag oluştururken bunların mesaj limitinden çaldığını unutmayın ve ona göre anlamlı ve kısa hashtag kullanın diyebilirim. Bir de bir hashtag oluşturmadan önce çeşitli kombinasyonlarını daha önce biri oluşturmuş mu diye bakmakta fayda var.</p>
<p>Bbu yazıyı yazdıktan sonra aklımda şöyle bir soru belirdi, acaba twitter&#8217;ın ilk başlarda anlamsız gelmesi ya da nasıl kullanıcılacağını öğrenmekten usandırabilecek bu hali ve facebook gibi alternatiflerinin olması, burayı aslında burada olmaması gerekenlerden koruyor mu? Yani Recep İvedik 14 filminde Twitter için &#8220;Burası da amele doldu&#8221; demek istemez hiç kimse, çünkü gayet kendi halinde bir ortam.. Belki de bazı şeyleri anlatmamak lazım ama dayanamadım yine&#8230; RT ederseniz sevinirim <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/twitter-nedir-nasil-kullanilir-kisa-bir-twitter-yardim-yazisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu sayfaya erişmek için yeterli izniniz yok, bir wordpress hatası!</title>
		<link>http://www.langturk.com/bu-sayfaya-erismek-icin-yeterli-izniniz-yok-bir-wordpress-hatasi/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/bu-sayfaya-erismek-icin-yeterli-izniniz-yok-bir-wordpress-hatasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Jan 2012 18:22:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[wordpress]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1644</guid>
		<description><![CDATA[Yanılmıyorsam uzun zamandır eski bir wordpress sürümü kullanıyordum, daha sonra bu sürümü güncelledim ve güncelledikten sonra hiç girmedim çünkü uzun bir tatile çıkmıştım, neyse girip şuraya bir iki kelam yararlı bir şeyler paylaşayım dediğimde bu hatayı aldım, admin olarak giriyorum, şifre sıfırlıyorum olmuyor, daha sonra aşağıda bahsettiğim uygulamayı gerçekleştirdim ve wordpress&#8217;e sorunsuz girmeye başladım. Böyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yanılmıyorsam uzun zamandır eski bir wordpress sürümü kullanıyordum, daha sonra bu sürümü güncelledim ve güncelledikten sonra hiç girmedim çünkü uzun bir tatile çıkmıştım, neyse girip şuraya bir iki kelam yararlı bir şeyler paylaşayım dediğimde bu hatayı aldım, admin olarak giriyorum, şifre sıfırlıyorum olmuyor, daha sonra aşağıda bahsettiğim uygulamayı gerçekleştirdim ve wordpress&#8217;e sorunsuz girmeye başladım. Böyle bir hata ile karşılaşırsanız deneyebilirsiniz.</p>
<p>wp-config.php dosyasını açın ve bu dosyanın içinde aşağıdaki satırları bulun</p>
<blockquote><p>define(‘AUTH_KEY’, ‘buraya eşsiz karakter kümenizi yerleştirin’);<br />
define(‘SECURE_AUTH_KEY’, ‘buraya eşsiz karakter kümenizi yerleştirin’);<br />
define(‘LOGGED_IN_KEY’, ‘buraya eşsiz karakter kümenizi yerleştirin’);<br />
define(‘NONCE_KEY’, ‘buraya eşsiz karakter kümenizi yerleştirin’);</p></blockquote>
<p>Bu satırları <a title="wordpress" href="http://api.wordpress.org/secret-key/1.1/">bu bağlantıdaki</a> benzeri satırlarla değiştirin. Daha sonra yaptığınız değişikliği kaydedip, siteye tekrar girmeye çalışın, büyük ihtimalle sorununuz çözülmüş olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/bu-sayfaya-erismek-icin-yeterli-izniniz-yok-bir-wordpress-hatasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CPU İşlemci Soğutucu hakkında bilgiler!</title>
		<link>http://www.langturk.com/cpu-islemci-sogutucu-hakkinda-bilgiler/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/cpu-islemci-sogutucu-hakkinda-bilgiler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 10:08:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[cpu]]></category>
		<category><![CDATA[işlemci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/cpu-islemci-sogutucu-hakkinda-bilgiler/</guid>
		<description><![CDATA[&#160; İşlemci yani CPU soğutucu neden kullanılır? Bilgisayar çalıştıkça CPU gibi bilgisayar parçaları ısınır ve bu ısının belli bir seviyeye düşürülmesi gerekir. Zamanında ya da halen bazılarının yaşadığı gibi bilgisayarda bir işlem yaparken bilgisayarın donmasının ya da diğer bir tabirle “çat diye kapanmasının” nedenlerinden biri, aslında çok ısınan bilgisayar parçalarının yüksek ısıda işlev görememesidir. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#160;</p>
<h3><font color="#ff0000">İşlemci yani CPU soğutucu neden kullanılır?</font></h3>
<p>Bilgisayar çalıştıkça CPU gibi bilgisayar parçaları ısınır ve bu ısının belli bir seviyeye düşürülmesi gerekir. Zamanında ya da halen bazılarının yaşadığı gibi bilgisayarda bir işlem yaparken bilgisayarın donmasının ya da diğer bir tabirle “çat diye kapanmasının” nedenlerinden biri, aslında çok ısınan bilgisayar parçalarının yüksek ısıda işlev görememesidir. Bu durumda bilgisayarınızı kapatmanız ve parçaların soğumasını beklemeniz gerekmektedir. Bu parçalar arasında CPU kendine ait soğutma elemanları en çok üretilen ve tüketilen bilgisayar parçasıdır çünkü çok basit anlamda bilgisayarda en çok ısınan parçadır. Isınması ve isteklerinize cevap vermemesi bir kenara, yüksek ısı bu bilgisayar parçalarının ömrünü kısaltan en önemli etkendir. Eğer bir işlemci almışsanız, isterseniz hız aşırtma yapın (overclock : Bilgisayar parçalarını limitleri dahilinde ancak sınıra yakın kullanarak yüksek verimi almak) isterseniz sıradan bir ev kullanıcısı olun, bu işlemcinin ömrünün uzun olmasını, bilgisayar çok açık kaldığında ve ısındığında yine de isteklerinize cevap vermesini, limitlerini zorladığınızda sizi yarı yolda bırakmamasını istersiniz, istemelisiniz.</p>
<p>Bu nedenledir ki, satılan işlemciler stock fan denen ve işlemciyi üreten firmanın basit kullanımlarda sizi yarı yolda bırakmayacak, daha doğrusu işlemcinin çalışmasını sağlayacak, overclock ya da oyun gibi ağır durumlarda ise bilgisayarı ancak çalışabilecek ısıda tutmaya yarıyan işlemci soğutucuları ile elinize ulaşmaktadır. Ve bilgisayarına bakmak ve bilgisayarıyla ilgilenmek isteyen kimseler için yeterli olduğu söylenemez.</p>
<p>Bilinçli bir bilgisayar kullanıcısı stock fanlarla yola devam etmeyi bu saydığım nedenlerle <strong><u>düşünmemelidir</u></strong>. Kim istemez ki yüz TL’ler hatta bin TL’ler verdiğiniz işlemcinin ömrünün uzun olmamasını? Ya da overclock yaparken ve yine çok fazla oyun oynarken bilgisayar ısınızın sürekli 80 derecelerde kalmasını&#160; ve belki 5 yıl kullanacağınız işlemciyi 1 yıl kullanmaya göz yumabilir misiniz? Yüksek ısıda düşen bilgisayar ve işlemci performansını yeniden kazanmak için yapılacak en iyi şey, stock fanlardan kurtulup yerine güvendiğiniz bir ürün almaktır.</p>
<p>Kısacası işlemcinin sıcaklığı ne kadar düşük olursa ömrü o kadar uzun ve performansı o kadar verimli olacaktır.</p>
<h3><font color="#ff0000">Neden işlemci ile gelen işlemci soğutucuyu kullanmayalım?</font></h3>
<p>Neden ilave bir işlemci soğutucu tercih ettiğimi önce başımdan geçen bir örnekle anlatayım, bundan yıllar önce kasa kapalı herşeyin yolunda gittiğini düşündüğüm sırada hafif bir yanık kokusu ve çıt sesi ile kendime gelmiş, kasayı açtığımda işlemci soğutucunun yanında hafif bir buhar hüzmesinin göğe yükseldiğini görmüştüm, sanırım o buhar işlemcinin ruhu, o çıt sesi işlemcinin aşırı sıcaktan kenardan hafif çatlayan ve stock fana temas eden yüzüydü. O günden sonra normal olsun, oyuncu olsun, overclock için olsun mutlaka daha iyi bir işlemci soğutucusuna ihtiyaç olduğunu görerek ve yaşayarak bunu bir lüks olmaktan çıkardım ve topladığım her bilgisayarda “nasıl olsa stock fan var”, “overclock yapmayacaksan oyun oynamayacaksan ek fan gereksiz” gibi sözlere kulaklarımı tıkarayarak elimden gelen en güzel soğutucuyu fiyat/performans gözeterek satın aldım, böylece herşey güzel gidiyor derken yanık kokusu duyma haliyle, bilgisayarın birden çıt diyip kapanmasıyla, en önemli işi yaparken donmasıyla karşılaşmadım. </p>
<p>Bakmayın bilgisayarın çıt diye kapanması sadece kapandığı için problem oluşturmuyor, elektiriğin birden gitmesi ya da bilgisayar donunca reset atmanız&#160; ve tekrar başlatmanız bilgisayarın elektrik kullanan diğer parçalarına da zarar veriyor. </p>
<p>Ayrıca bilgisayarınız da sizin gibi; siz nasıl oluyor kış mevsiminde üzerinize sizi sıcak tutacak birşeyler ve yaz mevsiminde sıcaktan bunaldığınız için yazlık giysiler giyiyorsunuz, işlemcide belli bir ısıdan sonra bunalıyor ve çok çok soğuk ısılarda donabiliyor (bununla çok karşılaşmıyoruz çünkü bu ısılar çok yüksek eksi derecelerde oluyor ve çoğumuzun evi eksiye düşmüyordur) ve yazın yüksek sıcaklıkta stock fanla çok yüksek derecelere çıkabiliyor, o yüzden mevsim değişikliklerinden etkilendiğini söylemek gerekir, bu nedenle işlemci soğutması özellikle yazın büyük önem taşır.&#160; </p>
<p>&#160;</p>
<p>Yukarıdakiler benim kişisel tecürbelerimde yani işin pratik kısmıydı, şimdi işin teorik kısmına geçelim.</p>
<p>Sıradan bir ev kullanıcısı gözüyle bakarsak işlemcinin ömrünün olabildiğince uzun olmasını istiyorum ve bu arada arasıra yaptığım yoğun işlemlerde iyi bir performans sağlamasını bekliyorum. Mesela photoshop ya da lightroom ile çalışırken ya da daha ağır programları kullanırken donamasın, reset atmak zorunda kalmayayım!</p>
<p>Bir oyuncu gözüyle bakarsak, saatlerce oyun oynarken işlemci ısısının düşük olması hem oyunu rahat oynamamı sağlayacak hem de işlemci ömrümü uzatacak.</p>
<p>Bir overclocker gözüyle bakarsak işlemciyi soğutmak zaten asıl amaçtır. Böylece çok yüksek değerlere çıkılır, overclock yapan kullanıcılar bu konuda sıvı nitrojene kadar hatta daha ilerisine giden bir yelpazede değişik uygulamalar denerler, bu nedenle tek amacı overclock olmayan, sadece aldığı işlemciden en yüksek verimi almaya çalışarak optimal değerlerde overclock yapmak isteyen bir ev kullanıcısı için de güzel bir işlemci soğutucu kaçınılmazdır.</p>
<h3><font color="#ff0000">İşlemci yani CPU soğutma yolları nelerdir?</font></h3>
<h4>Hava Soğutma</h4>
<p>Stock fanların yani işlemci ile gelen fanların yaptığı soğutmadır. Fan işlemci üzerinde bulunan ve genelde metal kanatlardan oluşmuş soğutucuya üflediği havayla bu metal kanatları soğutur ve soğuyan metal kanatları da, işlemciye doğrudan temas eden yüzey ile işlemciyi soğutur. Sıradan ev kullanıcısının, overclock’u sadece bilgisayardan biraz daha fazla performans almak için yapan ya da çok fazla oyun oynayan ev kullanıcısının tercih edeceği, parçaları ve bakımı açısından en kolay soğutma yöntemidir.</p>
<h4>Sıvı Soğutma</h4>
<p>Su kullanılarak (değişik sıvılar kullanılabilir) yapılır, su bilgisayarın soğutulacak parçaları ile temasta olan içi boş metal kutuların içinde sürekli devir daim yapmasıyla ısıyı bilgisayar parçalarından uzaklaştırır. Sıradan kullanıcının biraz üst seviyesinde bu işi hobi olarak edinenlerin daha çok uğraştığı bir yöntemdir.</p>
<h4>İleri soğutma teknikleri (Sıvı nitrojen vs..) :</h4>
<p>Bunlar overclock işi ile profesyonel ilgilenen, yarışmalara giren kimselerin işidir ve ev ortamında gerçekleştirilmesi zordur</p>
<p>Kolay gelsin..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/cpu-islemci-sogutucu-hakkinda-bilgiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eurovision Şarkı Yarışması</title>
		<link>http://www.langturk.com/eurovision-sarki-yarismasi/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/eurovision-sarki-yarismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 09:41:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[eurovision]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1637</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı yazma kararını kardeşimin bana gönderdiği 2012 eurovision Türkiye şarkısı başlıklı e-postayı aldığımda verdim! Eskiler bilir ancak yeniler bilmeyebilir, dinleyince bir George Michael havası sezdim ve bu bardağı taşıran ve de bu yazıyı yazmamı sağlayan son damla oldu! Sokağa çıktığında garip ve anlaşılmaz haber anlaşıyının ülkem vatandaşına sorduğu adı örovizyon mu avrovizyon mu şeklindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazıyı yazma kararını kardeşimin bana gönderdiği <a href="http://www.teknotokat.com/111/eurovision-%C5%9Fark%C4%B1-yar%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1n%C4%B1-halen-umursayan-var-m%C4%B1">2012 eurovision Türkiye şarkısı</a> başlıklı e-postayı aldığımda verdim! Eskiler bilir ancak yeniler bilmeyebilir, dinleyince bir George Michael havası sezdim ve bu bardağı taşıran ve de bu yazıyı yazmamı sağlayan son damla oldu!</p>
<p>Sokağa çıktığında garip ve anlaşılmaz haber anlaşıyının ülkem vatandaşına sorduğu adı örovizyon mu avrovizyon mu şeklindeki röportaj sorusu değil bu olay!</p>
<p>Sorulardan birisi başına euro getirdiğimiz herşey bizim için neden bu kadar anlam kazanıyor? Mesela EuroDöner normal dönerden lezzetli mi? Ne hallere geldik, bakıyorum ve üzülüyorum..</p>
<p>Hayal ediyorum yıl 2035 ya kahtalı mıçı ya da müslüm gürses doğu ve batıyı sentez edecekler, katalizör olarak TRT&#8217;yi kullanıp, eurovision&#8217;a katılacaklar ve bizim <span style="text-decoration: line-through;">siyasetçilerimiz </span> jüri üyelerimiz, Ermenistan&#8217;a şarkı ne kadar kötü de olsa 10 puan verecekler ya da komşi komşi nidalarıyla Yunanistan&#8217;a çakacaklardır ten pointleri, bu esnada millet &#8220;ulan biz 10 verdik bunlar bize 2 verdi, böyle adam bunlar&#8221; demekten kendilerini alamıyor tabi. Bunları gözümüzle gördük, hatta bu sms atanların kim olduğunu hep merak ettim acaba sınırdan geçip Türk hattı almış Yunanlılar mı bu smsleri atıyor diye saf düşüncelerim dahi olmuştu. <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Böyle bir yarışmaya  kim tutar sms atar parasına yazık eder, hangi şarkıcı tutar benim şarkım seçilmedi diye üzülür hangi şarkıcı benim şarkım birinci oldu ben dünya starıyım diye sevinir ve hangi bilinçli şarkıcı = kısmi sanatçı bu yarışmaya katılmaya karar verir, verebilir? Sebeplerini merak etmiyor değilim..</p>
<p>Big picture yani büyük resme bakabildiğimi düşünüyorum çünkü  yaşım bilmem kaç tane eurovision yarışması görecek kadar ilerledi! İlk başlarda ekran karşısına oturur Türkiye 20 içinden 19 olunca sevinirdik (o ara elimizde bayraklar vardı), sonra 15 sonra 10 sonra 5 ve sonra 1. oldu sevindik, yalan değil sevindik, sandım ki misyonu tamamladık. Daha dur; hırs yapmışız, sanki hersene ilk 3&#8242;e girsek seneye universevision diye evrenler arası şarkı yarışmasında boy göstereceğiz. Yani müzik haricinde herşeyin karıştığı bir yarışma olmuş büyüyünce crystal clear netliğinde yani cam gibi gördük-görüyoruz, tıpkı futbol takımlarının holiganca ya da arkadaşlar arasında kavga çıkaracak seviyede takip edilmesinin saçma olduğunu ve bize birşey kazandırmadığını gördüğümüz gibi. Birşeylerin arkasından milli duygularla gideceğiz illa ki ancak bu gidilecek şey ne bir bilim, ne gerçek bir sanat ne de topluma birşey kazandıracak (avrupa birliği ilerleme raporunda acaba eurovison liginde 3 sene üst üste birincilik kazanınca alınacak mı yazıyor? hoş avrupa birliğinin de memlekete birşey kazandıracağına inanmıyorum ama) bir etkinlik ve basit bir şarkı yarışması..</p>
<p>Ayrıca eurovision&#8217;da 19. da olsan 1. de olsan, bu işin magazini, başarısı vs.. hep içimizde yaşıyoruz! Nasıl? İşte zamanında 19.olan şarkımız ve onu söyleyen şarkıcı diye anons edip, trajikomik bir magazin haberi yaparken ve şarkıcıyı yerden yere vurmayı ihmal etmezken, o tarihte memleketim insanının bu şarkı ile oynamış, neşelenmiş olduğunu düşünmüyoruz, bir ironi yaşıyoruz,  aslında güzel birşey kendimizle alay edebiliyoruz ama bunun dozunu kaçırmadan da duramıyoruz, vur şarkıcıya vur, kantarın topuzu buralarda biryerlerde..</p>
<p>Eurovision&#8217;da bir şarkımız birinci oluyor, yere göğe sığdıramıyoruz, e sonra? O şarkı dünyanın en iyi şarkısı mı oluyor? Şarkıcı dünyanın en iyi şarkıcısı mı oluyor? Dünyayı geçtim avrupanın en iyi şarkıcısı mı oluyor? Değil kesinlikle olmuyor zaten yarışmanın amacı da bu değil ama böyle lanse edilmesi beni rahatsız ediyor&#8230; Yine memleket içinde oluyor ne oluyorsa, yani kendimiz abartıyor, kendimiz süslüyor, pastanın mumlarını kendimiz söndürüyor ya karbonatla şişirilmiş lezzetsiz pastayı ya yiyor ya da bir şaka gibi başkalarının suratına atıyoruz&#8230;.</p>
<p>Futbol maçlarını holiganca takip etmeyi bıraktığım gibi eurovision&#8217;u da takip etmeyi yıllar önce bıraktım, bu yarışmaya katılacak şarkıcıların ise olayı iyi süzmelerini tavsiye ederim, bu yarışmayı televizyon başından izleyenlerin ise gaza gelip havaya sıkmamalarını ya da konvoy oluşturup kornalara basarak gecenin bir yarısı yaşlıları rahatsız etmemelerini, uyuyan çocukları uyandırmamaları bilincine kavurşmalarını diliyorum! Şahsen eurovision benim için power fm top 10&#8242;dan daha değerli bir  liste değildir, izlemem, takip dahi etmem!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/eurovision-sarki-yarismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birincil DNS sunucusu problemi ve internete bağlanamama!</title>
		<link>http://www.langturk.com/birincil-dns-sunucusu-problemi-ve-internete-baglanamama/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/birincil-dns-sunucusu-problemi-ve-internete-baglanamama/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 11:17:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[dns windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1630</guid>
		<description><![CDATA[Bu sorunun neden ve nasıl olduğu hakkında net bir bilgim yok, böyle bir sorunla durduğum yerde karşılaştım ve wireless sinyalinin üstünde sarı soru işareti bulunuyordu. Bilgisayarın kapatıyorsun açıyorsun olmuyor, modemi açıp kapatıyorsun hatta resetliyorsun olmuyor derken, tek bir satır kod ile bu sıkıntıda kurtuldum.. Bu arada işletim sistemim windows 7 home premium 64 bit.. Sıkıntı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sorunun neden ve nasıl olduğu hakkında net bir bilgim yok, böyle bir sorunla durduğum yerde karşılaştım ve wireless sinyalinin üstünde sarı soru işareti bulunuyordu. Bilgisayarın kapatıyorsun açıyorsun olmuyor, modemi açıp kapatıyorsun hatta resetliyorsun olmuyor derken, tek bir satır kod ile bu sıkıntıda kurtuldum.. Bu arada işletim sistemim windows 7 home premium 64 bit..<br />
<span id="more-1630"></span><br />
Sıkıntı aşağıdaki resimde gösterildiği gibi aldığım hata ise &#8220;Windows aygıtla veya kaynakla iletişim kuramıyor  (Birincil DNS sunucusu)&#8221;</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/flush_dns.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1631" title="flush_dns" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/flush_dns-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" /></a></p>
<p>Bu sorun nasıl çözülür, önce komut satırını açmanız gerekiyor (Win+R ve buraya cmd yazıp enter tuşalyın, komut satırı açılır). Komut satırına şu kodu girip enter tuşladığınız anda o sarı renkli, mel-un soru işareti gidecek ve tekrar internete bağlanabileceksiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff00ff;">ipconfig /flushdns</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff00ff;"><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/ipconfig_flushdns.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1632" title="ipconfig_flushdns" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/ipconfig_flushdns-300x148.jpg" alt="" width="300" height="148" /></a> </span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff9900;">Teşekkür Ederim.. </span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/birincil-dns-sunucusu-problemi-ve-internete-baglanamama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şarj Cihazı ve Şarjlı, Şarj Edilebilir Pil</title>
		<link>http://www.langturk.com/sarj-cihazi-ve-sarjli-pil/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/sarj-cihazi-ve-sarjli-pil/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Oct 2011 08:30:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[cihaz]]></category>
		<category><![CDATA[deşarj]]></category>
		<category><![CDATA[pi]]></category>
		<category><![CDATA[şarj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1617</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili okuyucular, Bugün önemli bir yaramıza daha parmak basarak, size en ekonomik ve en etkili çözümü sunmaya çalışacağım. Şarj cihazı alıyorsunuz bunun yanında pil de alıyorsunuz ancak bunlardan yüksek performans istiyorsunuz. Bunun için altın kural hangi marka şarj aleti kullanıyorsanız, en azından o markanın, en ideali ise o şarj cihazının önerdiği pilleri kullanın, ancak bunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili okuyucular,</p>
<p>Bugün önemli bir yaramıza daha parmak basarak, size en ekonomik ve en etkili çözümü sunmaya çalışacağım. <img class="alignnone" title="crayz.gif" src="http://www.en.kolobok.us/smiles/light_skin/crazy.gif" alt="" width="20" height="27" /></p>
<p><span id="more-1617"></span><br />

<!-- Begin Google Adsense code -->
<script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-1528166894813958";
/* 300x250, created 6/3/08 */
google_ad_slot = "3515108103";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script>
<!-- End Google Adsense code -->
</p>
<p>Şarj cihazı alıyorsunuz bunun yanında pil de alıyorsunuz ancak bunlardan yüksek performans istiyorsunuz. Bunun için altın kural hangi marka şarj aleti kullanıyorsanız, en azından o markanın, en ideali ise o şarj cihazının önerdiği pilleri kullanın, ancak bunu yapmıyoruz. Neden? Çünkü pil ve şarj cihazları birlikte satılıyor, daha sonra piller bitiyor ya da yeni ihtiyaçlardan dolayı ek pil almamız gerekiyor ve başka markanın pillerini alıyoruz, yanlış yapıyoruz aslında, çok barizdir ki, iki farklı markanın pil ve şarj cihazından hiç bir zaman tam performans alamazsınız, ne pilden ne de şarj cihazından, kanımca piller değil ama şarj cihazları beraber satıldıkları piller için optimize edilmiş ve iyileştirilmiş haldeler. Siz başka marka pil aldığınızda hali hazırda elinizde bulunan şarj aleti o pile göre olmadığı için pilden asla performans alamıyorsunuz ya da tam performansını sergilemiyor ancak daha önce kullandığınız ve şarj cihazı ile aynı marka olan pil tam performansla çalışıyor ve diyorsunuz ki, yeni aldığım piller kötü eskisine döneyim, yani şarj cihazı siz fark etmeden size kendi markası pili aldırtmak için yapılıyor, mesela GP ister mi hiç kendi şarj cihazı ile birlikte Varta piller süper dolsun? O zaman siz hep varta pil alırdınız. Ancak GP bunu söylüyor, bu şarj cihazı ile sadece GP pillerini kullanın diye.</p>
<p>Durum böyle olunca şarj cihazı ve pil seçiminde karşınıza iki şey geliyor. Ya o paketlenmiş halde bulunan şarj cihazı ve 4 kalem pili alacaksınız ya da şarj cihazını marka gözetmeden aşağıda anlatacağım özellikleri ile alacak pilleri de dilediğiniz marka ve performansı kanıtlanmışlardan alacaksınız, bu iki tercih arasında 10 TL den 50 TL&#8217;ye fark olabiliyor, bildirmek isterim.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Önemli bir not iletmek istiyorum, bence şarj cihazı alacağınız pillerden çok çok çok daha önemli bir parçadır.</span></strong></p>
<p>Şimdi size kendim için seçtiğim şarj cihazını tanıtacak ve neden seçtiğimi anlatacağım, en azından bu söylediklerimi temel alarak, yeni alacağınız şarj cihazını değerlendirebilirsiniz. Ayrıca beğendiğim bazı piller hakkında da yorumda bulunacağım.</p>
<p>Öncelikle ben bu şarj cihazını ve pilleri neden aldım, belki aynı amaçla alacak kimseler doğru yolda olduğunu sezebilirler, bende yongnuo yn468 speedlite fotoğraf makinası flashı var, 4 adet AA pille çalışan bir flash olduğu için almam gerekti.</p>
<p>Aldığım şarj cihazı ve online mağazaya <a title="Ataba_508_Sarj_Cihazı" href="http://www.hizlial.com/elektronik/sarjli-piller-sarj-cihazlari/ataba-at-508-500mah-akim-otomatik-kesmeli-hizli-sarj-cihazi_05.010.4416.0003.htm" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Neden Ataba AT-508?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Öncelikle aletin özelliklerini size sıralamak ve hemen altına açıklamasını yapmak istiyorum.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="text-decoration: underline;">Otomatik şarj kesme</span></span></p>
<p>Piller şarj oldu, şarj bittikten sonra makina pilin tam dolduğunu ve artık şarja gerek kalmadığnı anlıyor ve şarjı durduruyor, böylece pilleriniz overcharged yani aşırı şarj olmuyor ve ömrü kısalmıyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Deşarj Fonksiyonu</span></p>
<p>Ni Cd piller başta olmak üzere Ni Mh piller de bazen çok verimli  dolum için deşarja ihtiyaç duyarlar. Bir makinayı çalıştırmıyor diye çıkardığınız pil %1 ya da %5 dolu olabilir. Böyle bir pilin üzerine şarj etmek yerine tam deşarj olmuş bir pilin üzerine şarj etmek daha verimli olacaktır kanaatindeyim, ayrıca deşarj pillerin ömürlerini eskiten ya da onlara zarar veren bir uygulama değildir, böyle bir yazı okumadım. Pili deşarj ettikten sonra ise hemen şarja otomatik olarak geçiyor, şarj bittiğinde ise otomatik duruyor, daha ne olsun.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Pil Kapasitesini Tanıma</span></p>
<p>Ürün pil kapasitesini tanıdığı için yani piliniz 2000 mah mı 2700 mah mı? Buna göre şarjı olması gerektiği yerde keserek yine pilinizin overcharge olmasını engelliyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Devamlı Prizda Kalabilme</span></p>
<p>Sürekli olarak prizde kalsa ve üzerinde pil de olsa, pil tam şarj olduğu zaman elektriği kesiyor ve kendisi de şebekeden elektrik çekmiyor, yanlız prize giriş uçları ince olduğu için duvardaki prizde tutmak yerine, alacağınız üçlü beşli artık siz karar verin, uzatmaya taksanız ya da evde böyle bir uzatmanın boş prizine yerleştirseniz daha uygun olacaktır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Şarj Akımı ve Şarj Tamamlama Süresi</span></p>
<p>Bir pil başına 500 mA akım ile şarj yapıyor, bu demek oluyor ki, 2700 mAH pil 7 saat 30 dk 2300 mAH pil ise 6 saat 30 k da dolabiliyor. Yani kısa sürede ve yüksek akımla şarj pilin ömründen çalmıyor.</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>Ataba AT-508&#8242;den daha iyisi yok mu?</strong></span></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><span style="color: #000000;">Daha kalitelileri ve daha farklı özellikleri olanlar var, ben bu markadan şaşmayı düşünmüyorum ama kendi markasının üst modellerindeki özellikleri dahi eğer pilleri kaliteli alırsanız, gerçekten kaliteli alırsanı aşarsınız, bu cihaz temel anlamda standart bir kullanıcının sahip olması gereken şarj cihazı özelliklerini sunuyor, bunun üstüne her özellik hem fazla maddi külfet hem de kullanmayacağınız özelliği satın almış durumunuza düşmenizi sağlıyor yani tercihleri fiyat/performans açısından yapıyoruz. Eğer illa daha pahalı alacaksanız Ataba at-998 ürünü var, neredeyse profesyonel cihaz ve bunun 3 katı fiyatı, tabi ekstra özellikleri var, arabadan şarj olma, lcd ekran daha fazla detaya girmeyeceğim.</span></span></p>
<p>Ha bu ürünü alırsınız yarın gider saçma sapan pil alırsınız, üründen performans alamazsınız o ayrı ancak cihaz pilden daima daha önemli, bana göre.</p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Ataba AT-508 çok şekilsiz?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Doğru, önemli olan işlevi diyenlerin şarj cihazıdır. Üzerine kaş ya da bıyık çizersiniz <img src='http://www.langturk.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Bu işlevlerin yanında şekil ne kadar önemli ki?</span></p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Ataba AT-508 ile hangi pili önerirsiniz?</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Önereceğim ilk pil kendi aldığım pil, GP Recyko 2100 maH eğer bunu almasaydım ve bulunabilirliği fazla olsaydı Sanyo Eneloop, Maha PowerEx Serisi pillerden birini alırdım, eğer bunlar hiç olmasaydı pil üzerine çalışmalar yürüten özel birimleri olan Varta ya da Sony&#8217;ye yönelebilirdim.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #3366ff;">Ataba AT-508 için neler eklerim?</span></strong></span></p>
<p>Uzun uzun anlatmak yerine kullanım Türkçe kılavuzunu tarayıcıda tarattım ve scribd&#8217;ye yüklüyorum, eğer aletle ilgili sorunuz olursa lütfen sormaktan çekinmeyin. Kısaca ipuçları</p>
<p>Hiçbir zaman tek sayıda pil takmayın</p>
<p>Hiçbir zaman farklı markaların ve kapasitedeki pilleri aynı anda takmayın,</p>
<p>Eğer iki pil şarj edecekseniz düğmeyi 2 V&#8217;a 4 şarj edecekseniz 4 V&#8217;a alın,</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>Kısaca nasıl çalışıyor?</strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Pilleri yerleştirip prize taktınız power ışığı yanar, eğer deşarj düğmesine basarsanız ışık sarıya döner, deşarj bitince kırmızıya döner ve otomatik şarja başlar, şarj tamamlanınca yeşile döner, fişten çeker pilleri alırsınız.</span></p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">Pillerin bakımı var mı?</span></strong></p>
<p>Kısaca değinmek istiyorum, malum bize gelen Ni-Mh piller belli süre raflarda duruyor, rafta hiç kullanılmadan duran pil illaki peformanstan kaybediyor, bu nedenle pili ilk aldığınızda  şarj/deşarj işlemini en az 3-4 defa art arda yapın, böylece piller eski gücüne dönebilecektir yine aynı mantıkla pilleri doldurdunuz daha sonra fotoğraf makinasına taktınız çok uzun süre fotoğraf çekmediniz, bu da yanlış bir uygulamadır, piller eğer uzun süre kullanılmıyorsa her ay en az bir defa deşarj ve ardından şarj etmek performansı ve ömrü açısından yararlı olacaktır, eğer sık kullanıyorsanız bu art arda 3-4 şarj/deşarj işlemini 6 ayda bir tekrarlayabilirsiniz. Bunun yanında bir pili deşarj halde bırakmak ömrünü kısaltmak demektir, pil deşarj olduğunda yani artık makinanızı çalıştırmıyorsa hemen şarj aletine takın ve şarj edin, deşarj halde uzun süre beklemesin, eğer bekler ve tekrar şarj etmek isterseniz 3 ay önce aldığınız pilin şarj olmadığını görüp suçu firmaya, şarj cihazına, hiç alakası olmayan kimselere atabilirsiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Bu arada scribd&#8217;ye yüklediğim kullanma kılavuzlara mutlaka ve mutlaka bakın, iki adet yükledim, <a href="http://www.scribd.com/doc/69423048/Ataba-508-Guide">buradan</a> ve <a href="http://www.scribd.com/doc/69423912/ataba-508-ipuclar%C4%B1">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;"><strong><span style="color: #0000ff;">Hiç resmi yok mu?</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="color: #000000;">Aşağıdaki resimler süreci sizlere göstermek adına farklı anlarda çekilmiştir, dikkat edeceğiniz 4 pil olduğu için voltaj düğmesinin 4.8&#8242;e çekildiği ve pilin şarj edildiğini (kırmızı ışık), deşarj edildiğini (sarı ışık) ve şarj işleminin bittiğini (yeşil ışık) gösteren ışıkların nasıl göründüğüdür.</span></span></p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2888.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1624" title="IMG_2888" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2888-300x222.jpg" alt="" width="300" height="222" /></a></p>
<p>Pilleri ilk taktığımda uyarı ışığı kırmızı yanmaktadır, bunun anlamı pillerin şarj edilmeye başlandığıdır ve bu kırmızı yandıkça piller şarj ediliyordur.</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2887.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1625" title="IMG_2887" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2887-175x300.jpg" alt="" width="175" height="300" /></a></p>
<p>Daha sonra işe deşarj düğmesine bastığımda kırmızı ışık yerine aşağıdaki resimde görüldüğü gibi sarı ışık yanacak ve piller deşarj olduğu sürece yanık kalacaktır, deşarj işlemi bittiğinde ise yukarıdaki resimde görülen kırmızı ışık yanmaya başlayacak ve hiç beklemeden şarja geçecektir.</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2885.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1626" title="IMG_2885" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2885-179x300.jpg" alt="" width="179" height="300" /></a></p>
<p>Son olarak bu deşarj ve şarj işlemleri bittiğinde, piller doldurulmuş olacak ve daha önce kırmızı ve sarının yandığı yerdeki ışık artık pillerin doldurulduğu anlamına gelen yeşil renge dönüşecektir. </p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2881.jpg"><img src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/IMG_2881-186x300.jpg" alt="" title="IMG_2881" width="186" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1628" /></a></p>
<p>Bu aşamadan sonra pilleri bir 15-20 dakika daha şarj cihazında tututuktan sonra çıkarıp kullanabilirsiniz, lütfen pillerin bakımı ile ilgili bölümü tekrar okuyun ayrıca klavuzları kesinlikle atlamayın, süper bilgiler içeriyor.</p>
<p>Keşke insanda böyle şarj ve deşarj olabilse  :)</p>
<p>Sevgiler &amp; Saygılar..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/sarj-cihazi-ve-sarjli-pil/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Youtube videoları nasıl durdurulur</title>
		<link>http://www.langturk.com/youtube-videolari-nasil-durdurulur/</link>
		<comments>http://www.langturk.com/youtube-videolari-nasil-durdurulur/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 19:59:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>webdr</dc:creator>
				<category><![CDATA[ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.langturk.com/?p=1614</guid>
		<description><![CDATA[Yapacak çok birşey yok, aşağıda bir resim ekledim, oynayan videonun üzerine sağ tıklıyorsunuz ve stop download diyorsunuz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapacak çok birşey yok, aşağıda bir resim ekledim, oynayan videonun üzerine sağ tıklıyorsunuz ve <strong>stop download</strong> diyorsunuz.</p>
<p><a href="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/youtube_stop_download.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-1615" title="youtube_stop_download" src="http://www.langturk.com/wp-content/uploads/2011/10/youtube_stop_download-300x248.jpg" alt="" width="300" height="248" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.langturk.com/youtube-videolari-nasil-durdurulur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

