Türkiye’de Aşı Takvimi ve 20-25 Nisan Aşı Haftası

Aşı haftası kapsamında en azından şu an bu tarih itibariyle Türkiye’de uygulanan aşılama takvimini sizlerle paylaşmak istedim, bir diğer yazımda da bu aşıların Türkiye’de uygulanış tarihleri ya da başka bir ifade ile kronolojik seyri hakkında bilgi vermiştim o yazıya da buradan ulaşabilirsiniz. Türkiye’de aşılamalar 2015 yılında bu takvime göre yapılmaktadır.

Türkiye_Aşı_Takvimi

Türkiye’de aşı uygulamaları ve aşıların tarihi seyri

Bazı zaman hastalarım muayeneye geldiğinde, bizim çocuk neden bu aşıyı olmadı? bu aşı önceden vuruluyor muydu? gibi sorularla karşılaşıyorum, bu sorular aşı takvimi ile malesef cevaplanmıyor, bu yazıyı yazdığım tarihte okuduğum güncel bir metni sizlerle paylaşmak istiyorum, meraklılarının da ayrıca ilgisini çekeceğini düşünüyorum, Türkiye’de yani canımız vatanımızda uygulanan aşılar ne zaman uygulanmaya başlamış konusu ile ilgili bir belge ya da resim göreceksiniz. Bu belgeyi internette başka bir yerde bulabileceğinizi sanmıyorum, konu ile ilgili soracaklarınız olursa buradan bana sormak yerine aile hekimlerinize danışınız neticede internetten, televizyondan sağlık olmaz efendim, sohbet olur, seyirlik olur ancak.türkiyede_asi_uygulamalarının_kronolojik_seyri

Kablo (eternet) mu wireless (kablosuz) mı?

Wireless ya da kablosuz erişim gündemimize girdiğinden beri kablolu modem kullanımı çok geri planda kaldı. Bu tamamen bir tercih ve ihtiyaçlara verilen cevaplar meselesidir. Benim gibi bazıları halen evlerinde ya da iş yerlerinde internet bağlantıları için kablo tercih etmekte, wireless bağlantının zorla kullanılması gereken yerlerde ise onu kullanmaktadır. Şahsen kabloluyu wireless yerine tercih etmemin daha doğrusu eve 10 metre kablo döşememin sebebini izah edeceğim, öncelikle bağlantının tutarlılığı ön planda, daha sonra modemimin verdiği ya da vereceği tüm sinyalleri kaybetmeden sahip olabilmek söz konusu. Bu kablolardan cat5 olanları 10/100 Mbps aktarım sağlama özelliğine sahip ve bunu 50-60 metre kablolama yapsanız da aynı oranda sağlıyor, şu anda internet dağıtıcı olan TTNet’in bu hızlara dahi ulaşamadığı halde daha önce bahsettiğim gibi en azından gelen sinyali en temiz biçimde, alıcıya yani bilgisayara iletmek ön planda. Bunu aslında kendiniz de test edebilirsiniz, internetten bir dosyayı wireless ya da kablolu ile indirmeye çalışın, wireless da hızda dalgalanmalar olduğunu göreceksiniz ancak kablolu kullanıyorsanız hemen hemen sabit hızlarda inecektir mesela wireless ile bir dosyayı 100 kb/s ile indiriyorsanız 2 saniye sonra 35 kb/s görmeniz içten bile değilken, kablolu da 2 saniye sonra yin 100 kb/s ya da 95-100 kb/s arasında dalgalanmalar olacaktır. Bu durumu normal hayatınız da wireless yavaşladı ya da nete giremiyorum şeklinde gözlemlersiniz çünkü sağlanan hız sabit değil dalgalıdır daha doğrusu hız sabit ancak hızın size ulaşımı wireless ile sağlandığı için dalgalanmalar olacaktır. Yine bugün modem olsun internet ya da network ile çalışıldığında dönüp dolaşan her ağ hemen hemen kabloludur, switchler, portlar, bunların da kablo kullanmasının elbet bir nedeni olacaktır, olmalıdır. Sadece bu hız olayı sebebi ile değil aynı şekilde güvenlik nedeni ile de kablolu ataklara daha kapalı haldedir diyebiliriz, bunun ayrıntılarına girmeyeceğim. Netice itibari ile eğer imkanınız varsa kablo kullanmanızı öneriyorum, imkanların aşıldığı durumlarda ise hepimiz wireless kullanmaya mecbur gibiyiz.

TV Ürünleri – Wiper Wizard Cam Sileceği Yenileme Cihazı

Bu ürünü satın aldığım online alışveriş sitesi yaptığım yorumu yayınlamayınca mecburen blogumu kullanmak zorunda kaldım, doğal olarak yaptığım yorum olumsuz olduğu için ve satın aldığım yer bu ürünü satmaya ve kar etmeye çalıştığı için yorumun yayınlanmasını beklemiyorum.

Benden önce 30 yorum yapılmış, yorumlara bakıp alıyorsun sonra senden önce olumlu yapan bu 30 seçmece insanın nasıl bir araya geldiğini de ayrıca düşünüyorsun, yer geliyor bunların hepsi yapıyor ancak ben neden yapamıyorum diyor, kendinden şüphe ediyorsun.

Bugüne kadar pek çok tv ürünü satın aldım, hepsinde değişik sıkıntılar yaşadım, özellikle bu ürünleri tv’de pazarlayan kişileri tebrik etmek istiyorum ya bunlar benden oy isteseydi, sanırım oy da verirdim çünkü ürünler ancak bu kadar ballandırarak anlatılı ve bu kadar inandırıcı olurlar. Bu wiperwizard denen aletten başlamak istiyorum.

Özellikle kışın silecekler çalıştırıldığında, buz tutmuş cam üzerinde, yıpranma oluyor, bu yıpranma da sileceğin yağışlı havalarda silerken camda iz bırakmasına neden oluyor ve yolda görüş azalıyor. Bu izi gidermek için iki seçenek var gibi görünüyor, ilki ya silecek değiştireceksin ikincisi ise böyle garip ürünlere düşeceksin.

Bu ürünün reklamında adam foşş diye çamurlu suyu cama döküyor, sonra wiper wizard ile onarılan silecek camı pırıl pırıl yapıyor. Öncelikle gerçek olmayacak kadar güzel bir şeye inandığım için kafamı duvarlara vuruyorum. Çünkü sileceklerim hiç olmadığı kadar kötü oldu, bu ürünle yapılabilecek tüm yöntemleri denedim ve en sonunda silecek değiştirmeye kadar gittim. Yapamadığımdan değil, ürün vaad ettiğini vermedi yoksa biz satın almayıda performans almayı da biliyoruz.

Siz siz olun TV Ürünü alırken, 15-20 defa düşünün paranız boşa gitmesin.

 

Trafikte Rehinli Araba ve Banka Kredisi sonucu rehin ya da hak mahrumiyeti?

Bankadan kredi çekilerek araç alındığında, aracınız siz krediyi ödeyene kadar trafikte rehinli olarak görünür, yani size değil bankaya aittir, yani başkasına olan borç yüzünden araç satılamaz ya da benzeri bir durum söz konusu olamaz. Bunun yanında aracı satmak bir kenara konu banka olduğu zaman, krediyi ödeseniz ve bitirseniz bile acaba borcunuz ödendiğinde araba üzerindeki rehin ya da başka bir ifade ile hak mahrumiyeti kalktı mı nasıl sorgularız? Eskiden, yanlış hatırlamıyorsam bu rehini kaldırmak için bankaya gidilir,  belli bir ücret karşılığında rehin kaldırma yazısı alınır, daha sonra noterde bu yazı yine belli bir ücret karşılığında onaylatılır ve ardından trafik şubesinin yolu tutulurdu. Bu süreç yaklaşık 100-200 TL arasında ek masraf demekti. Ancak 2010’dan sonra işleyişin şu şekilde olması gerek diye biliyorum, bankaya gidilir, kredi borcu bitirilir ve banka aynı gün ya da en geç 1-2 gün içerisinde borcun kapandığını trafiğe bildirir ve rehin ortadan kalkmış olur. Peki eğer rehin ya da hak mahrumiyeti kalkmış mı? Bunu sizin yerinize sorgulayacak bir polis memuru ya da trafik şubeye gidecek zamanınız yoksa, nasıl öğrenebiliriz?

Bunu öğrenmenin en kolay yolu, e-devlet kapısıdır, e-devlet sitesine gidiğ giriş yapınız. Girişten sonra yan menüden sorgulamalar kısmına geçiniz, aşağıdaki resimde gördüğünüz yolları izleyiniz ve aracınızın hak mahrumiyeti olup olmadığını ya da rehin durumunu öğrenebilirsiniz. Eğer hak mahrumiyeti alanında Hayır yazıyorsa o zaman sıkıntı yoktur, her ne kadar bu veriler bilgi amaçlı dese de doğru birdir ve şaşmaz hele ki e-devlet gibi bir sitede şaşmaması lazım, %1 pay bırakarak bu bilgi %99 doğrudur diyebiliriz, kalın sağlıcakla.

 

HakMahrumiyeti2

Rehin
Rehin

E, G , 2G, 3G, 4G, H, H+ ve GPRS, EDGE, UMTS, LTE nedir?

Cep telefonu ya da tabletle internete bağlanıyorsanız şu başlıkta bulunan harf yada kelimelerden herhangi birini ekranda görmüş ya da pek çok yerde yazıldığını, konuşulduğunu duymuşsunuzdur. Şimdi bunları basitçe açıklayalım ve ortadaki karışıklığı kaldıralım.

Parantez içindeki hızlar sırayla İndirme/Download-Gönderme/Upload olarak belirtilmiş ve D-U olarak kısaltılmıştır.

GSM ağını kullananlar, 2.Jenerasyon olarak kabul edilir.

G : (D:53,6 Kbit/s – U:26,8 Kbit/s)GPRS‘in kısaltmasıdır. GPRS açılımı General Packet Radio Service dir.

2G :  (D:14,4 Kbit/s – U:14,4 Kbit/s). GSM‘in kısaltmasıdır.  GSM açılımı Global System for Mobile Communications dur.

E : (D:217,6 Kbit/s – U:108,8 Kbit/s). EDGE‘nin kısaltmasıdır. EDGE açılımı Enhanced Data Rate for GSM Evolution dur.

UMTS ağını kullananlar, 3. Jenerasyon olarak kabul edilir.

3G: (D:384 Kbit/s – U:384 Kbit/s). UMTS’nin simgesidir. UMTS açılımı Universal Mobile Telelcommunication Service dir.

H: (D:7,2 Mbit/s – U:1,4 Mbit/s). HSPA’nın simgesidir. HSPA açılımı High Speed Packed Access‘dir.

H+ : (D:84 Mbit/s – U:10,8 Mbit/s). HSPA+’nın simgesidir.  HSPA+ açılımı Evolved High Speed Packed Access‘dir.

4.Jenerasyon ise kendine özgü LTE ağını kullanır.

4G: (D: 100 Mbit/s – U:50 Mbit/s ) . LTE’nin simgesidir. LTE açılımı  Long Term Evolution‘dur.

Forumlarda vs.. görüyorum bazı kimseler bataryadan kar etmek amacıyla H ve H+ yı kapatmaya çalışıyor, orada 3G yazmadığı için memnun olmuyorlar. Yukarıda da anlattığım gibi 3G-H ve H+ hepsi 3G’dir, bu nedenle daha hızlı internet isteniyorsa H ve H+ kapatılmamalıdır, böylece cep telefonu şebekesinin sunduğu 3G ağındaki  hızdan en fazla oranda yararlanırsınız.

Kolay gelsin..

Yazıyı alıntı yapacaklar link vermezlerse telefon ekranları çizilsin ne diyim 🙂

MikroSIM nasıl yapılır? SIM Kart nasıl kesilir?

Merhaba,

Öncelikle aygıtı açtım sim kartı tam yerleştirmek isterken bir hata olduğunu fark ettim, telefonu yanlış yapmışlardı, yoksa sim kart girmeliydi oleyo.gif

Tabi çok araştırmadan satın aldığım için aygıtın mikroSIM ile çalışacağını bilimiyordum, yanlış anlaşılmasın çok bilgim olmasa da mikroSIM nedir biliyorum, en azından SIM kartın küçüğüdür diye tahmin etmiştim “YDS C Grubu” smile.gif , teorikte doğruymuş ancak birazdan pratikte yaşadıklarımla konuya farklı bir bakış açısı katacağımı düşünüyorum.

Madem mikroSIM denen karta ihtiyacım var, dedim ki edinelim ama nasıl? Hattın sitesine baktım şurada ücretriz demesine rağmen 3 tane telefon bayisi bana sözleşmiş gibi 12 TL fiyat çekince, içimdeki MacGayver, McHammer ve Tom Sawyer’ı uyandırmış oldular ama farkında değillerdi. İşte her şey o andan sonra başladı..

Hemen araştırmaya koyuldum, mikroSIM kart uzmanı olmam an meselesiydi. Kesme makinaları olduğunu duydum, 1 tane kartı kesmek için makina alan arkadaşlar olduğunu fark ettim ancak mantıksız da değil, eğer kesilerek elde ediliyorsa neden 12 TL vereyim, 15 TL makinaya veririm, derken bazılarının kesilerek olmadığını okudum, baktım SIM kartın chipine kesilerek olacak gibi duruyor, kesme nasıl yapılır diye araştırdım, kesmek için kalıplar olduğunu gördüğüm videolar oldu, cetvelle, kalemle uğraşanlar vardı, bense daha farklı bir yol izledim, hatta bazı kimseler bu kesme işleminin chipe zarar vereceğinden vs.. bahsediyorlardı, neticede sitesinde ücretsiz yazarken 12 TL istenen kart için ki öğrendim ki onlar da yeni kart vermeyecek keseceklermiş, önce kendi şansımı denemem eğer olmazsa kendime kıza kıza 12 TL vermek mantıklı geldi, ancak şu anda kendimle barışık durumdayım, öve öve bitiremiyorum kendimi oleyo.gif

Nasıl kestim?

Aşağıda resimde gördüğünüz, hazırladığım aletlerin yarısını kullanmadım smile.gif çünkü yolun yarısında genlerim mantığıma hakim oldu ve cetvel ve de kalemi kenara kaldırdım. Düşünün ki kalıp kullansaydım ya da kesme makinası halim niceydi, ya olacaktı ya da bayinin yolunu tutacaktım, kafamda hep bu motivasyon ve arada ufakta olsa chipe bıçağı kaydırma korkusunun verdiği anlımda şıpılayan terlerle olayı nihayete erdimdim.

Sim Kartı deneye yanıla, kese töpüleye, o delikten soktum arkadaş hatta işi o derece abarttım ki sim kartın köşesini kesip havaya girmişim sonra fark ettim, ama işin aslı şu ki aygıtı açınca internete SIM üzerinden bağlanmadımı, 23 Nisan’da elinde Türk bayrağı sallayan çocuklar gibiydi içim, açıp bayii ile paylaşasım geldi bu mutlu anı, güzel sözler söylemek istedim, 3’üne birden.

SIM kartı yerleştirdiğim, telefonu açtığım, teknoloji her ne kadar ilerlese de telefon açılınca şarjda 12 saat kalması gerektiğini düşünen eski kafalılardan olduğum ve nasıl çıkaracağımı bilmediğim için smile.gif “cımbız düşünüyorum ya da üzerine basınca çıkarıyormuş kendini ona sonra bakarım olmadı dediğim gibi cımbız” kesilmiş halde ki mikroSIM yerine şu an için kestiğim parçaları gösteriyorum.

Burada önemli olan noktanın ise SIM kartı keserken chipine zarar vermemek olduğunu düşünüyorum, her ne kadar burada anlatılanlardan dolayı uygulamaya geçince sorumluluk sizde olacak ve ben gram sorumluluk kabul etmeyecek olsam da smile.gif kartı keserken belli bir incelikten sonra hafif bir temasla ya da minimal bir kanırtma ile kesilen parça ayrılıyor, sadece maket bıçağı ile ilk çizgiyi oluşturmak, biraz sabırla en az 5-10 defa o çizgi üzerinde geçmek lazım, bazıları makasla kesmiş ancak evdeki makasların hepsi mikro değil mikronSIM oluşmasına neden olurdu, parçalardı kartı, o yüzden kullanmadım.

Resimdeki Malzemeler

1-)Çoklu işleve sahip burada kenarı ile cetvel görevi görmeye çalışan metal aygıt
2-)Maket bıçağı, düğmeyi çevirince kitleniyor, keskin ince ve küçük olmasına dikkat edin
3-)P1200A su zımparası, su olması sorun değil zımpara alacaksanız ince olmasına dikkat edin derim, kum zımpara da olur belki
4-)OSYM’nin bir sınavından kalan ucu körelmiş ve açılmamış 2B kurşun kalem
5-)Mikro hale gelen SIM kartın kesilen parçaları, fark ettiyseniz 3 parça var ancak 4 kenarından kesilmeli lakin ben SIM kartı cuk diye oturacak şekilde kesmedim, SIM’i sokunca kesmediğim uç biraz dışarda kalıyor, burada mantık, SIM kart aygıtın içinde olurda kalırsa uğraşmayalımdı, o şekilde takiınca ve olunca da hiç dokunmadım, o yüzden dışarda uç kaldığı için cımbızla çekebilirim dedim, bu şekilde çalışacağını uzun süre gideceğini hissediyorum.

mikroSIM
mikroSIM

Facebook RSS ile Takip

Bir facebook sayfasını beğendiyseniz ve takip etmek istiyorsanız, facebook’a üye olmanıza gerek yok, benim yıllardır kullandığım RSS besleme özelliği ile tüm sayfaları takip edebilirsiniz çünkü facebook’un tüm sayfalarında RSS desteği bulunmakta. Üye olmak yerine kullanacağınız herhangi bir RSS yazılımı ile, tüm ilgilendiğiniz sayfaları takip edebilir, güncellemelerden anında haberdar olabilirsiniz, bunu yapmak küçük bir çaba istediği için bu yazıyı yazma gereği duydum. Yapmanız gereken şey aslında çok basit, anlatıyorum

Okumaya devam et Facebook RSS ile Takip

Kestane kebap :) kestane evde nasıl pişirilir?

Bu soğuk kış günlerinde -30 dereceleri gördüğüm bir yerden yazıyorum  (duygusala bağlamasam olmuyor), “ufff bir kestane olsa da yesek sıcak sıcak 🙂 ” diyebileceğim soğuklar bunlar ama Rusya değil ne yazık ki. Alın bir yerlerden kestaneyi, toplanın sonra nasıl yapıldığını anlatacağım birazdan. Zengin bir aileden gelmedim, bizim evin kolonları genelde orta kalınlık ve boydaydı yani orta direktik sizin anlayacağınız.  Küçükken evimiz sobalıydı. Soba ile ilgili yapılabilecek ne varsa, elini yapıştırıp yakmak dahil 🙂 her türlü fanteziyi gerçekleştiren bir neslin üyesiyim, belki yeri değil ancak sormak istiyorum hanginiz yanan sobanın üstüne tükermedi ve izlemedi, mesela. 🙂 Neyse konumuza dönelim, resimleri ekleyelim, adım adım anlatalım.
Okumaya devam et Kestane kebap 🙂 kestane evde nasıl pişirilir?

Whey Protein Tozu ve Body Building veya Vücut Geliştirme

Merak ettiğim her konuya derinlemesine dalıyorum ta ki ondan elde edebileceğim doyurucu bilgiye sahip olana kadar, daha sonra burada paylaşmaya çalışıyorum “elimden geldiği kadar”, bugün ki konumuz whey proteini, bu proteinin temel kullanım yeri olan bodybuilding sporu. Eğer bodybuilding konusunda, günümüze kadar nasıl şekillendiği konusunda ayrıntılı bilgi almak istiyorsanız bunu benden beklemeyin ama size gayet başarılı ve yolunuzu açacak bir belgesel önermek isterim, ismi Pumping Iron ve başrollerinde Arnold S. ve Frank Colombo bulunmakta, Arnold’u tanıyoruz da F. Colombo kim diye soranlar için zaten birebir bir belgeseldir. Kısaca BodyBuilging sporunu 70’li yıllardan bu yana olan gelişimini kısaca anlatıyor diyebilirim ama sakın yanılmayın, bu sporun 70 öncesi de var ve eğer kendinize bir idol seçecekseniz 70 öncesi ve steroidlerin gündeme girmediği yerlerde arayın derim, ben öyle yaptım. Gelelim whey proteini neden kullanılıyor?
Okumaya devam et Whey Protein Tozu ve Body Building veya Vücut Geliştirme